Şehzade Nedir

Şehzade Nedir

şehzade, Osmanlı padişahlarının erkek çocuklarına verilen unvan. Babası şehzade, büyükbabası padişah olanlara da bu unvan verilirdi. Farsça hükümdar anlamındaki “şah” ile oğul anlamındaki “zade” sözcüklerinden oluşmuştur. İlk dönemlerde bu unvan yerine çelebi(*) kullanılmıştır. Şehzadeler özel hocalar ve lalalar)*) tarafından eğitilir, Kuran, hat, okuma ve yazma yanında ata binmeyi ve ok atmayı da öğrenirlerdi. Belli bir yaşa geldiklerinde, “şehzade alayı” denen bir törenle şehzade sancaklarına (Amasya, Kütahya, Manisa, Karaman, Kefe, Trabzon) sancakbeyi olarak atanırlardı. Bu görevleri sırasında da devlet yönetimini öğrenmeye yönelik eğitimleri sürerdi. Bazı şehzadeler babalarına ve kardeşlerine karşı askeri, siyasal girişimlerde bulunarak Osmanlı tahtını elde etmeye çalıştığı için II. Mehmed (hd 1451-81) Fatih Kanunnamesi’yle, tahta çıkan şehzadenin ülke ve devlet düzeni için kardeşlerini öldürtmesini meşru kıldı.

17. yüzyıl başında şehzadelerin sancaklara gönderilmesi uygulaması terk edildi. Ayrıca ölen padişahın yerine mutlaka oğlunun geçmesi kuralı yerine, Osmanlı soyundan gelen ve babası padişah olan en yaşlı ve en uygun şehzadenin tahta geçmesi kuralı benimsendi. Bu durum şehzadeler arasında çok keskin bir çekişme başlattı. Pek çok şehzade Topkapı Sarayı’nın harem bölümünde, “şimşirlik” ya da “kafes” denen özel bir bölmede çok sıkı ve elverişsiz koşullarda yıllarca göz hapsinde tutuldu. Her an öldürülme korkusu içinde geçen bu göz hapsi, şehzadelerin eğitimden, genel kültürden uzak kalması sonucunu da doğurdu.

Tanzimat’ın ilanından (1839) sonra şehzadelerin kendi köşklerinde, saray dairelerinde aileleriyle birlikte yaşamalarına, sıkı gözetim altında gezebilmelerine izin verildi. Küçük şehzadeler saraydaki özel şehzade-gân mektebinde, askeri okullarda ve Mekteb-i Sultani’de (sonradan Galatasaray Lisesi) öğrenim görmeye başladı. Ayrıca Batılı prensler gibi resim ve müzikle uğraşmaları, törenlere katılmaları, devlet protokolünde saygın bir yer edinmeleri sağlandı. II. Meşrutiyet döneminde bazı şehzadeler siyasal ve askeri konularda etkili bir konum kazandı. Subay rütbesiyle orduya katılanlar da oldu.

Yorum yazın