Türkiye İşçi Partisi Tarihçesi

Türkiye İşçi Partisi (TİP), 1961 ve 1975’te iki kez yasal olarak kurulan. 1981-88 arasında yasadışı kaldıktan sonra Türkiye Komünist Partisi’yle (TKP) birleşerek Türkiye Birleşik Komünist Partisi’ni (TBKP) oluşturan siyasal parti.

13 Şubat 1961 ‘de İstanbul İşçi Sendikaları Birliğine bağlı sendikacılara kurulan TİP’ in genel başkanlığına Avni Erakalın, ikinci başkanlığına Kemal Türkler getirildi. On beş ilde örgütlenmesini tamamlayamadığı için Ekim 1961 ‘deki genel seçimlere katılamadı. TİP kurucularının aydınların desteğini sağlayabilmek için parti genel başkanlığını önerdikleri Mehmet Ali Aybar 9 Şubat 1962’de bu göreve getirildi. Aybar’la birlikte Türkiye solunun çeşitli geleneklerinden çok sayıda aydın TİP’e girdi; 1960’ta kurulan Türkiye Sosyalist Partisi de (TSP) 12 Mayıs 1962’de partiye katıldı. Türk-İş yönetiminin başlattığı “Çalışanlar Partisi” kurma hazırlıkları durduruldu.

Şubat 1963’te bağımsız senatör Niyazi Ağırnaslinm TİP’e girmesiyle parti Anayasa Mahkemesinde dava açma hakkını kazandı. Yalnızca Mart 1963’te TİP çeşitli yasa ya da yasa maddelerinin iptali için 78 dava açtı. Kasım 1963’te dokuz ilde katıldığı yerel seçimlerde 36 bin oy aldı. 9-10 Şubat 1964’te İzmir’de toplanan I. Büyük Kon-gre’de parti programı kabul edildi. Partinin amaçlarını tanımlarken “sosyalizm” terimine yer vermeyen program “kapitalist olmayan kalkınma yolu” çerçevesinde demokratik nitelikte reformlar öngörüyor, bağımsız bir dış politika uygulanmasını savunuyor, partiyi “Türkiye işçi sınıfının ve onun öncülüğü etrafında toplanmış, emeğiyle yaşayan bütün yurttaşların kanun yolundan iktidara yürüyen siyasi teşkilatı” olarak tanımlıyordu. Tüzüğün, bütün organların en az yarısının işçilerden oluşması yönündeki 53. maddesine karşı çıkan bazı aydınlar kongreden sonra TİP’ten ayrıldı ya da çıkarıldı.

TİP Ekim 1965’te milli bakiye sisteminin uygulandığı genel seçimlerde 276 bin oyla (yüzde 2,9) 15 milletvekili çıkardı. Mayıs 1966’daki senato yenileme seçimlerinde ise yüzde 3,9 oranında oyla ancak bir senatörlük elde edebildi. 20-24 Kasım 1966’da Malatya’da toplanan II. Büyük Kongre’den sonra, Yön dergisiyle birlikte işçi sınıfının öncülüğü ilkesine karşı çıkan bir grup partiden uzaklaştırıldı. Ama bu grubun görüşlerinin geliştirilmesiyle biçimlenen “Milli Demokratik Devrim” (MDD) tezine dayalı bir muhalefet daha sonra TİP içinde güç kazanacaktı. Şubat 1967’de TİP kurucusu bazı sendikacılar Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonumu (DİSK) kurdu. Haziran 1968’de 28 ildeki seçimlerde TİP 220 bin oy alarak bu illerdeki oy oranını yüzde 3.3’ten yüzde 5,2’ye yükseltti.
1968’de Varşova Paktı birliklerinin Çekoslovakya’yı işgal etmesinin ardından orto-doks kuram ve uygulamayı gitgide daha vurgulu biçimde yadsıyan Aybar’a karşı parti yönetiminde Behice Boran ve Sadun Aren’in çevresinde gelişen muhalefet, 9-12 Kasım 1968’de toplanan III. Büyük Kon-gre’de azınlıkta kaldı. Aralıkta toplanan olağanüstü kongrede de Boran ekibi azınlıkta kalmakla birlikte merkez organlarında gücünü artırdı. Aynı dönemde öğrenci gençlikteki radikalleşme TİP’in bu kesim üzerindeki etkinliğinin zayıflamasına yol açtı. TİP’li genç kadroların önemli bir bölümü, parti yönetimini “revizyonist-parlamenta-rist” sayan MDD muhalefetine katıldı. Boran ve Aren’in çevresinde de “Sosyalist Devrim” tezini temel alan bir kanat oluştu. Ekim 1969 genel seçimlerinde TİP ancak 239 bin oy (yüzde 2,7) alabildi ve iki milletvekili çıkardı. 16 Kasım’da Aybar genel başkanlıktan istifa etti; onun yerine getirilen Mehmet Ali Arslan’ın da aralıkta istifa etmesi üzerine Şaban Yıldız genel başkan oldu. Bundan sonra parti yönetimiyle MDD muhalefeti arasındaki mücadele sertleşti. 29-31 Ekim 1970’te Ankara’da toplanan IV. Büyük Kongre Boran kanadının üstünlüğüyle sonuçlandı. Boran genel başkanlığa getirildi. Kongre kararlarıyla ortodoks Marksist ilkelerden esinlenmiş bir parti yapısının oluşturulması öngörüldü.

