Pangea Nedir

Pangea Nedir
Birinci Zaman’ın (Paleozoyik) sonunda, yaklaşık iki yüz milyon yıl önce var olduğu ileri sürülen süperkıta. Pangea, karaların bütününü (su üstünde ve suya batmış kıtalar) bir araya topluyordu. Wegener, 1915’ten başlayarak, özellikle paleocoğrafya nedenlerinden ötürü, İkinci (Mezozo-yik) ve Üçüncü (Kenozoik) Zamanların jeoloji tarihinin, Atlas ve Hint Okyanuslarının oluşmasıyla, Pangea’mn parçalanmasının tarihine indirgendiğini öne sürmüştü.

Wegener’in kuramının işin özü açısından doğru olduğu ortaya çıktı. İki yüz milyon yıl önce, ne Atlas Okyanusu ne de Hint Okyanusu vardı. Kıtalar iki temel bütün oluşturuyorlardı: Kuzeyde Lavrasya ya da Laurasia (Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya’yı [Hindistan dışında] kapsıyordu) ve güneyde Gondvana (Güney Amerika, Güney Afrika, Hindistan, Avustralya ve Antarktika). Bu iki bütün doğuya doğru kıvrılmış olan ucu günümüzde Alp-ler’in bulunduğu yeri kaplayan köşe biçiminde bir okyanusla (Tethys) kısmen ayrılıyordu. Bu durumda, iki Amerika, Afrika ve Batı Avrupa arasında süreklilik vardı. Batıda, Tethys, geniş biçimde bir Süper-Pasifik’e açılıyordu ve Alp ile Himalaya dağ zincirinin günümüzdeki alanmı kaplıyordu. İki yüz milyon yıldan beri Atlas Okyanusu’nun ve Hint Okyanusu’nun gitgide derleyen oluşumu özellikle, güneyde Afrika, Arabistan ve Hindistan, kuzeyde Avrasya arasındaki çarpışmadan etküenerek ortadan kaybolan Tethys’in zararına oldu. Bu hareket, Büyük Okyanus’un ve dolayısıyla da yüzeyinin çevresinde bir azalmayı birlikte getirdi.

Okyanus diplerinin incelenmesi sayesinde, kıta dilimleri tektoniği yalnızca Wegener’in kuramının gerçeğe uygunluğunu değil, aynı zamanda kıtaların söz konusu ayrılmasındaki değişik evreleri ortaya koyabildi. Nitekim, okyanus diplerinin büyük bölümünün yaşı kesin biçimde belirlenebildi, okyanusların ve belirli bir yaştaki bitişik kıtaların arazi yapısının “oluş biçimi yeniden tasarlanabildi”. Bu yeniden oluşturumlar, paleomagnetiz-manın, yani kayaçların fosd mıknatıslanmasını incelemenin ortaya çıkardıklarıyla uyum içindedir. Kıtalardaki söz konusu aynlmamn sonuçları önemlidir ve ancak değerlendirilmeye başlanmıştır. Pangea’nm yerinden oynaması bazı dönemlerdeki (sözgelimi, ayrılmanın başlangıcında) belirli bir tür sayısmı, daha yoğunlaşmış bütünlerden soyutlayarak ya da ayrılmış iki bütün arasmda (sözgelimi, Tethys’in yok olması sırasında Afrika ve Avrupa arasmda) yeniden köprüler kurarak canlı varlıklara evrimini belirledi. Söz konusu hareket, okyanus ve atmosfer dolaşımmı denetleyerek büyük oranda iklimlerin evrimini sağladı. Özellikle 60 milyon yıldan beri Üçüncü Zaman’ın iklim bozulması ve yaşadığımızDördüncü buzul döneminin ortaya çıkması böylece açıklanmaktadır. Kıtaların ayrılması, sonuçta, Alp dağları zincirinin oluşumunun kökeninde yer alır. Gene de, birkaç on milyon yıldan pek fazla sürmeyen bu Pangea uzun bir varlık gösteremedi. Birinci Zaman’ın bitimine doğru meydana gelen kıtalar arasındaki bir dizi çarpışmana sonucu oldu. Ama, iki yüz milyon yıl önceki evreleri kesin olarak yeniden oluşturmak çok güçtür, çünkü içinde yer aldıkları okyanuslara dibi, Tethys durumunda olduğu gibi Yer’de yok olmuştur. Bu durumda, günümüze yorumlaması anlaşılmaz olan paleomag-netizma ölçütleri kalmıştır. Zaten, Birinci Zaman’m sonunun Pangea’sı söz konusu olduğunda bile, onu, on milyonlarca yıl boyunca hareketsiz bir kıta gibi düşünmemek gerekir. Ardı arası kesilmeyen bir etkinlik, Pangea’yı bazı parçaları ayırarak ya da birleştirerek sürekli değiştirirdi. Gerçekleştirilen saptamalar, yalınlaştırılmış biçimde, bu süperkıtanın ortalama bir durumunu ortaya koyarlar. Günümüzde, benzer bir Pangea’nın, Yer tarihi süresince en azından üç kerede var olabileceği genellikle kabul edilir ama bu durumda da sağlam temele dayanmayan varsayımlar alanına girilir.

Yorum yazın