Münih Antlaşması ve Çekoslovakya’nın Bölünmesi

Münih Antlaşması ve Çekoslovakya’nın Bölünmesi

Avrupa artık savaşın eşiğine dek gelmişti. Tüm barış umutları ortadan kalkmış, kötümserlik iyice yaygınlık kazanmıştı. Bu sırada Fransızlar İngiltere’ye başvurarak, savaş çıkacak olursa desteklenmeleri için güvence istediler. İsteklerini kabul ettirince, bu kez Çekoslovakya’ya başvurarak aynı konuda güvence verdiler. Aynı günlerde bir açıklama yapan Hitler, Südet olayının çok kısa süre içinde gerekirse güç kullanılarak çözümleneceğini çok sert biçimde bildirdi. Hemen ertesi gün İngiltere, ülkenin bir bölümünde savaş hazırlığına başladı. Londra’da hava saldırısına karşı sığınaklar yapılıyor, halka gaz maskelerinin kullanılması öğretiliyordu.
Başbakan Chamberlain son kez Hitler’e başvurarak, sorunun barışçı yollardan çözümlenmesini, ayrıca Mussolini’den bu konuda kendilerinin desteklenmesini istedi. Amerika Başkanı Roosevelt de diğer Avrupa devletleriyle görüşmelerin sürdürülerek yeni çıkar yollar aranması önerisinde bulundu.
Hitler’in İngiltere’ye tanıdığı altı günlük süre bitmeden, Mussolini yeni bir öneri ortaya attı. Almanya, İtalya, İngiltere ve Fransa arasında dörtlü bir görüşme yapılarak sorun bir kez daha görüşülürse, belki bir çözüm bulunabilirdi. Hitler öneriyi kabul etti ve süreyi uzattığını açıkladı. Dörtlü toplantı 29-30 Eylül 1938 günlerinde Münih’te yapıldı. Sonuç olarak dört ülke, bir antlaşma yapmayı başardılar. Münih Antlaşmasında liderler, şu konularda görüş birliği sağlamışlardı:
1) Almanya, Südet bölgesini 10 Kasım’da işgal edecekti.
2) Dört ülkeyle Çekoslovakya’nın da katılacağı bir komisyon kurularak hem göç işlemini, hem de yalnız Südet bölgesinde değil, ayrıca Çek-Polonya ve Çek-Macaristan bölgelerinde yeni sınırları saptayacaktı. Dört ülke de bu yeni sınırların korunması konusunda güvence verecekti.
Ancak Hitler, Münih Antlaşması ‘nı da yeterli bulmuyordu. Antlaşmanın imzalanmasından üç hafta sonra Çekoslovakya’nın geri kalan bölümünü de ele geçirmeyi düşündüğünü çevresindekilere açıklamakta gecikmedi. Ayrıca, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Almanya’dan alınarak Uluslar Örgütü denetimine bırakılan, ama 1923’te Lit- vanya tarafından ele geçirilen Baltık Denizindeki Memel Limanının kendilerine bırakılmasını istiyordu. Hepsi bu kadar değildi. Polonya’ya bir nota vererek, açık kent Danzig’i yönetmeliğinde düzeltmeler yapılması, Almanya ve Danzig’i birbirine bağlamak için Polonya topraklarında kara ve demiryolu geçidi oluşturulması, bu geçitlerden Alman halkının yararlanması gerektiğini bildirdi.
Münih Antlaşması ile barışın sağlanacağı konusundaki umutlar yeniden ortadan kalkmış, savaşın gölgesi Avrupa’nın üzerine bir kez daha düşmüştü. 1939 yılının Mart ayında Hitler’in uyarılmasına gerek görüldü. Hitler bu uyarılara kesinlikle aldırış etmedi.
Bu arada, Çekoslovakya Cumhurbaşkanı Emil Hacha, Hitler’le görüşmek istedi. 15 Mart günü Berlin’de istenen bu görüşme gerçekleşti. Hitler bu toplantıda, Çekoslovakya için iki çıkış yolu bulunduğunu bildirdi. Ya ülkenin Almanya topraklarına katılmasına tepki gösterilmeden razı olunacak: ya da bu konuda zor kullanılacak, ama bu durumda halka acımasızca davranılacaktı. Cumhurbaşkanı ne kadar direndiyse de daha önce hazırlanan ve Çekoslovakya’yı Almanya’nın denetimiyle yönetimine bırakma istemini içeren belgeyi imzalamak zorunda kaldı. Alman ordusunun hemen yola çıkarılması sağlandı. 16 Mart 1939 günü artık Çek ve Slovak bölgeleri tümüyle Alman denetimi altına girmişti.
Olaya tepkiler büyük oldu. Fransa, yeni bir girişimin güç kullanılarak durdurulması kararı aldı. İngiltere ise diğer küçük ülkeleri ele geçirmeye yönelik saldırılara karşı direnileceğini açıkladı.
Hitler, bu tepkilere aldırış etmedi. Danzig sorununun çözümlenmesini ikinci kez sert biçimde istedi. İki gün sonra, 23 Martta da Memel bölgesine Alman ordusu girdi.
Gerginlik giderek artıyordu. Arka arkaya görüşmeler yapan İngiltere ile Fransa, Belçika, Hollanda, İsviçre ve Polonya’nın her türlü saldırıya karşı korunacağını bildirdiler.
Hitler’in her yaptığını taklit etmeye yönelen Mussolini, 7 Nisan 1939’da Arnavutluk’a yürüdü ve ülkeyi ele geçirdi. İngiltere ve Fransa, güvence tanıdıkları ülkeler arasına Yunanistan ile Romanya’yı da kattılar. Tüm Avrupa’da yoğun bir savaş hazırlığı başladı.
Bu gelişmeler olurken, Sovyetler Birliği batıklarla işbirliği umudunu kesmişti. Hitler’le yakınlık sağlama olanakları aradı. Görüşmeler olumlu sonuçlandı. Alman Dışişleri Bakanı Rib- bentrop’la Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanı Mo- lotov, Moskova’da bir saldırmazlık antlaşması imzaladılar.
1939 Nisan ayında Hitler, Polonya saldırısına hazırlanma emrini verdi. Saldırı başlangıcı olarak da eylül ayı saptandı. Çıkması beklenen fırsat, 30 Ağustos günü gerçekleşti. Polonya sınırının Almanya tarafında çıkan olay, gerçekte, PolonyalIlar gibi giyinmiş Almanlar tarafından düzenlenmişti. Bir Alman radyo istasyonuna karşı girişilen saldırı, beklenen fırsat sayıldı. Radyo konuşması yapan Hitler, şiddete şiddetle karşılık verileceğini söyledi. Fransa ve İngiltere, Almanya’dan ordularını geri çekmesini istediler. Hitler bu ça- ğırıyı geri çevirdi. Bu kez iki ülke, Almanya ile savaş durumunda olduklarını bildirdiler. Böylece, 1918 yılında sonuçlanan ilk dünya savaşından sonra bir İkincisi başlıyordu.

Yorum yazın