Vaner Planı Nedir

Vaner Planı Nedir

Vaner Planı, 1947 kalkınma planı olarak da bilinir, Türkiye’de 1948-52 döneminde Batı’yla bütünleşme temelinde tarım ağırlıklı bir katkıma sürecini başlatmayı amaçlayan iktisadi plan. Uygulamaya konulmamakla birlikte, devletçilikten liberal iktisat politikalarına yönelişin dönüm noktalarından biri olmuştur. Hazırlayıcı kurulun başkanı olan Kemal Süleyman Vaner dolayısıyla bu adla anılır.

Daha önce 1946’da hazırlanan beş yıllık plan sanayileşmeye öncelik veren bütünsel bir kalkınma öngörüyor ve devletin sanayileşmede öncülüğünü zorunlu sayıyordu. Ama II. Dünya Savaşı ertesinde ortaya çıkan yeni uluslararası dengede Türkiye’nin Batı kampında yer alması ve ülke içinde çok partili rejime geçiş. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) iktidarının da devletçi uygulamadan uzaklaşarak liberal politikalara yönelmesine yol açtı. Eylül 1946’da Cumhuriyet döneminin en büyük devalüasyonu yapıldı; 1946 planından ilk aşamada ağır sanayi projeleri ayıklandı, 1947 başında da plan bütünüyle uygulamadan kaldırıldı.

Bu kez liberal iktisatçıların hazırladığı Vaner Planı özel girişime ağırlık vererek açık pazar koşullarında Batı ekonomileriyle tarımsal uzmanlaşma temelinde bütünleşmeyi amaçlıyordu. Planın kendi tanımıyla, ekonomik kalkınmanın temeli tarımsal kalkınma olacaktı; bu da ulaşım şebekesinin tamamlanmasına, sulamayla ilgili büyük ve küçük ölçekli projelerin bitirilmesine ve enerji kaynaklarının geliştirilmesine bağlıydı. Türkiye’de kurulmuş ve kurulacak işleme sanayileri de tarımsal ürünlerin değerlendirilmesi temeline dayanacaktı. Planın 1948-52 dönemi için öngördüğü 3,7 milyar liralık yatırım harcamasının yüzde 20,6’sı doğrudan tarım işlerine, yüzde 43,7’si ulaştırmaya, yüzde 16’sı enerjiye, yüzde 14,1’i ise tarımsal ürünleri değerlendirmek için kurulacak sanayi tesislerine ayrılacaktı. Kalkınma amacıyla beş yıl içinde yaratılacak sermayelerin yüzde 94,4’ü tarımsal kalkınmayla doğrudan ya da dolaylı biçimde bağlantılıydı. Buna karşılık demir ve çelik fabrikalarının genel toplam içindeki payı yüzde 3,4, çimento saniyisinin payı yüzde

0,6, madenlerin payı yüzde 1,6’ydı.

Vaner Planı’nm önceki beş yıllık kalkınma planlanndan(*) ayrılan başlıca özelliklerinden biri, sektör planları düzeyini aşmaya çahşarak ekonominin makro büyüklükleriyle ilişki kurmasıydı. Hem global hem sektörel düzeyde milli gelir artış hızı hedeflerini belirten Vaner Planı, büyüme hızı kavramına yer veren ilk plandı. Ama sektör hedefleri daha önce kurulmuş bir makro modelden çıkarılmamış^ her sektör için genellikle varolan projelerin toplanmasından oluşan bağımsız hedefler seçilmişti. Bu projelerin gerektirdiği yatırımların dış ödemelerine ilişkin’ kestirimler, dış yardım programı için yapılan talebin hazırlanmasına temel oluşturdu. Vaner Plam’mn uygulamaya konulmamasına karşın CHP’nin Kasım 1947’de toplanan VII. Kurultayı ile Kasım 1948’de toplanan Türkiye İktisat Kongresi’nde bu planın öngördüğü politika tercihleri benimsendi.

Yorum yazın