Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası

Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası

(TİÇSF), Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet döneminde etkinlik gösteren siyasal parti. TİÇSF Mondros Mütarekesi’nden (30 Ekim 1918) sonra Temmuz 1919’da Damat Ferid Paşa hükümetine kuruluş başvurusu yapmış, ama Dahiliye Nezareti kuruluş bildirisindeki bazı maddeleri uygun bulmayarak bu başvuruyu geri çevirmişti. Ali Rıza Paşa hükümetinin kurulmasından sonra 12 Eylül 1919’da yapılan yeni başvuru da sürüncemede bırakıldı. Bunun üzerine partinin kurucuları 22 Eylül 1919’da TİÇSF’nin kurulduğunu ve faaliyete başladığını duyurdular. Parti ancak 17 Aralık 1919’da resmen kurulabildi.

TİÇSF’nin kuruculan arasında Mehmet Vehbi (Sandal), Vedat Nedim (Tör), Ethem Nejat. Mustafa Nermi. Mümtaz Fazlı (Taylan), Nurullah Esat (Sümer), Namık İsmail (Yeğenoğlu). Şefik Hüsnü (Deymer) bulunuyordu. Parti başkanlığına Namık İsmail. genel sekreterliğe ise Şefik Hüsnü getirildi.

TİÇSF’nin kurucularından bazıları daha önce Berlin’de Türkiye İşçi ve Çiftçi Fırka-sı’nı (TİÇF) kurmuş ve gene orada Kurtuluş adlı bir dergi yayımlamışlardı. Bu grubun İstanbul’a gelmesiyle TİÇSF, TİÇF’nin ardılı niteliğini kazandı.

Kurtuluş Savaşı döneminde etkili iki sosyalist partiden biri olan TİÇSF, öteki parti Türkiye Sosyalist Fırkası’ndan (TSF) farklı olarak daha aydın nitelikliydi ve merkezi Moskova’da olan Komintern’e (III. Enternasyonal) bağlıydı. TSF ise II. Enternasyo-nal’e bağlı olduğunu açıklamıştı. Kurtuluş dergisi TIÇSF’nin yayın organı olarak birkaç sayı İstanbul’da da yayımlandı.

TİÇSF, II. Meşrutiyet’in ilanından (1908) sonraki Osmanlı sosyalizminden farklı bir yol izlemeye çalıştı. “Kurtulup Grubu” olarak da tanınan TİÇSF kuruculan, Sovyet Devrimi’nden (1917) ve Almanya’daki Spartakistlerden etkilenmişlerdi. Bu nedenle Leninist ve Bolşevik bir çizgi izlediler.

TİÇSF’nin İstanbul’daki örgütlenme girişimleri etkisiz kalınca parti içinde bazı görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Parti kurucularından bir bölümü İstanbul’da kalarak çalışmaları burada sürdürmek gerektiğini belirtirken, bir başka kurucu grubu ise Anadolu’ya geçerek Kurtuluş Savaşı’na katılmaktan yana tavır aldı. Bu ayrılık bölünmeye neden oldu. İstanbul’da kalan grubun önderi Şefik Hüsnü’nün girişimleriyle TİÇSF bir süre sonra Türkiye Komünist Partisi (TKP) ile bütünleşti ve TKP’nin legal kanadı haline geldi. Ama İstanbul’un İtilaf Devletleri’nce fiilen işgalinden (16 Mart 1920) sonra partinin bu kentteki grubu çalışmalarını sürdüremedi.

1921’de TKP İstanbul’da yeniden faaliyete geçti ve legal yayın organı Aydınlık dergisini yayımlamaya başladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) saltanatı kaldırma kararının (1922) ardından parti TBMM’ye gönderdiği kutlama telgrafında kararı desteklediğini belirtti.

!. Dönem TBMM’nin kendini feshederek yeni seçimlere gidilmesine karar vermesi (1 Nisan 1923) üzerine TİÇSF de yeniden faaliyete geçti. Partinin geçici yönetimi bir bildiri yayımlayarak TBMM için yapılan seçimde 18 yaşını doldurmuş bütün erkek ve kadınların oy vermesini ve seçimin gizli oy ve nispi temsil esasına göre yapılmasını istedi. Partinin seçim için hazırladığı programda aşar vergisinin kaldırılması, gelir vergisi sistemine geçilmesi, dış ticaretin devletleştirilmesi, devletin ekonomiye daha çok karışması, işçi ve köylülerin serbestçe örgütlenmesi, sekiz saatlik işgününün uygulanması, ilköğretimin parasız ve zorunlu olması ve askerlik süresinin kısaltılması gibi talepler yer alıyordu.

1 Mayıs 1923’te dağıtılan 1 Mayıs İşçi Bayramı bildirisi nedeniyle TİÇSF’nin birçok yönetici ve üyesi tutuklandı. Tutukla-nanlar arasında Sadrettin Celal (Antel), Haşan Âli (Ediz), Şefik Hüsnü, Namık İsmail de vardı. Vatana ihanet suçundan yargılanan sanıklar yargılama sonunda aklandılar. Partinin ertesi yıl feshedilmesinden sonra partinin kurucuları Aydınlık ve Orak-Çekiç dergileriyle siyasal çalışmalarını sürdürmeye çalıştılar. Ama Takrir-i Sükûn Kanunu’yla bu iki yayın organı da kapatıldı (Mart 1925). Şefik Hüsnü Türkiye’den ayrılırken Türkiye’de kalan parti üyeleri siyasal çalışmalarını sürdürdüler. 1 Mayıs 1925’teki 1 Mayıs bildirisi dolayısıyla, Türkiye’de kalan grup da tutuklandı. Ankara İstiklal Mahkemesi’nd’e yargılanan sanıklardan Sadrettin Celal, Şevket Süreyya (Aydemir), Şefik Hüsnü, Haşan Ali ve Nâzım Hikmet ağır hapis cezalarına çarptırıldılar.

Yorum yazın