Nasyonal Sosyalizm

Nasynonal Sosyalizm nedir – Nasyonal Sosyalizm ne demektir – Nasyonal Sosyalizm hakkında bilgiler
NASYONAL SOSYALİZM i. Hitler’in ve Nasyonal Sosyalist partinin doktrini (alm. kısaltması nazi).
— ANS1KL. Nasyonal sosyalizm adı, milliyetçilerin kütleleri enternasyonalist olmakla, dolayısıyle de millî bütünlüğü bozmakla suçladıkları gerçek sosyalizmden saptırmak için giriştikleri denemeyi belirtir. Bu teori, ilk olarak Feder’in Alman İşçi partisi için kaleme aldığı (1920) yirmi beş mad-deli programda, sonra da Hitler’in hapiste yazdığı (1923-1924) ve 1925-1927’de yayımladığı Kavgam (Mein Kampf) adlı eserinde açıklandı. Alfred Rosenberg XX. yy. Efsanesi adlı eserinde teoriyi sözde tarihî açıdan doğruladı. Bütünüyle sloganlardan o-luşan nazi doktrini çok orijinal değildir; büyük Alman Reich’ı fikri alman birliği taraftarlarından alınmıştır. Germen ırkının üstünlüğü fikri Gobineau’dan (İnsan Irklarının Eşitsizliği Üstüne Deneme, [1853-1855]) ve H.S. Chamberlain’den (XX. yy.-ın Temelleri, [1899]) alınmış ve Nietzche’-nin geliştirdiği üstün-insan kavramıyle pekiştirilmiştir; Sion Bilgelerinin Protokol-ları adlı eserde savunulan eski bir gelenek olan yahudi aleyhtarlığını, Viyana belediye reisi olan Lueges daha 1914’ten önce büyük bir şiddetle uygulamıştı. Savaşın ve şiddetin savunulmasına, kuvvetin yüceltilmesine Amdt’ta, Hegel’de ve Prusya genelkurmayının bazı nazariyecilerinde rastlanır. Bismarck marksçılarla daha iyi mücadele edebilmek için Devlet sosyalizmi örneğini vermişti. Otoriter ve totaliter devlet fikrini de Fichte ve Hegel ortaya atmıştır. Ama Hitler’in fikirlerinde kendi mizacından ve 1918 mütarekesini izleyen buhrandan gelme ayrı bir hırs vardır. Vatandaşları gibi bu beklenmedik bozgundan şaşkına dönen Hitler, sorumluları araştırır; ona göre sorumlu, kuzeyli uzun boylu sarışın arîlerin üstün ırkını lekelemeğe ve zararlı ideolojileri (marksçılık, beynelmilelcilik, bireycilik, duyguculuk, liberalizm) yaymağa çalışan yahudi ırkıdır. Nasyonal sosyalizmin temelleri ırkçılık saplantısı, kuvvete tapma ve şiddettir: yahudilerden temizlenecek, arî kanla yenilenecek (alman olmayanların kamu görevlerinden atılması; karma evliliklerin yasaklanması; dejenerelerin ve onulmaz hastaların kısırlaştırılması) ve Führer-prlnzip’e göre, alınanların sadakat yeminiyle bağlanacakları önder (Führer) tarafından yönetilecek olan Reich, Versailles antlaşmasının sonuçlarını ortadan kaldıracak güce kavuşacaktır; öbür büyük devletler germen dili konuşan bölgeleri ilhak etmesine (Büyük Almanya’nın yaratılması) ve Avrupa’da bir yaşama alanı (Lebensraum) yani gelişmekte olan alman ırkına ayrılmış bir ikti-saî etki bölgesi meydana getirmesine göz yumdular, sonunda da eski sömürgelerini o-na geri verdiler. Naziliğin daha az belirli o-lan sosyalist yönleri zamanla büyük ölçüde değişti. Hitler, faize, büyük mülkiyete ve milletlerarası tröstlere karşı küçük burjuvaziyi büyülemek için hazırlanmış ütopik formüllerden hareket etmişti; ama büyük sanayicilerin desteğini sağladıktan sonra «sosyal çatışmaların yaratıcısı marksçılığa», «alman halkını sömüren» yahudilere ve «güçsüzlük kaynağı» parlamentoculuğa karşı cephe almakla yetindi. Otarsi’yi gerçekleştirmek için vazgeçilmez şart olan planlı iktisadı, yönetici sınıflara benimsetmeyi ve böylece savaşa hazırlanmayı başardı.

