Varşova Paktı Nedir

Varşova Paktı Nedir
Varşova Paktı, resmî adı varşova dostluk. İŞBİRLİĞİ VE KARŞILIKLI YARDIM ANTLAŞMASI. 14 Mayıs 1955’te imzalanan bir antlaşmayla SSÇB, Bulgaristan, Çekoslovakya, ADC, Macaristan, Polonya, Romanya ve Arnavutluk’un (1968’de çekildi) oluşturduğu ortak savunma örgütü. Otuz yıl içinde sona ermesi öngörülen antlaşmanın süresi

26 Nisan 1985’te 20 yıl daha uzatılmış, ama 1989’da Doğu Avrupa ülkelerindeki rejim değişikliklerinin ardından paktın geçerliliği büyük ölçüde ortadan kalkmıştır.

Mayıs 1955’te Batılı devletler arasında imzalanan ve AFC’nin Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı’na (NATO) katılmasının kararlaştırıldığı Paris Antlaşması Varşova Paktı’nın kurulmasının nedenini oluşturdu. Ama paktın kuruluşu, Sovyetler Birliği Komünist Partisi (KPSS) birinci sekreteri Nikita S. Kruşçev ile onun başbakanlığa getirdiği Nikolay A. Bulganin’in 1955 başlannda SSCB’nin Doğu Avrupa üzerindeki nüfuzunu güçlendirme amacıyla yürürlüğe koyduğu sistematik bir planın ilk adımıydı. Antlaşma, imzacı ülkeler arasında birleşik bir askeri komutanlık kurulmasını ve öteki devletlerin topraklannda SSCB ordu birliklerinin bulundurulmasını öngörüyordu. Antlaşmanın, bir Doğu-Batı ortak güvenlik paktının oluşması durumunda Varşova Pak-tı’nın son bulacağını öngören son maddesi SSCB’nin uluslararası diplomasi alanında pazarlık gücünü artırıcı bir işlev de gördü. Varşova Paktı ve özellikle müttefik devletlerin topraklarında Sovyet birliklerinin yerleşmesi, Polonya ve Macaristan’da 1956’da patlak veren ayaklanmalar sırasında, milliyetçi tepkilerin hedefi durumuna geldi. Ağustos 1968’de Çek yönetiminin özgürlüklerin önündeki engelleri kaldırmaya ve özellikle AFC gibi pakt dışı ülkelerle daha yakın ilişkiler kurmaya yönelmesi üzerine SSCB, yönetimi devirmek için Varşova Paktı birliklerinin Çekoslovakya’ya girmesi karannı antlaşmaya dayandırdı.

1985’te antlaşmanın süresinin 20 yıl daha uzatılmasından sonra SSCB’deki Mihail Gorbaçov yönetimi, önceki Leonid Brejnev yönetiminin sosyalist ülkeler arasındaki ilişkilerde geçerli saydığı “sınırlı hükümranlık” doktrinini terk etti. Sonraki yıllarda SSCB’nin önderliğinde Varşova Paktı’nın NATO’ya yönelik silahsızlanma önerileri iki blok arasındaki askeri karşıtlığın hızla yumuşamasına yol açtı. 1989’da Doğu Avrupa ülkelerinde çok partili parlamenter rejimlere geçilmesi Avrupa’nın iki karşıt bloklu yapısını siyasal bakımdan ortadan kaldırdı. Ekimde Varşova Paktı üyeleri birbirlerinin iç işlerine kanşmama kararını açıkladılar, aralıkta da 1968’deki Çekoslovakya işgalini kınadılar. Haziran 1990’da Macaristan’da ülkenin Varşova Paktı’ndan ayrılarak 10 yıl içinde tarafsız statüye geçmesini öngören yasa onaylandı. Eylülde, birleşme sürecinin sonuna yaklaşan iki Almanya ile II. Dünya Savaşı’nın galibi dört müttefik ülke arasında yapılan görüşmelerin sonuç belgesinde SSCB’nin birleşik Almanya’nın NATO üyesi olabileceğini kabul etmesinin ardından ADC Varşova Paktı’n-dan resmen ayrıldı; bu ülkedeki Sovyet birliklerininse 3-4 yıl içinde çekilmesi öngörüldü.

Yorum yazın