Tito’nun Sovyet Bloku’ndan Kopuşu

Tito’nun Sovyet Bloku’ndan Kopuşu

Yunanistan’da iç savaş sürüp gidiyordu. Çaldaris hükümetinin Adalet Bakanı Ladas öldürülmüştü. Komünist gerillalar köyleri yakıp yıkıyor, sivil halka işkence ediyorlardı. Hükümetin karşılığı da acımasız bir misilleme oluyordu. Amerikalı General Van Fleet komutasında bir ordu Haziran’da Grammos dağlarında büyük bir hareket başlattı. Bir Birleşmiş Milletler Komisyonu durumu yerinde incelemek üzere Yunanistan gitti. Rusya ve Polonya bu komisyona katılmayı reddetti. Arnavutluk, Yugoslavya ve Bulgaristan ise heyete sınırlarından geçme izni vermedi. Bu tutum, komünist Balkan ülkelerinin Yunan komünistlerine fiilen yardım ettiğini ispatlıyordu. Yunanlı gerillaların küçük Yunan çocuklarını Sovyet Bloku ülkelerine kaçırması (on binden fazla çocuk kaçırılmıştı). Milletlerarası bir anlaşmazlık konusu oldu.

Birleşmiş Milletler heyeti bu konuda hiçbir olumlu sonuç alamayacaktı.
Ne var ki, Balkanlar’da komünist cephe bir noktada çatlamış görünüyordu. Ocak 1948’de Stalin, Tito’yu Moskova’ya çağırmıştı. Tito-kendi yerine iki temsilcisini gönderdi. Yugoslav temsilciler Stalin ve Molotov ile gergin birhava içinde görüştüler. Görüşme konusu Yugoslavya-Arnavutluk ilişkileriydi. ‘Tito Arnavutluk’a, askeri ve iktisadi yardım teklif ediyordu. Stalin ise kendi onayı olmadan yapılan bu teklifi hoş karşılamamıştı. Bulgar Başbakanı Dimitrov aynı günlerde Moskova’ya geldi. Tito ve Dimitrov, Bulgaristan, Yugoslavya, Arnavutluk ve Markos’un iktidarı ele geçirmesi halinde Yunanistan’ın katılacağı bir Balkan Federasyonu projesi hazırlamışlardı. Stalin bu proje karşısında korkunç bir tepki gösterdi. Heyet üyelerine en ağır suçlamalarla hakaret etti.
Tito, günün birinde Rusya’dan kopmanın kaçınılmaz olduğunu biliyordu ve ön tedbirleri almıştı. Tarafsız ülkelerle ticaret ilişkisi kurmuş, Marshall Planı’na katılmış, Rusya’nın müdahalesine yol açabilecek bir sorun yaratmamak için Trieste üzerindeki iddiasında ısrar etmemiş, Yugoslavya’yı Kızılordu’nun değil Yugoslavların kurtardığını her fırsatta tekrarlamıştı. “Dostumuz Rusya’ya sevgimiz büyüktür, ama önce kendi vatanımızı severiz!” diyordu.
Kominform üyeleri, 27 Mart 1948’de, Komünist Parti’nin emriyle Tito’yu, Sovyetler Birliği, Kızılordu ve Sovyetler Komünist Partisi’ni tahkir etmekle suçladılar. Stalin, üç ay süren yoğun suçlama propagandası ile Yugoslav komünistlerim Tito’ya karşı ayaklandırmayı ummuştu. Ne var ki
Tito güçlü bir otorite kurmuş, Stalinci komünistleri yönetimden uzaklaştırmıştı. Kominform toplantısına gitmeyi reddetti. 28 Haziran’da Kominform, uzun bir bildiri ile Tito’yu, “komünist blokun düşmanı” olarak mahkûm etti. Savaş sonundan beri Doğu Avrupa’da oluşan komünist blokta tehlikeli bir çatlak meydana gelmişti.

Yorum yazın