Sanayi Devrimi Nedenleri ve Sonuçları

Sanayi Devrimi Nedenleri ve Sonuçları

Sanayi Çağına Giriş (1850-1865)
1848 devrimleri sonunda yeni bir dünya doğmuştur. O tarihe kadar iktisadi ve sosyal hayat koşulları, ancak ağır ağır değişmişti. İngiltere’de sanayi devriminin kendini kabul ettirmesi için yüz yıl gerekti. Kıta Avrupa’sı, bu ülkeye oranla çok geride kalmıştı. Avrupa’da birlik istekleri bundan böyle, 1848’dekine oranla daha somut temellere oturacaktır. Zira şimdi, ihtilalin başarısızlıkla sonuçlanmasından ders almış yeni bir Avrupa oluşmaktadır.
Kapitalist ve teknik gelişmeler, milletlerarası bir toplumun oluşmasını hazırladı. Bu gelişim, iktisadi bunalımların daha çok ülkede duyulmasına, siyasi ve sosyal ilişkileri daha yakından etkilemesine, göç olayına ve bunu önlemek için sömürgelerde yeni yönetimler uygulanmasına yol açtı. Bununla birlikte maddi gelişmenin ritmi, kişilerin düşünce tarzını bu gelişmeye uydurmaya imkân vermeyecek kadar yavaştır. Tempo, daha sonra hızlanacaktır ama insan hayatının, bütün alanlarda kesin bir dönemeci aşması ancak 1848’den sonra gerçekleşecektir.
devriminin kendini kabul ettirmesi için yüz yıl gerekti. Kıta Avrupa’sı, bu ülkeye oranla çok geride kalmıştı. Avrupa’da birlik istekleri bundan böyle, 1848’dekine oranla daha somut temellere oturacaktır. Zira şimdi, ihtilalin başarısızlıkla sonuçlanmasından ders almış yeni bir Avrupa oluşmaktadır.
Kapitalist ve teknik gelişmeler, milletlerarası bir toplumun oluşmasını hazırladı. Bu gelişim, iktisadi bunalımların daha çok ülkede duyulmasına, siyasi ve sosyal ilişkileri daha yakından etkilemesine, göç olayına ve bunu önlemek için sömürgelerde yeni yönetimler uygulanmasına yol açtı. Bununla birlikte maddi gelişmenin ritmi, kişilerin düşünce tarzını bu gelişmeye uydurmaya imkân vermeyecek kadar yavaştır. Tempo, daha sonra hızlanacaktır ama insan hayatının, bütün alanlarda kesin bir dönemeci aşması ancak 1848’den sonra gerçekleşecektir.

ÜRETİM VE MÜBADELEDE DEĞİŞİKLİKLER (1850-1865)
Tarımdaki gelişmeleri, sosyal değişiklikler ve makineleşme koşullan- dırmıştı. Gereçler mükemmelleşti, ama gelişme kısıtlıydı. Bazı buluşlar, sözgelişi A.B.D.’de ve İngiltere’de tarım, üretimi koşullarını değiştirecek, oysa daha uzun süre Fransa’da, Orta Avrupa’da ve Rusya’da merak uyandırıcı gariplikler sayılacaktı. Yoğun tarım, Batı Avrupa’da kural haline geldi ve buğday verimleri görülür şekilde yükseldi. Bu sonuçlar ve Doğu’dan buğday getirilmesi kıtlık tehlikesini ortadan kaldırdı. Sanayi tekniklerinde, faaliyet dallarına göre farklı olmakla birlikte, daha hızlı bir devrim oldu. Sanayide büyük devrim
özellikle kömür ve metülürji sanayiinin sonucudur. Üretim büyük ölçüde artarken, makineler insan gücü tasarrufuna imkân sağladı. İnsanların, ürünlerin ve fikirlerin yayılışı, ulaşım araçlarının yoğun gelişmesiyle hızlandı. Büyük İngiliz, Fransız, Alman, Amerikan şirketleri gelişmeye devam ettiler. Süveyş Kanalı’nın açılışıyle Hindistan ve Uzakdoğu’ya yeni bir yol açıldı. Demiryolu artık kendini kamuoyuna kabul ettirmişti.
İngiltere ve özellikle Amerika’da gelişme müthişti. Batı Avrupa’da milletlerarası demiryolu bağlantılarının hazırlandığı dönemde Rusya ve İspanya tecrit edilmiş durumdaydı. Demiryollarının gelişmesi büyük sonuçlar verdi. Fiyatların düşmesine yol açarak, yalnız mal ve yolcuların taşınmasını desteklemekle kalmayıp, düşünce aktarımına da yardım etti.
Pul icat edildi (1847) ve Dünya Posta Birliği kuruldu (1875). Demiryolu artık ülkelerin nüfus dağılımını, sanayi bölgeleri ve büyük şehirler yararına altüst ederek, rakip mali kuruluşlar arasında çetin rekabetlere yol açarak, özel tasarrufa yeni bir yön vererek, bütün bir çağa hâkim olacak ve toplum hayatını etkileyecekti.

