Sürsat Vergisi Nedir

Sürsat Vergisi Nedir

sürsat, tekâlİf-İ harbİye olarak da bilinir, Osmanlı Devleti’nde, savaş zamanlarında yükümlülerin bedeli karşılığında orduya sağladıkları, cinsi, kalitesi ve miktarı belirli zahire. “Götür ve sat” anlamına gelen “sür-sat” deyişinden türemiştir. Nüzul(*) ile birlikte ordunun yem ve yiyecek sıkıntısı çekmemesini sağlamış, Tanzimat’la maliye ve vergilendirme yenilikleri getirilirken kaldırılmıştır.

Osmanlı ordusunun sefer güzergâhı çevresinde yaşayan halk sürsat yükümlüsüydü. Öteki şer’i ve örfi yükümlülükleri bu nedenle düşük tutulan sürsat yükümlüleri, Mev-kufat Kalemi defterlerindeki kayıtlara göre belirli erzak ve ikmal maddelerini sürsat noktalarında zamanında hazır bulundurmak zorundaydı. Bu uygulama ordunun gereksinimlerinin karşılanması açısından pratik bir çözümdü, ama güzergâh halkı için çeşitli güçlükler taşıyordu. Seferin önemine göre ordu mevcudu değiştiğinden, yükümlülük bazen altından kalkılamayacak boyutlara varıyor ve bölgede kıtlığa yol açıyordu. Ayrıca sürsat bedellerinin peşin ödenmemesi köylüyü sarsıyordu. Kanunnameler sürsat bedelinin yarısının peşin, yarısının kısa vadelerle ödenmesini hükme bağlamışken, genellikle buna uyulmuyor ve köylüye verilen senetlerin bedelleri yıllarca ödenmiyordu.

Ordunun sefere çıkmasından önce gönderilen sürsat memurları, defter kayıtlarına göre sürsat yükümlülerinden canlı hayvan, arpa, yulaf ve benzerini teslim alır, karşılığında senet verirlerdi. Eflâk ve Boğdan voyvodalarının ödemekle yükümlü oldukları vergiler de savaş zamanlarında hâzineye alınmayarak sürsat kapsamında orduya bırakılırdı. Sürsat sisteminin devlet açısından en çok aksayan yanıysa, istenen tür, miktar ve zamanlamaya göre teslimlerin gerçekleş-memesiydi.

Yorum yazın