Prusya Neresidir

Prusya Neresidir

Kuzey Almanya’da eski devlet. Töton şövalyelerinin eski yurdu olan ve 1525’te soydan geçen bir düklük durumuna getirilen Prusya’nın tarihi, XVII. yy’dan sonra Hohenzollern-Brandenburg sülalesinin tarihiyle çakışır. Bu sülaleden gelen prensler (1701’den sonra kral oldular), 1871’de. kendi devletleri çevresinde Alman birliğini kabul ettirdiler ve böylece imparatorluk tacını elde ettiler. 1918 yenilgisinden sonra cumhuriyete dönüşen Prusya. Hitler’in devletine (Reich) katıldı ve Gaue ye (idare çevresi, bölgesi) bölündü. İkinci Dünya savaşından sonra, toprakları

S.S.C.B. tarafından alınan Polonya’ya katılarak ya da Hollanda, Belçika, Saarbrücken yararına gerçekleşen önemsiz sınır değişiklikleriyle küçüldü. Almanya’ya, adı bile yok olan eski Prusya topraklarının yarısından biraz fazlası kaldı.

PRUSYA KRALLIĞININ DOĞMASI

İslav halklarının (Prusyalılar ve Li-vonyalılar)yerleştiği Baltık, Vistül ve Niemen’le çevrili bölge, XIII. yy’ın ortalarında Töton şövalyeleri tarafından fethedildi. Bu askeri ve dinsel tarikatın beşiği. 1128’de Kudüs’te Alman hacıları kabul etmek için kurulan hastaneydi. Schwaben dükü Friedrich 1190’da tarikatı genişletti ve değiştirdi; bir yıl sonra da papa tarafından tanmdı. Kararlı olarak Hıristiyanlığı benimsememiş Prusyalı halkların tehdidini üstlerinde duyan PolonyalIlar, Prusyalıları durdurmak için tarikata başvurduklarında tarikat Almanya’ya yeni taşınmıştı. İşgal edilecek topraklar Töton şövalyelerine verilecekti.

Fetih hareketi uzun sürdü, sert ve kanlı oldu. 1456’da tarikatın büyük başkam Königsberg’de oturmaya karar verdiğinde, Prusya’yı şövalyelerin yaptığı birçok kaleden izleme olanağı vardı. Prusya halkı neredeyse tümüyle kılıçtan geçirilmiş ve yerlerine Alman asıllı çiftçiler yerleştirilmişti. İki yüzyıl boyunca, Töton şövalyelerinin tarihi, Prusya’nın tarihiyle karıştı ve güçleri durmaksızın arttı. Ancak, PolonyalIlarla mücadeleye girdiler ve Wladislaw II jagiellon I’in yönetimindeki Polonyalılar, Töton şövalyelerini 1410’da Tannenberg’de ağır bir yenilgiye uğrattılar: Artık Prusya, Polonya’nın vasalı olmuştu.
1511’de Albrecht von Brandenburg tarikatın büyük başkanı seçildi. 1525’te Reform’u kabul ettikten sonra, Albrecht von Brandenburg şövalyelerin mallarım laikleştirmeye karar verdi. Böylece. şövalyeler basit ücretli askerler durumuna düştüler. Ayrıca, Albrecht von Brandenburg kendi kendine Prusya dükü unvanım verdi, ama Polonya’ya bağlılığı sona erdiremedi. Oğlu Albrecht Friedrich döneminde değişmeyen düklüğün durumu, 1618’de Albrecht Friedrich’in kızı ve mirasçısı olan Anna, Brandenburg seçicisi Hohenzollern sülalesinden johann Sigismund’la evlenince değişti. Hohenzollern sülalesinin iki kolu arasındaki bu birleşme, Prusya düklüğüyle Brandenburg Seçiciliği’nin birleşmesine yol açtı.

Otuz Yıl savaşlarında yıkılan ve halkının yarısından çoğu yok olan yeni Brandenburg- Prusya devleti Vestfal-ya anlaşmalarıyla (1648) büyük çaplı tazminat aldı; Oder’in (Odra) doğusunda Doğu Pomeranya; Elbe’de Magdeburg başpiskoposluğu; Weser üstünde Minden piskoposluğu (bu son ikisi laikleştirildi). Bu, büyük seçici Friedrich-Wilhelm I’in (1640-1688) becerikli diplomasisinin sonucuydu; Friedrich-Wilhelm, Wehlau Anlaşma-sı’yla (1657) Prusya düklüğünün Polonya’ya bağlılıktan kurtarılmasını da başardı.