12 Mart Müdahalesi’nden sonra 26 Ma-yıs’ta Boran ve parti yönetiminin çoğunluğu tutuklandı. 20 Temmuz’da Anayasa Mahkemesi, son kongrede “Türkiye’nin doğusunda Kürt halkının yaşadığı” yönünde alınan karar dolayısıyla TİP’in kapatılmasına karar verdi. Sıkıyönetim mahkemesinde yargılanan TİP yöneticileri 12,5-15 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Parti yönetiminin tutuklanmalardan önce aldığı kararla Haziran 1971’de sıkıyönetim yasası aleyhine Anayasa Mahkemesi’nde açılan dava 1972’de karara bağlandı ve yasanın bazı maddeleri iptal edildi. Hükümlü TİP yöneticileri 1974’te çıkarılan af yasasından yararlanarak serbest bırakıldılar. Partinin son kongrede benimsediği çizgiyi sürdürerek, bıraktığı boşluğu doldurmak amacıyla 30 Nisan 1975’te İstanbul’da yeniden kurulan TİP’in genel başkanlığına Boran, genel sekreterliğine Nihat Sargın getirildi. Bu dönemde TIP ortodoks kurama bağlılığını vurgulamaya özen gösterdi. Partinin resmî organları olarak Şubat 1976’da on beş günlük Çark Başak, Ocak 1977’de aylık Yurt ve Dünya yayımlanmaya başladı. Partinin 26-28 Şubat 1977’de toplanan I. Büyük Kongre’sinin kararlarında TKP’nin yasal olarak kurulabilmesi talep edildi, Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) güç ve işbirliği çağrısında bulunuldu. 24-26 Şubat 1979’da İstanbul’da toplanan II. Büyük Kongre kararlarında da partinin “bilimsel sosyalizme ve proleter enternasyonalizmine” bağlılığı tanımlanırken “dünya üzerinde var olan sosyalizmin mevzilerini savunma” zorunluluğu vurgulandı.

1974’ten sonra hem birden çok yasal partinin, hem de yurtiçinde örgütlenmeye hız veren TKP’nin yöneldiği Marksist solu kendi çatısı altında tekleştirme savında olan TİP bu amacını gerçekleştiremedi. Ekim 1975’teki senato seçimlerine katılmadığı için CHP adaylarını destekledi. Haziran 1977’deki genel seçimlere tek sosyalist parti olarak 15 ilde katıldı, ama ancak 21 bin oy (yüzde 0,1) alabildi. Aralık 1977’de 32 ilin çeşitli ilçelerinde katıldığı yerel seçimlerde

il genel meclisleri için kullanılan oylann 65 binini (yüzde 0,5) aldı.

Partinin kitleselleşememesi ve Marksist soldaki rekabet, öteki sol güçlere karşı tutum konusunda 1978’de parti içinde ilk ayrılıkların belirginleşmesine, bazı ihraç ve kopmalara yol açtı. Ekim 1979’da senato seçimlerinde yaklaşık 34 bin oy (yüzde 0,7) alan TİP seçime katılan öteki sosyalist partilerin, bazı yerlerde de bağımsız sosyalist adayların gerisinde kaldı. Bunun ardından Marksist soldaki partiler arasında birleşmeyi ve bir demokrasi cephesinin kurulmasını öngören bir politika benimsenmesine karşın, bu doğrultuda gelişme sağlanamadı. Yönetimdeki görüş ayrılıkları nedeniyle erkene alınan III. Büyük Kongre toplanamadan 12 Eylül 1980 müdahalesiyle TIP’in de etkinlikleri durduruldu. Boran ve Sargınla birlikte bazı TİP yöneticileri yurt-dışına çıktı.

Ekim 1981’de öteki partilerle birlikte kapatılan TİP’in yöneticileri hakkında sıkıyönetim mahkemelerinde dava açıldı, yüz kadar yönetici ve üye 5-12 yıl arasında hapis cezalanna çarptınldı; Boran yurttaşlıktan çıkarıldı. Parti yönetimi kapatma kararını tanımayarak partinin yasadışı koşullarda etkinliğini sürdürdüğünü açıkladı; yurtdı-şında öteki Marksist partilerle güçbirliği ve birleşme çalışmalan yaptı. Boran ve TKP Genel Sekreteri Haydar Kutlu (Nabi Yağa) 7 Ekim 1987’de Brüksel’de iki partinin TBKP adıyla birleşme karannı açıkladılar. Boran 10 Ekim’de Brüksel’de öldü. Sargın ve Kutlu 16 Kasım’da TBKP’yi yasal olarak kurmak üzere Türkiye’ye döndükten sonra tutuklandılar. Ekim 1988’de TİP ve TKP’nin son kongrelerinin toplanarak iki partinin birleşmesinin tamamlandığı açıklandı. 1981’de açılan davalar dolayısıyla ağır ceza mahkemelerinde yargılanan bazı TİP yöneticileri 1990’da beraat etti.

Etiketler:

Yorum yazın