Şehzade Külliyesi

Şehzade Külliyesi, İstanbul’da Şehzadebaşı semtinde, I. Süleyman’ın (Kanuni) genç yaşta ölen oğlu Şehzade Mehmed’in anısına yaptırdığı cami, türbe, medrese, kervansaray, imaret ve sıbyan mektebinden oluşan külliye. Mimar Sinan tarafından yapılmış, 1548’de tamamlanmıştır.

Külliyenin ana yapısı olan cami kare (38 m x 38 m) planlıdır. Bu karenin ortası büyük bir kubbeyle örtülmüş, kubbe dört yandan,

aynı çapta dört yarım kubbeyle desteklenmiştir. Yarım kubbelerin arasında, köşelerde kalan boşluklar da birer küçük kubbeyle doldurularak kare tamamlanmıştır. Böylece ortaya çıkan merkezî plan şeması Osmanlı mimarlığının Klasik Döneminde ilk kez büyük bir camide, anıtsal ölçülerde kullanılmıştır. Merkezî kubbe dört filayağı tarafından taşınır. Bunlar dışarıda, kubbeyi dört yandan çeviren birer ağırlık kulesi halinde devam eder. Gerek ağırlık kulelerinin tepesini örten, gerekse yapı kütlesinin dört köşesinde yer alan kubbeler dilimlidir.

Camiyle aynı büyüklükte bir kare oluşturan şadırvan avlusu içten 16 kubbeli bir revakla çevrilidir. Bu revakın caminin kuzey duvarı boyunca uzanan kolu, son cemaat yerini oluşturur. Son cemaat yerinin iki ucunda, caminin kuzeydoğu ve kuzeybatı köşelerinde ikişer şerefeli minareler yer alır. Bunlar pabuç bölümünden ilk şerefe altına kadar, Anadolu Selçuklu taş işçiliğinin izlerini taşıyan zarif taş kabartmalarla bezelidir. Avlunun ortasındaki şadırvan IV. Murad döneminde yapılmıştır.

Külliyenin öbür yapıları caminin doğusunda, kıble eksenine koşut bir eksen üzerinde, kuzeyden güneye doğru sıralanmıştır. En kuzeyde yer alan medrese, bir uzun kenarıyla cami dış avlusunun duvarına bitişen, dikdörtgen avlulu bir yapıdır. Avluyu dört yandan revaklar çevirir. Revakların arkasında üç yanda (kuzey, doğu ve güney) medrese hücreleri yer alır. Dışa doğru taşan, tek kubbeli dershane, güneydeki hücrelerin ortasına yerleştirilmiştir. Medresede bugün Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı bir öğrenci yurdu vardır.

Biraz daha ileride, “L” planlı kervansaray bulunur. “L”nin güneydeki kısa kolu yan-yana iki sıra halindeki sekiz kubbeyle örtülü ahır bölümüdür ve güneydeki ayrı bir avluya açılır. “L”nin caminin dış avlu duvarı boyunca uzanan uzun kolunda ise yolcular için düşünülmüş tabhane yer alır. Burası eş planlı iki bölümden oluşur. Her bölümün ortasında büyük bir kubbeyle örtülü bir hol, holün iki yanında da, gene kubbeyle örtülü ikişer küçük oda vardır. Kervansaray bugün, hemen gerisindeki Vefa Lisesi tarafından laboratuvar olarak kullanılmaktadır.

Külliyenin imareti aynı eksenin en güney ucuna, ama öbür yapıların tersine, doğu-batı doğrultusunda yerleştirilmiştir. Cami dış avlusuyla imaretin arasından da bir sokak geçer. Simetrik planlı imaretin ortasında revaksız bir avlu, iki yanında ise kapalı hacimler yer alır. Bunlar iki sıra üzerinde düzenlenmiş altışar kubbeyle örtülüdür. Batıdakinin içinde kilerler ve küçük mutfak, doğudakinin içinde ise yemekhane ye büyük mutfak vardır. İmarette bugün İstanbul Üniversitesi’ne bağlı bir basımevi bulunmaktadır. Tek kubbeli bir yapı olan sıbyan mektebi imaretin hemen batısında, gene sokak üzerindedir.

Caminin güneyindeki hazirede bulunan Şehzade Mehmed Türbesi, külliyenin ilk tamamlanan (1543/44) yapısıdır. Sekizgen planlı türbe, camininkilerle bir bütünlük oluşturan dilimli bir kubbeyle örtülüdür. Her yüzünde altlı üstlü ikişer pencere bulunur. Batıya bakan girişi bir saçakla vurgulanmış, kapısının iki yanı çini panolarla kaplanmıştır. Türbenin içinde de duvarlar kubbe eteğine kadar çinilerle kaplıdır. Gene Sinan’ın yaptığı, haziredeki ikinci türbe, sekizgen planlı ama daha küçük boyutlu Rüstem Paşa Türbesi’dir (1560/61).

Yorum yazın