1688-1713 yıllan arasında, büyük seçici olan oğlu Friedrich, imparatordan Prusya kralı unvanını 1700’de aldığında yeni bir rütbeye ulaşılmış oldu ve Friedrich 18 Ocak 1701’de Königsberg Katedralinde törenle taç giydi.
Gerçekte, Prusya ile, yani Almanya dışında bir toprakla sınırlı olan bı krallığın, sınırlayıcı yanlan unutuldu geriye yalnızca kral ve Prusya Krall; ğı deyimleri kaldı ve bunlar Brander burg ile Prusya’nın tümüne uygular dı. Berlin, Almanya’nın Habsburglaı dan sonra en güçlü prensleri durumu na gelen Hohenzollernlerin yerleşti! leri yer olarak kaldı ve yeni devletiı başkenti oldu.

PRUSYA DEVLETİNİN BÜYÜMESİ

Friedrich-Wilhelm Fin hazırladığ Prusya gücü, asıl 1740-1786 yıllar arasında Friedrich II tarafından ya ratıldı. Friedrich-Wilhelm I’in tek tut kusu ordusuydu. Ordunun etkili ve ve rimli olmasını istiyordu. Pahalı ve a. verimli olan geleneksel devşirme yo luyla askere alma yerine zorunlu as kerlik hizmetini getirdi. Askere alma bağışıklıktan yararlanmayan köylüle ri etkiledi. Asil subayların yönetimin de yoğum bir talimden geçen askerler kısa süre sonra Avrupa’nın öbür or dularına üstünlük sağladılar. Öbür or dular da “Prusya usulü” manevrı yapmak zorunda kaldılar.

Bu askeri çabanın mali açıdan deste! lenmesi, 1723’te yönetimin merkezi leşmesini güçlendiren Maliye, Sava: ve Araziler Yüksek Kurulu’mın kurul ması sonucu mali kaynakların top lanmasıyla sağlandı. Aynı zamanda Friedrich-Wilhelm ülkesinin zenginlik lerini artırmakla da uğraşıyordu. Top raklarını genişletiyordu (1720’de İs veç’ten Batı Pomeranya’ran bir bölü münü aldı) ve toprakları değerlendirme çabası içindeydi: XVII. yy’da büyük seçici olarak göçü destekledi, isteyen tüm siyasal mültecileri kabul etti, bunların boş yerlere, özellikle Prusya’ya yerleşmelerini sağladı. Öldüğünde, Prusya gücünün tüm öğeleri hazırdı.

FRİEDRİCH II: AVRUPATA ÖZGÜ BİR BOYUT

Friedrich-Wilhelm’in oğlu Friedrich II, bu öğeleri ustalıkla kullandı. Hükümdarlığı, o sırada Avusturya’nın bir ili olan ve Friedrich H’nin üstünda hak iddia ettiği Silezya’nm ani işgaliyle başladı. Bu, 1741’den 1748’e kadar Avusturya Veraset savaşımn, daha sonrada 1756’dan 1763’e kadar Yedi Yıl savaşının nedeni oldu. Yedi Yıl savaşı sonucunda, parlak zaferlerden ve bazı başarısızlıkların ardından Friedrich II, Silezya’yı kendisine bırakan Hubertsburg Barış Anlaşması’nı yapabildi. Dokuz yıl sonra Polonya’nın paylaşılması girişimlerinin birincisinde bulundu ve Torun ile Danzig (Gdansk’ın) dışında Polonya Prusyası’ nı ele geçirdi. Böylece, krallığına savaşsız bir il kazandırmış oldu. O tarihe kadar Polonya toprağı olan krallık Prusya’sı artık kendi topraklarına katılmış oldu.

Yedi Yıl savaşı bittikten sonra Friedrich II, hükümdarlığının son yirmi üç yılım ordusunu yemden kurmak, topraklarının savaş nedeniyle uğradıkları zararları kapatmak ve bu toprakları değerlendirmekle geçirdi. Kendisinden öncekiler gibi göç hareketini özendirdi. Friedrich II öldüğünde, Prusya ordusu Avrupa’nm en iyi ordusu kabul ediliyordu.

