Verdun Savaşı

Verdun Savaşı Hakkında Bilgiler

1916 yılında Fransızların ve Almanların amacı, birbirlerinin cephedeki insan gücüyle savaş gereçlerini yok etmeyi amaçlıyordu. Her iki taraf da bunu sağlamak için yıpratma saldırılarını aralıksız sürdürerek, ancak bu yoldan kesin sonuca varılacağını düşünüyordu. Fransa’da insan kaynakları iyiden iyiye azalmıştı. Bunu gören Alman Genelkurmay Başkanı General Erich von Falkenhayn, İngiliz Ordusu yardıma gelmeden önce Fransızlar karşısında başarı kazanabileceği varsayımı ile 21 Şubatta Verdun’da saldırıya geçti. Tarihlere geçen Verdun savaşında büyük kayıp veren Fransızların tüm savunma olanakları tükendi. Verdun kentini Almanlar ele geçirdi. Bunat karşılık Fransız Orduları Başkomutanı Mareşal Joseph Joffre, 1 Temmuzda Somme üzerine yürüdü. Bu savaş dört ay sürdü ve Almanlar Verdun’ daki güçlerini kullanamayınca, bir önceki başarıları savaşı etkilemedi.
Verdun’da Almanlara tutsak düşen Fransızlar arasında, özellikle İkinci Dünya Savaşı sırasında ve daha sonraki dönemde adından çok söz ettirecek olan Charles de Gaulle de vardı. O sırada teğmen rütbesiyle orduya katılan de Gaulle, savaş sırasında ağır yaralanmış, azıcık iyileşince kaçmaya kalkışmıştı. Ama bunu başaramadığı gibi, İn- golstadt Kalesi’ne kapatılmıştı. Savaş sonuna kadar Bavyera’daki bu kalede kalan Charles de Gaulle, 1924’de yayınlanan “Düşman Saflarında Çözülme” adlı ünlü yapıtını burada yazmıştı.
Romanya, 1917 yılında ingilizlerin yanında savaşa katıldı. Balkanlarda Bulgaristan’ın karşısında denge sağlamak üzere bu yeni güçten yararlanılmak isteniyordu. Bu düşünceyle, Romen Ordusu,
Rusları desteklemek için saldırıya geçti. Ne var ki, bu saldırıdan umulan sonuç alınamadı ve ağır bir başarısızlıkla sonuçlandı. Bulgar, Alman, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorluğu birleşik güçleri Romanya’yı teslim olmaya zorladılar. Romanya böylece savaş dışı kalırken, Almanlar ele geçirdikleri bu ülkenin petrol ve tahıl zenginliğinden önemli ölçüde kazanç elde ettiler. Bu gelişme ile İngiltere ve yandaşlarının Avrupa’daki üstünlüğü elden giderken, Almanlar güçlenme olanağını buldular.
Savaşın sürüp gitmesi, ekonomik sıkıntıları arttırıyordu. Tüm endüstri kuruluşları, savaş araç ve gereci üretimi için aralıksız çalışma zorundaydı. Ancak gerekli metallerin ve çoğunluğu askere alınan kişilerin yerini dolduracak iş gücünün bulunması en büyük sorun oluyordu. Bu nedenle Almanlar, ele geçirdikleri ülkelerin halkını fabrikalarda çalışmaya zorladılar, özellikle Belçika’da bu yeni uygulama, en geniş biçimde gerçekleştirildi. Çoğu yerde erkeklerin yanı sıra, kadınlar bile silahlı nöbetçilerin denetiminde zorla çalıştırılıyordu.
Aynı sıkıntılar içindeki İngiltere ve yandaşları da karşı önlemler alıyorlardı. Bir yandan Almanya’ya deniz ablukası uygulayarak dış ülkelerde savaş araç ve gereç üretimi için gerekli metallerin ulaşmasını engellemeye çalışıyorlar, ayrıca savaşa sürecekleri asker sayısını arttırıcı yollara başvuruyorlardı. Bu düşünceyle İngiltere’de zorunlu askerlik hizmeti genelleştirildi.
Bu arada, toprakları Alman egemenliği altına giren Sırplar, İngiltere ve yandaşlarının yardımı ile Korfu adasında ordularını yeniden kurdular. Bu yeni Sırp Ordusu, yurt dışına kaçmayı başaran asker ve subaylardan oluşuyordu. Gerekli donanımı tamamlandıktan sonra, Selanik Cephesi’nde toplanan birleşik güçlerin desteklenmesi için görevlendirildi.
Diğer cephelerde de ordular, birbirlerini yıpratmayı amaçlayan saldırılarını zaman zaman yineliyorlardı. Mayıs ayında Avusturya-Macaristan birlikleri, Fransız cephesindeki Trentino üzerine yürüdüler. Başlangıçta başarılı olan ve Fransızları oldukça güç durumda bırakan bu savaş, İtalyanların İsonzo’ya yönelttikleri karşı saldırı üzerine olumlu sonuç vermedi. General Brussilov komutasındaki Ruslar da yardıma gelince, Almanların fırsattan yararlanarak ilerlemeleri önlendi ve durdurulmaları sağlandı. Doğu Karpatlardaki Bukovina, Avusturya-Macaristan’dan geri alındı.
Balkan Cephesi’nde ise Fransızlar, Makedonya’da Bulgarlarla zorlu savaşlara giriştiler. Bulgarların bir saldırısını önleyen Fransız Ordusu, eylül ayında üstünlük sağlamayı başardı ve Manastır’ı ele geçirdi. Ama, Transilvanya’da Almanların ilerlemesini engelleyemedi.

Yorum yazın