Tapınak Nedir

Tapınak Nedir

tapınak, içinde tapınmak amacıyla inşa edilmiş yapı. İslamda tapınma mekânlarına mescit ya da cami, Hıristiyan dünyasının büyük bölümünde kilise adı verilir; öbür dünya dinlerinin hemen hemen tümündeyse tapınak terimi kullanılır. Yunancada toplanma yeri anlamına gelen sözcükten türetilmiş olan sinagog terimi çoğu zaman Yahudilikteki tapınakla eşanlamlıdır. Mormonlar-da tapınaklar tapınma mekânları değil, yaşayanlar için ve ölüler adına kutsal ayinlerin yapıldığı yerlerdir.

Tapınaklar her dönemde toplum açısından büyük önem taşıdığı için, tapınak mimarlığı çoğu zaman bir kültürün gerek tasarım, gerekse uygulama yönünden sanatta ulaştığı en üst düzeyi yansıtmış, ama ayin düzenlerinin değişikliği nedeniyle de bir dinden başka dine büyük farklılıklar gösteregel-miştir. Mezopotamya kültürünün incelikle tasarlanmış ve bezenmiş zigguratlarınm basamaklı biçimi, bunların yalnızca tanrıların barınağı sayıldığının ve özel rahiplerden başkasına açık olmadığının simgesi gibiydi. Eski Mısır’da tanrılara adanmış tapınaklar var olmakla birlikte, dinin temeli ruhların ölümden sonra yaşaması üzerine kurulu olduğu için, mezar piramitleri en kutsal yerler sayılmıştı.

Eski Yunan dininin odak noktasını çeşitli tanrılar oluşturuyordu. Klasik Yunan tapınak mimarlığı bu özelliği vurgulayan yapılar yarattı. Tanrı heykeli, sağır duvarlarla çevrili bir iç odada (cella) durur, tapınağın dışında (genellikle doğu ucunda), çoğu zaman üstü örtülü bir sunak bulunurdu. Eski Yunan tapınaklarının çoğu mermerden ya da başka taşlardan inşa edilir, zengin kabartmalarla bezenir, çeşitli renklerle boyanırdı. Genellikle basamaklı bir subasman (stilobat) üstünde yükselen tapınağın çevresini çeşitli üsluplardan birine göre düzenlenmiş (bak. düzen) sütunlar sarar, bunlar yapıyı örten beşik çatıyı taşırdı. Yunan tapınaklarının gerek biçimi, gerekse bezenmesi, başta Eski Roma olmak üzere daha sonraki Batı mimarlıkları üzerinde büyük etki yaptı.

İÖ 3. ve 2. yüzyıllarda Roma tapınaklarında Yunan bezeme üslubu kullanılıyordu, ama sunak yapının içine alınmıştı. Bu tapmaklar büyük forumların merkezi olacak gibi yapılıyordu. Çeşitli üsluplardaki sütunlar bir süre sonra yapının duvarlarına bitişti; dikdörtgen planlı olanların yanı sıra daire planlı tapmaklar da yapılmaya başladı. Daha sonraki dönemlerde gerek Doğu’da (Bizans), gerekse Batı’da kilise mimarlığı bu temeller üzerinde gelişti.

Doğu ve Ortadoğu’da da tapınak mimarlığı dinin yapısını yansıtır. Örneğin Hindistan’daki Caynacı tapınakları, yer üstünde olsun, yeraltında mağaralar içinde olsun, çileci anlayışa uygun, manastır benzeri basit yapılardır. Hindistan’daki daha başka mimarlıkların tapınakları da, planlarının basitliği ve cephe bezemelerinin zenginliği gibi ortak yanlarına karşın, değişik ayin gereklerine göre farklılıklar gösterir. Değişik yöresel üsluplardaki Hindu tapınaklarının hepsi de kule biçiminde yükselen bir kutsal mekânla, duvarları ince ince işlenmiş sütunlu bir salondan oluşur. Budacı tapınaklar da, girişleri zengin kabartmalarla bezeli, kayalara yarı gömülü kutaklardan, gene kayalara oyulmuş tek kule ya da heykellere kadar çeşitlilik gösterir. İslam dininin camileri genellikle büyük bir revaklı avluya bakan, kubbeyle örtülü yapılardır. Yöreye ve üsluba göre değişmek üzere dış cepheleri ve iç duvarları çok zengin desenli, renkli çinilerle bezeli olur.

Çin’de ve daha sonra Japonya’daki Budacı tapınaklar genellikle, tapınma için kullanılan bir iç avlu çevresinde inşa edilmiş, zengin oymalı, boyalı ya da tuğla kaplamalı, tek katlı birer yapı niteliğindedir. Bazen tapınak olarak da yapılan pagodalar, küçük bir kutsal oda üstünde yükselen, canlı renklerde boyanmış, saçakları dışa taşan üst üste katlardan oluşur. Buna karşılık, Japonya’daki Şinto tapınakları o derece basit ve yalındır ki, neredeyse kulübe olarak tanımlanabilirler.

Amerika kıtasındaki İnka ve Maya tapınakları. cepheleri kabartmalarla kaplı taş yapılardır. Teknolojik olanaklar ve dinsel inançlar nedeniyle bunlar, genel olarak basamaklı piramitler biçiminde yapılmıştır; kutsal mekânları en üstte yer alır. Meksika’da Yucatân Yarımadasındaki Maya kenti Chichen Itzâ’nın kalıntıları arasında bu tür Kolomb öncesi tapınak mimarlığının çok güzel örnekleri de bulunmaktadır.

Yorum yazın