Sykes-Picot Anlaşması

Sykes-Picot Anlaşması
Sykes-Picot Anlaşması, I. Dünya Savaşı sırasında, Rusya’nın onayıyla İngiltere ile Fransa arasında yapılan ve Osmanlı Devle-ti’nin paylaşılmasını öngören gizli anlaşma (9 Mayıs 1916).

Osmanlı Devleti’niıı Balkan Savaşları (1912-13) sırasında içine düştüğü durumdan yararlanmak isteyen İngiltere ve Fransa, 1912’de bu ülkenin topraklarındaki nüfuz alanlarını belirleyen ve Suriye ile Güneydoğu Anadolu’nun büyük bölümünü Fransa’ ya bırakan bir anlaşma yaptılar. 4 Mart ve 10 Nisan 1915’te de İngiltere, Fransa ve Rusya arasında yapılan bir gizli anlaşmayla Doğu Trakya, İstanbul, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı Rusya’ya bırakıldı. 26 Nisan 1915’te imzalanan ve İtalya’nın da taraf olduğu Londra Antlaşması’nda ise Antalya ye çevresi ile bütün Güneybatı Anadolu İtalya’nın nüfuz alanı sayıldı. 1915 sonlarında, Arabistan Yarımadasını ele geçirerek Hindistan yolunu güvenlik altına almak isteyen İngiltere, Mekke şerifi Hüseyin bin Ali ile bir anlaşma imzaladı. Buna göre İngiltere, Mekke şerifi Hüseyin’in Osmanlı Devleti ne karşı girişeceği ayaklanmayı destekleyecek, böylece Filistin ve Irak dışında kalan Arabistan Yarımadası toprakları üzerinde İngiliz denetiminde bir Arap devleti kurulacaktı. Fransa, daha önce kendisine vaat edilen toprakları yitirmesi anlamını taşıyan bu anlaşmayı bir süre sonra öğrendi ve İngiltere’ye baskıda bulunarak yeni bir anlaşma imzalanmasını istedi. Adını İngiliz görüşmeci Sir Mark Sykes ile Fransız görüşmeci Georges Picot’dan alan Sykes-Picot Anlaşması bu gelişmelerin sonucunda doğdu.

Anlaşmaya göre, 1) Rusya’nın payına Erzurum, Trabzon, Van ve Bitlis vilayetleri ile Güneydoğu Anadolu’daki bazı topraklar, 2) Fransa’nın payına Lübnan ve Suriye kıyısıyla Adana, Doğu Akdeniz bölgesi (Kilikya), Antep, Urfa, Mardin, Diyarbakır ve Musul, 3) İngiltere’nin payına Bağdat dahil Güney Mezopotamya ile Hayfa ve Akka limanları düşecek, 4) Fransa ile İngiltere’ye bırakılan topraklar arasında bir Arap devletleri konfederasyonu ya da Fransız ve İngiliz nüfuz alanlarına bölünmüş tek bir bağımsız Arap devleti kurulacak, 5) İskenderun serbest liman olacak ve 6) Filistin’de, buradaki kutsal yerler nedeniyle uluslararası bir rejim oluşturulacaktı. Bu gizli anlaşma İngilizlerin Mekke şerifi Hüseyin bin Ali’ye verdikleri sözlerle çelişiyordu. Hüseyin, Araplara Osmanlı Devleti’nin dağılmasında daha önemli bir pay verileceği izlenimiyle OsmanlIlara karşı ayaklanmıştı. İtalya ise anlaşma konusunda, Almanya’ya savaş açtıktan sonra Ağustos 1916’da bilgilendirildi, ama İngiltere ve Fransa Nisan 1917’de yapılan Saint-Jean-de-Maurienne Anlaşması ile Güney ve Güneybatı Anadolu’yu İtalya’ya vermeyi taahhüt ettiler. Sovyet Devrimi’nin ardından kurulan hükümet savaştan çekilerek Sykes-Picot Anlaşması ile benzeri gizli paylaşım anlaşmalarını yayımladı ve bunların Rusya’yı ilgilendiren bölümlerini geçersiz ilan etti (1917). Bununla birlikte öbür İtilaf devletleri arasında, Mondros Mütarekesi’nin (30 Ekim 1918) imzalanmasından sonra, Anadolu’nun işgalinde önceliği ele geçirme yarışı başladı. Musul’I un Sykes-Picot Anlaşması’yla Fransa’nın denetimine bırakılmasından hoşnut olmayan İngiltere, bir oldubitti yaratmak ve Fransa’yı buradaki isteklerinden vazgeçirmek amacıyla 1 Kasım 1918’de Musul’a girdi. İngiliz birliklerinin harekâtı sürdürerek Güneydoğu Anadolu’ya yönelmesi ve Kilis ile Antep’i işgal etmesinden sonra Sykes-Picot Anlaşması geçerliliğini bütünüyle yitirdi. Ayrıca, Osmanlı Devleti’nin Mondros Mütarekesi’yle askeri bakımdan çökertilişinin ardından yükselen ulusal hareketin siyasal ve askeri başarıları, Türkiye ile ilgili bütün gizli ve açık paylaşım projelerini geçersiz kıldı.

Yorum yazın