Nasyonal sosyalizm, bir doktrinden çok bir akımdır. Mussolini’nin faşizminden esinlenen Hitler, örneğini aşmıştır. Drexler tarafından kurulan Alman İşçi partisi’ne katılan (temmuz 1914) Hitler, kısa sürede yönetimini ele geçirdiği partiye Alman Nasyonal Sosyalist İşçi partisi (N.S.D.A.P.) adını verdi. Parti üyeleri, özellikle millî kuruluşların barınağı olan Bavyera’dandı. Parti kısa sürede gazetesini (Völkischer Beo-bachter, aralık 1920), toplantıları korumak ve hasımlarınm toplantılarını dağıtmak için hücum birliklerini (S.A.) veya kara gömlekliler teşkilâtını kurdu (1920). Münih’teki darbe denemesinden (9 kasım 1923) sonra yasaklanan Parti, 1925’ten itibaren önemli rol oynamağa başladı; ama geçimsizlikler yüzünden zayıfladı: Kuzey Almanya’lı üyeler arasında çok tutulan nazi yöneticilerinden Gregor Strasser, 1926’dan sonra Hitler’i çok temkinli davranmakla suçladı. Bunun üzerine Führer, o tarihe kadar seçimle iş başına gelen bölge brşkanlanm (Gauleiter) kendi tayin etmeğe karar verdi ve S.A.’lara çok fazla bağımlı olmamak için şahsî muhafız birliklerini (S.S.)’ kurdu; 1929’da bu kuvvetin başına Himmler’i getirdi. 1930’da rakip bir teşkilâtın (Kara cephe) kurucusu olan Otto Strasser, S.A.’ları ayaklanmağa teşvik etti. Hitler, yüzbaşı Röhm’ü S.A.’-ları yola getirmekle görevlendirdi. Güçlenen Nazi partisi 1930’dan sonra patlak veren İktisadî ve siyasî buhranın yol açtığı hoşnutsuzluğu istismar edebilecek hale gelmişti. Reichstag’a 1924’te ancak 10, 1928’-de ise 12 milletvekili sokabilmişken, 1930’-da 107, 1932’de 196, 1933’te 228 milletvekili çıkardı. S.A. ve S.S.ler Almanya’da siyasî hâkimiyet mücadelesi yapan ö?el orduların en tehlikelisi haline gelmişlerdi; Hitler şansölye olunca (30 ocak 1933) S.A.’lar polisin görevlerini yüklendi ve partinin 23 mart 1933 seçimlerini kazanmasını sağladı: Hitler, 23 mart 1933’te bütün yetkileri ele aldı; Popaganda bakanlığına getirilen Goebbels, basın, yayın, sinema ve radyoyu denetliyor, nazi ideolojisini yayıyordu. Nasyonal Sosyalist parti tek parti oldu (14 haziran 1933).

O sırada bir milyon üyesi olan S.A. teşkilâtı, ancak bir üst kumandanlarının otoritesini tanıyan bağnazlardan meydana geliyordu. Röhm’ün gücsünü kıskanan S.S. yöneticisi Himmler ve muhafazakârların sözcüsü Göring ile ordu generalleri tarafından teşvik edilen Hitler, 30 haziran 1934 gecesi S.A. önderlerini öldürttü.

Bunun üzerine güçlü bir siyasî teşkilât haline geldi. 1932’de 1 300 000 üyesi varken, Hitler’in her yeni kayıt kampanyasında başlarına bir şey gelmesinden korkan ve ilerisi için bazı hesaplar yapan kimselerin katıl-masıyle kalabalıklaştı: 1939’da 8 milyon, 1945 başında 11 milyon üyesi oldu. Hiyerarşi aşağıdan yukarı şöyle kurulmuştu: blok şefleri (500 000 kadar); 4-8 bloka kumanda eden hücre (zelle) şefleri; 50-500 üyeyi yöneten mahallî grup şefleri; parti içi görevlerinin yanı sıra devlet memurlarını denetlemekle de görevli olan seçim çevresi şefleri (Kreisleiter); 1933’te sayıları 32’yi bulan ve aynı zamanda da devlet temsilcisi sayılan (Reichsstatthalter) bölge şefleri (Gauleiter). Hitler partinin yönetimini parti başkanlığına (1941’e kadar Rudolf Hesse, sonra Martin Bormann) ve emrindeki parti yönetim kuruluna (Reichsleitung) bıraktı. Nazi ideolojisini benimseyen kadınlar. Nasyonal sosyalist Kadınlar Teşkilâtı’na (N.S. Frauensc-haft) yazılıyorlardı. Siyasî önemlerini kaybeden ve başlarına V. Lutze, W. Schepp-man gibi şahsiyetsiz kimseler getirilen S.A.’-lar (Sturmabteikungen) askerî eğitimle yetinmeğe zorlandılar. S.S.’ler (Schutzstaffeln) 1934’ten beri Reich’ın iç güvenliğini sağlamakla görevlendirilmişlerdi (toplama kamplarının muhafızlığı; yahudilerin ortadan kaldırılması). Üyeleri titizlikle seçilen ve 1939’da ancak 240 000 üyesi olan bu teşkilât, Himmler’in yönetiminde büyük önem kazandı, hattâ S.A.lan kabul etmeyen orduya bile girmeyi başardı. Wehrmach’ta çalışmak isteyen S.S.’ler, S.S. kuvvetleri tümenlerinde (Waffen S.S.) yer aldı, 1931’de S.S teşkilâtını gözetmek amacıyle kurulan

