Persler Kimdir

Persler Kimdir

Hint-Avrupa soyundan gelen halk. İ.Ö. II. binyılm başlangıcında, Güney Rusya ve Kafkasya’dan gelerek İran yaylasına yerleşen Persler, İ.Ö. VI. yy’da Yakındoğu’da.özellikle Akdeniz ülkelerine egemenliklerini kabul ettirdiler ve çok kısa bir süre içinde, sınırları Ege denizinden İndus’a, Kafkasya’dan da Hint Okyanusu’na kadar uzanan büyük bir imparatorluk kurdular.

Önceleri Elamlıların, ardından da Medlerin yönetiminde yaşayan Persler, İ.Ö. 553’te Akamanışların önderi Büyük Keyhüsrev sayesinde Medleri yenilgiye uğratıp kendi imparatorluklarını kurmuşlardı. Böylece Anadolı Hindistan’a kadar bütün İran topralları, Lidya, Mezopotamya ve Babil kendi topraklarına kattılar. Keyhüsrev öbür devletlerden kaçanları di zenli bir biçimde kendine çekti. Egemenlik altına aldığı halkların geleneklerine ve dinlerine saygı gösterdi. Ölümünden (İ.Ö. 529) sonra oğlu Kambyses I, babasının giriştiği fetih programım bütünledi; ama bu dönemde ülkede sürekli ayaklanmalar başgösterdi. Kambyses’in kısa süren hükümdarlığından sonra yerine Dara I geçti (Î.Ö. 521). İmparatorluk toprakları en geniş sınırlarına bu dönemde ulaştı; Dara I, Asya’da bulunan Yunan sitelerini denetim altına aldı, ayrıca Trakya’da egemenlik kurdu. Ama onun hükümdarlığından sonra bir duraklama dönemi başladı; giderek güçsüz düşen imparatorluk, Akamamşla-rın son kralı olan Dara III’ün, Büyük İskender tarafından yenilgiye uğratılmasıyla sona erdi (İ.Ö. 331).

Ama Pers tarihi, Akamamşlar döneminden başlayarak, XVI. yy’da kurulan ve 1935’ten bu yana resmi adı İran olan devlete gelinceye kadar, İran topraklarında art arda egemenlik kuran imparatorlukların tarihiyle iç içedir.

PERS UYGARLIĞI

Persler yerleştikleri yerlere yeni teknikler getirdiler. Attan yararlanmayı ve ayrıca demir işlemeyi biliyorlardı. Giderek yerleşik yaşama alışan bu halk Mezopotamya çivi yazısını benimsemekle kalmayıp bunu yalınlaştırdı.

İmparatorluk topraklarında bir karayolu (en ünlüsü 2 400 km) ağı kurulmuştu; dört başkent vardı (Ekbatana, Persepolis, Susa, Pasargadai). İyi bir savaşçı olan hükümdar mutlak bir güce sahipti ve tanrı kadar saygı görürdü. Kralın yerel temsilcilikleri satraplar tarafından üstlenilmişti; bunlar yasaları uygulatır ve vergileri toplarlardı.
Ordunun Perslerde ayrıcalıklı bir yeri vardı. Sürekli ordu soylu ailelerder gelen muhafızlarla ölümsüzler bölüğünden oluşurdu. Donanma da Fenikeliler ve Yunanlılardan oluşuyordu. Perslerin benimsedikleri dine göre başlıca iki güç olan ışık ile karanlık karşıtlığıyla simgelenen çatışma her insanın içinde vardı.

Pers sanatı değişik öğelerin bir arada bulunduğu karma bir sanattır. Başlıca işlevi de hükümdarların büyüklüğünü yüceltmektir. Mimarlıkta büyük boyutlar yeğlenmiştir (Susa ve Persepolis Sarayları).

Yorum yazın