Prusya Devletinin Yıkılışı

Prusya Devletinin Yıkılışı

BİSMARCK VE WİLHELM II’- NİN REİCH’I (1871-1914)
Anayasası 16 Nisan 1871’de ilan edilen Alman İmparatorluğu’nun temeli, 1867 Federal Anayasası’dır. Bu anayasaya göre Almanya 25 hükümran devletlik bir federasyon olarak kalıyor, bu federasyona imparatorluk toprağı sıfatıyla Alsace-Lorraine ekleniyordu. Devletler, işçilerinin yönetimini muhafaza ediyor, Württemberg, özellikle de Bavyera bazı ayrıcalıklardan yararlanıyordu. Ama federal güç, bütün Almanya’yı ilgilendiren her alana yayılmaktaydı: Diplomasi, askerî sorunlar, ulaşım, posta, ticaret, gümrük, iktisadi faaliyet.

Bismarck güçlük çekmeden birlik sağlayıcı kurumlar kurdu; geleceğin, Alman güçlerinin birleştirilmesinde olduğunu seziyordu. Her şey merkezî hükümetin hâkimiyetini sağlamak için hesaplanmıştı.
Wilhelm I Prusya Kralı anlayışından vazgeçmeden imparator olmuştu. Bismarck birliği, Prusya için ve Prusya’yı düşünerek gerçekleştirmişti. Reichstagen en kalabalık grubunu oluşturan “liberal milliyetçi”ler, sanayi ve ticaret burjuvazisinin çıkarlarını temsil ediyor ve özellikle İktisadî özgürlüklerin peşinde koşuyorlardı. Bismarck 1878’e kadar bu partiye dayanacak ve onun istediği serbest mübadele siyasetini benimseyecektir, içeride Bismarck’ın en büyük rakibi Katolik merkezciler olmuştur. Gümrük siyaseti 1871’den sonra, Alman sanayicilerinin ve onları temsil eden partinin isteğine uygun olarak serbest mübadeleden esinlenmişti. Ama 1877- 1878 arasında bu siyaset bırakıldı. Bismarck, yeni rakibi sosyalistlerle mücadele edebilmek için, muhafazakârlara ve Katolik Merkez’e yaslanmak zorunda kaldı, Bismarck’ın daima kararlı olan iç siyaseti bu netliğini kaybediyordu. Ülkeyi yönetebilmek için, siyasetini hızla değişen koşullara uydurmak zorundaydı.

BİSMARCK VE YENİ ALMANYA (1878-1890)

Bismarck şimdi, 1877’de bir buçuk milyon oy alan sosyal demokrasinin gelişmesiyle karşı karşıyadır. Sanayi gelişmesi, sosyal demokrasinin propagandasına açık olan proletarya kitlesinin önemini arttırmıştı. Bismarck hem sola karşı sert tedbirler aldı hem de emekçilere dönük sosyal yasalar çıkarttı. Devlete gelir kaynakları sağlayabilmek için serbest mübadeleden vazgeçmek zorunda kaldı. Bismarck, 1880’de Reichstag’dan vergi yasaları ve himayeci yasalar geçirtti.
1887’de Bismarck başarının doruğunda görünüyordu ama içeride pek çok sorunu vardı. Wilhelm II tahta çıktığında ise (1888) otoriter şansölyeyle anlaşamadı.
1890’da bir olay üzerine, Wilhelm II, Bismarck’tan istifa etmesini istedi. Almanya’da yeni bir dönem başlıyordu.
1890 Almanya’sı Bismarck’ın kurduğu Almanya’dan çok farklıydı. Eşsiz bu iktisadi gelişme yaşanmış, sanayi gelişmişti. Sonuçlar mucizeviydi. Iç pazar üretimi tüketemez olmuş, ciddi bir bunalım proletarya ve orta sınıflan tehdit eder olmuştu. Mucize beklenen iktidar ise zayıftı. Wilhelm II danışmanlarının oyuncağı olmuştu.
Parlamentoda hiç bir parti hükümetin tutumunda bir çeki düzen verebilecek durumda değildi. Sosyalistlerin oylan hızla artıyordu. Ama zenginleşen Proletarya devrimi istemiyordu. Bu Bernstein reformculuğunun başarısını açıklar. 1912’de sosyalistler birinci parti oldular.


“YENİ YOL” TEHLİKESİ (1890-1914)

Hükümet dış siyasette önemli değişikliklere gitti. Caprivi liberallerin isteğine göre ticaret anlaşmaları yaparken Bülow karşı grupların baskısıyla aşırı korumacılığa dönecektir. Diplomaside de Almanya 1904’te yalnız kalarak hata işleyecektir.
Bu arada yeni deniz siyasetiyle dünyanın ikinci büyük donanması teşkil edildi. Büyük bir kara ordusu donatıldı.
1871’den sonra Bismarck’ın önem verdiği sorunlar şimdi ikinci planda kalmıştı.
Polonya’da, Alsace meseleleri tasvamış, sömürgecilik başarı kazanamamıştı.
Daha bu tarihlerde Almanlar, Gobineau’nun, Chamberlain’in ırkçı fikirlerini benimsemeye başlamış, Yahudiler’i suçlar olmuşlardı. Nietzsche’nin üstün insan fikri için ortam hazırdı.

Yorum yazın