S.S. güvenlik servisinin (Sicherheitsdients) yöneticisi R. Heydrich, 1936’da güvenlik polisi kumandanı oldu ve devlet gizli polisini de (Geheime Staatspolizei veya Gestapo) denetlemeğe başladı; o tarihte polis teşkilâtının tamamı Himmler’e bağlıydı. Alman halkını nasyonal sosyalizme bağlamak için, bir yandan propaganda’ya öte yandan da e-ğitime baş vuruluyordu. Başlangıçta ancak Reich’in bir üyesi sayılan genç almanlar vatandaşlık hakkını eğitim meyvesini verdikten, yani askerlik hizmetinden sonra kazanıyorlardı: bu yüzden iktidara geliş (1933) sırasında kurulan veya geliştirilen doktrin yayma kuruluşları her yaş ve her meslekten almanları etkiliyordu. Baldur von Sch-hirch tarafından kurulan (1926) Hitler gençliği {Hitler-Jugend) üçe bölünüyordu: Deutsches Jungvolk (10-14 yaş arası erkek çocukları); asıl Hitler-Jugend (14-18 yaş arası delikanlılar); Bunddeutscher Mädchen (10-21 yaş arası kızlar). Ev kadınları (W.S. Frauenwerk), çiftçiler (Darre yönetiminde N.S. Bauernschaft), patron ve işçiler (1933’-te doktor Ley tarafından kurulan Deutsche Arbeitsfront [Alman Emek cephesi]) için geniş teşkilâtla kurulmuştu. Her yıl partinin kutsal şehri Nürnberg’de yapılan büyük kongrelerde parti üyeleri biraraya geliyordu.

İkinci Dünya savaşı parti hiyerarşisinde değişmelere yol açtı; Hitler’in muhtemel vârisleri ortadan silindi: Göring, 1940 kışında alman hava kuvvetlerinin uğradığı bozgun üzerine gözden düştü; Hesse İngiltere’ye gitti (1941). Parti yöneticiliğine getirilen Martin Bormann, Himmler ile çatıştı. Hitler’in yabancıları (Lettland, Nederland, Charlemagne tümenleri) ve S.S. eğitiminden geçmemiş atletik alman gençlerini de soktuğu Waffen S.S., 37 tümene vardı. İçişleri bakanı olan Himmler, S.S. istihbarat servisi şefi general Schellenberg’in Abwehr’e el-koymasmdan (1943) yararlandı.

Hitler rejimi yenilgiye uğrayınca (mayıs 1945) müttefiklerin toplama kamplarını bulması nazilerin işlediği cinayetleri bütün a-çıklığıyle ortaya koydu. Savaş suçlarını yargılamakla görevli Nürnberg mahkemesi 1 e-kim 1946 tarihli kararında Hitler rejimi önderlerini mahkûm et# ve dört nasyonal sosyalist topluluğu suçlu buldu: Parti genelkurmayı; Gestapo; S,S.; S.D. Almanya’da parlamenter bir demokrasi kurulması, halkın yüzde altmışının Nasyonal Sosyalist partiye girmiş olduğu ülkede naziliğin ortadan kaldırılması başlıbaşına bir mesele halini aldı.
İkinci Dünya savaşından sonra nasyonal sosyalizm, dünyanın hemen her tarafında, «yeni-nazilik» şeklinde yeniden ortaya çıktı (İngiltere, Arjantin, Amerika Birleşik Devletleri). Ama özellikle Batı Almanya ve A-vusturya’da etkili oldu.

♦ Almanya. Bu ülkede 1964’e kadar hitler-ciliğin özlemini çeken sadece küçük topluluklar vardı. 1964’te, Bavyera’da bir millî demokrat parti (National – Demokratische Partei Deutschlands [N.P.D.]) kuruldu. Bu partiye, en çok, orta sınıftan olanlarla eski naziler üye oldu; programında nasyonal-sosyalizmden alınmış birçok unsur vardı. 1965 Milletvekili seçimlerinde N.P.D., Bun-destag’a girebilmek için gerekli olan yüzde 5 oyu sağlayamadı. Ama Almanya, Federatif Cumhuriyeti eyaletleri ve belediyeleri düzeyinde bazı dikkate değer başarılar elde etti: Hesse’de oyların yüzde 8’ini (1966), Bavyera’da yüzde 7,4 ünü (1966), Aşağı-Sakson-ya’da yüzde 7’sini (1967) ve hattâ Bremen’-de yüzde 10,5’ini aldı.

♦ Avusturya. Yukarı Adige’deki karışıklıkları çıkaranların genel olarak aşın yeni-nazi-ler olduğu söylenir. 12 şubat 1%7’de Linz’-de pangermanist eğilimli bir demokrat parti kuruldu. Bu partinin tutumu, Almanya’daki N.P.D.’ninkine çok yakındır. (L)

Yorum yazın