Vaka-i Hayriye Nedir

Vaka-i Hayriye Nedir

Vaka-i Hayriye, Osmanlı Devleti’nde Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması (1826).

18. yüzyıl sonlaeında III. Selim’le (hd 1789-1807) başlayan Osmanlı ordusunu yeniden düzenleme girişimleri, engellemelere karşın II. Mahmud (hd 1808-39) tarafından da sürdürüldü. Sekban-ı Cedid(*) birliklerinin kuruluşunu (1808), yeniçerileri ocak yasalaeına göre disiplin altına almaya yönelik çabalar izledi. Bu çerçevede askerlik eğitimine katılmayanların ellerindeki “esa-me” belgelerinin geçersiz olacağı duyuruldu ve esameli gençlerin Sekban-ı Cedid ya da kalyoncu ocaklarında temel askerlik eğitimi almaları zorunluluğu getirildi. Ama Alemdar olayı’nın(*) araya girmesi ve yeni savaşlarla ayaklanmaların ortaya çıkması, öngörülen köklü düzenlemelerin bir süre ertelenmesine yol açtı.

Yeniçeri sorunu 1825’te yeniden ele alındı. Devlet ileri gelenleriyle bir dizi görüşme yapan II. Mahmud, Eşkinci Ocağı adı altında yeni bir ocak kurulmasını öngördü. Daha önce yeniçeri ağalığı yapmış olan Ağa Hüseyin Paşa’nın girişimiyle, Yeniçeri Oca-ğı’nm önde gelen subaylan Eşkinci Ocağı’ nin kurulmasını desteklediler. 25 Mayıs 1826’da Şeyhülislam Kadızade Mehmed Tahir Efendi’nin konağında Sadrazam Mehmed Selim Sim Paşa’nın başkanlığında bir “meşveret meclisi” toplandı. Toplantıdaki din bilginleri, askerin eğitim yapmasının kaçınılmaz olduğuna ilişkin fetva verdiler. İkinci bir toplantıda bütün vezirler, din bilginleri, ocak ağalan Eşkinci Ocağı’nı kurumlaştıran bir belge imzaladılar.

Yeniçerilerin yönetime karşı eylem hazır-hklanna başlaması üzerine Topçu, Humba-racı ve Lağımcı ocakları alarma geçirildi. Boğaz muhafızlan Ağa Hüseyin Paşa ve Darendeli İzzet Mehmed Paşa komutasında da 2-3 bin dolayında sekban askeri İstanbul’a getirildi. Yeniçerilerin ayaklanması 15 Haziran 1826’da başladı. Ayaklanmacılar Bâbıâli’yi ve Ağa Kapısı’m bastı. Padişah, devlet adamları ve komutanlar Topkapı Sarayı’nda toplandı ve sekban askerlerine toplann desteğinde ayaklanmayı bastırma buyruğu verildi. Yoğun top ateşiyle Etmey-danı’ndaki yeniçeri kışlası yıkıldı, yüzlerce yeniçeri öldürüldü. Kaçabilen yeniçeriler kentin uzak köşelerinde saklanmaya çalıştılar. Yönetimin yeniçeriler karşısındaki bu başansının ardından. Yeniçeri Ocağı’nın tümüyle kaldırılması ya da iyileştirilmesi tartışmalan başladı. Sonuçta ocağın kaldı-nlması kararlaştırıldı ve II. Mahmud bir ferman yayımlayarak Yeniçeri Ocağı’nın kaldırıldığını duyurdu. Bu ocağın yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye(*) adlı yeni bir ordu kuruldu. Yeniçeriliğe ilişkin unvanlar, rütbeler, adlar, lakaplar, simgeler, hatta ocağın manevi dayanağı olan Bektaşilik de yasaklandı. Yakalanan yeniçerilerden ve subaylarından, geçmişte suç işlemiş olanlar idam edildi ya da sürgüne gönderildi. Olaylarda 5-6 bin dolayında yeniçerinin öldürüldüğü tahmin edilmektedir.

Yorum yazın