MİLLETLERARASI SOSYALİZME DOĞRU (1850-1872)
Sanayileşme ve kalkınmayla Avrupa’nın nüfusu hızla arttı. Şehirler büyüdü. Kentleşme oranı arttı. Köylerden göç ülkelere göre değişik şekilde oldu. Bu büyük pazarlar, büyük fabrikalar ve sermaye birikimi getirdi: Anonim şirketler, hisse senedi ve tahvil pazarları kuruldu. Bankalar büyüdü. Bütün ülkeler aynı kurallara göre ve aynı hızla gelişmiyordu elbet İngiltere para bolluğuna yol açan bir siyaset izlememekte birlikte, iktisadi alanda önemli yatırımlar yaptı.
Sermayesi daha az ülkelerde bankaların gelişimi önemli değildi. Ama artık bütün ülkelerde milletlerarası mübadele, milletlerarası ölçüde hızlı haber yayma gereği (Reuter Ajansı 1851’de kurulmuştur), çeşitli ülkelerin birbirine bağımlılığı, dış ülkelere yatırım yapma alışkanlığını doğuran mali dayanışma ilkeleri kendini kabul ettirecektir.
Bu durum iktisadi bunalımların yankılarının çok yaygın oluşunu açıklar. İktisadi liberalizm çağında özellikle 1857, 1866 ve 1873 bunalımları çok önemlidir. Değişen hayat koşulları refah düşkünlüğünü genelleştirdi, bu yüzden de sosyal ilişkilerin hırçınlaşmasına yardım etti. Beslenme rejimi düzeldi. Eğlenceler çoğaldı. Şehirlerde yüksek sınıflar şenliklere, balolara, tiyatrolara düşkündü. Proleter, büyük sanayi rejimi içinde ayrıldığı “işverenler”in hizmetinde çalışmak için kol gücünden başka şeyi olmadığının bilincine varmaya başlamıştır. İşçiye patron olma umudunu veren, sınıf kavramının benimsenmesine elverişli olmayan el sanatlarının
tersine, fabrika, işçinin geleceğini daraltır.
Proudhon daha 1840’ta “mülkiyet hırsızlıktır” demiş ve bunun nedenini açıklamaya girişmişti. Emekçilerin örgütlenmesi konusunda sistemli bir çaba olarak kabul ettiği sosyalizmi de, komünizmi de reddetti.
Marx, “komünist manifestosu” ile mutlak materyalist felsefesinin temellerini atmıştır. İktisadi olayların incelenmesinin, insanlığın evrimine yön veren kesin yasaları ortaya koymaya olanak vereceğine inanmıştı. Marx, 1860 yıllarında hiç değilse geleneksel düşünceye ve kapitalizme önemli bir darbe indirmiş, sosyalist düşünceyi uyandırmıştı. Marx, 1864’ te, bir Milletlerarası Emekçiler Derneği’nin tüzüğünü ve bu derneğin “yıllık büyük kongrede” toplanacak milli “kesim”lere bölünmesini kabul ettirmeye uğraştı. 1872’de La Haye’- de Bakunin’in düşünceleri etkisinde bir anarşist enternasyonali toplandı ve o tarihten sonra birbirinden ayrılan işçi hareketinin iki kolunun da başarısızlığına yol açtı. Ama her ülkede, XIX. yüzyılın son yirmi yılında, sosyalist hareket güçlenecek, Marksizm de giderek temel doktrin özelliğini alacaktır.

Yorum yazın