Aydın despot geçmen Friedrich II, Avrupa’ya özgü bir boyut kazanmıştı. Ancak, Doğu topraklarının ilhakı, Prusya’mn gerçek çıkarlarım Doğu’ da gördüğünü gösteriyordu.
1786’dan 1797’ye kadar kral olan Friedrich-Wilhelm II bunu doğruladı: Devrimci Fransa’ya karşı, Valmy savaşında yenilen (1792) bir ordu göndererek Avusturya’yı destekledi. 1793’te ilk koalisyona katıldı, ancak koşullar elverince Fransa’yla Basel Anlaşması’m imzaladı (1795): Ren ırmağının sol kıyısındaki topraklarını bırakıyordu. Polonya’nın ikinci ve üçüncü paylaşılmasına katıldı (1793 ve 1795): Torun, Danzig, Poznan ve Varşova’yı aldı.

PRUSYA VE ALMAN BİRLİĞİ

Basel Anlaşması’ndan sonra, Prusya ile Fransa arasında iyi ilişkiler birkaç yıl sürdü. Karısı kraliçe Luise ile bakan Hardenberg tarafından Fransız girişimlerine karşı direnmeye itilen, ancak bakan Haugwitz tarafından ılımlı davranmaya çağrılan Friedrich-Wilhelm III önce beklemeyi ve sakınmalı olmayı yeğledi. Fransa’nın Austerlitz zaferinden korkuya kapılarak Napolyon’un Schönbrunn ittifak anlaşmasını (15 Aralık 1805) kabul etti. Ancak, ertesi yıl, Napolyon’un girişimlerinden öfkelenen bir kamuoyunun baskısıyla (Ren Konfederasyonu’ nun kurulması Almanya’da Prusya etkisinin gerilemesini sürekli kılıyordu) dördüncü koalisyona katıldı ve Fransızların Ren’in sağ kıyışım boşaltmalarını istedi.
Napolyon ültimatoma saldırıyla yanıt verdi ve Prusya ordusunu Îena’da ve Auerstedt’de 14 Ekim 1806’da yendi. Düşmanlarının bozguna uğramasını sağlayarak 27 Ekimde Berlin’e girebildi ve ülkenin tümüne yakınını işgal et-tirebildi. Gerçekte, daha önce bir örneğine Taslanmayan bu felaket (Prusya, 1807’de Tilsit anlaşmalarıyla topraklarının yarışım yitiriyordu) gerçek bir canlanmanın başlangıcım oluşturdu: Prusya, kısa süre sonra kendisine gücünü artırma ve etkisini güçlendirme olanağı verecek olan bir “kurtuluş savaşı ”m (Befreiungskrieg) başına geçti. Yönetimsel ve toplumsal reformlarla ilgili olarak Stein üe Harçek kendilerini bir ulus yapan bu toparlanma uğraşına adadılar. 1813’te Prusya, Napolyon’a karşı savaşın son aşamasına katıldı; 1815’te Viyana Kongresi’nin son oturumu, Prusya’ya, terk etmek zorunda kaldığı Polonya topraklarına (Poznan dışında) karşı, İsveç Pomeranyası’m, Saksonya’nın kuzeyini, özellikle de Vestfalya’yı, Berg büyükdüklüğünü ve Ren’in sol kıyısının bir bölümünü verdi.

Doğuya dönük Prusya’nın yerine, Fransa’yı gözetlemekle görevli yeni bir güç olarak, aynı zamanda da Alman birlik hareketinin önderliğim almak için en elverişli durumda Ren Prusyası geçti. Ancak, imparatoru Alman Konfederasyonuna başkanlık eden Avusturya’yı hesaba katmak zorundaydı. 1849’da uygun bir fırsat çıktı: Friedrich-Wilhelm IV uyruklarına bir anayasal rejim tanımak zorunda kaldı; ancak, eski Diyet meclisi yerine seçilmiş bulunan bir Alman parlamentosu, kendisine Frankfurt’ta federal bir Alman devletinin başkanlığını önerdi. Kendisini “devrimin kölesi” yapabilecek olan bu öneriyi hor görerek reddetti, milletvekillerinin önerisi olduğu için reddettiği şeyi öbür Alman hükümdarlarından elde etmeyi denedi. Ancak, Prusya, Avusturya’nın muhalefeti karşısında baş eğmek zorunda kaldı. 1850’de “01-mütz gerilemesi” Alman Konfederas-yonu’nun canlandırılması sonucunu doğurdu. Prusya’nın desteğinde ulusal hareketin yeniden başlaması ve Alman Birliği’nin oluşmasını görmek için iktidara Bismarck’m geçmesini beklemek gerekti. 1871’den sonra, Prusya tarihiyle Alman tarihi artık birbirine karıştı.

Yorum yazın