Mondros Ateşkeş Antlaşması

Mondros Ateşkeş Antlaşması Nedir , Mondros Ateşkeş Antlaşması Önemi ve Maddeleri Hakkında Bilgiler

Birinci Dünya savaşı sonunda Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, İtalya) arasında, barış anlaşması yapılıncaya kadar silahlı çatışmayı durdurmak ve bunun koşullarını saptamak üzere imzalanan ateşkes anlaşması (30 Ekim 1918). Mondros Mütarekesi, Limni adasının Mondros limanında demirli bulunan | İngiliz savaş gemisi Agamemnon’da, I Osmanlı Devleti adına Bahriye nazırı | Hüseyin Rauf Bey (Rauf Orbay), Hariciye Nezareti müsteşarı Reşat Hikmet Bey ve 8. Ordu kurmay başkanı yarbay Sadullah Bey tarafından 27 Ekimde başlayan görüşmeler sonunda imzalanmıştır.

Birinci Dünya savaşı sonunda başta Almanya olmak üzere İttifak Devletleri’nin yenik düşmesi ve Osmanlı ordusunun savaşma gücünü yitirmesi üzerine, Osmanlı Devleti savaşı sona erdirmek zorunda kalmıştı. Bununla birlikte, A.B.D. başkanı Wilson’un 8 Ocak 1918’de ilan ettiği bildirisinin (Ondört ilke) 12. maddesinde Osmanlı Devleti’nin Türk olan bölgelerinde Türklere egemenlik hakkı tanınması gerektiği açıklanmış, İngiltere başbakanı Lloyd George da İngiltere Parlamentosu’nda bu doğrultuda bir konuşma yapmıştı. Osmanlı devlet adamları bu ortamda elverişli koşullarla bir anlaşma yapılabileceğini düşündüler. Sadrazam İzzet Paşa hükümetinin savaşın durdurulması için iyimser bir görüşle öne sürdüğü koşullar özetle şöyleydi: Barış anlaşması imzalanıncaya kadar Boğazlar Yunan savaş gemileri dışında tüm gemilere açık olacak, Boğazların güvenliği Osmanlı Devleti’nce sağlanacak, ancak barış anlaşmasının imzalanmasına kadar İngiliz subayları isterlerse denetçi olarak bulunabilecekti. Osmanlı ordusunun barış döneminde gerekli olan bölümünden fazlası terhis edilecekti. Osmanlı ülkesine asker çıkarılmayacak ve ulusal onurunu incitecek hiçbir istek benimsenmeyecekti.
Buna karşılık, Mondros’ta yapılan görüşmeleri İtilaf Devletleri adına yürüten İngiliz amirali Galthorpe, çok ağır koşullar içeren bir anlaşma önerisiyle geldi. Osmanlı delegeleri, bu koşulları yumuşatmaya çalıştılar. Ne var ki, 30 Ekim 1918’de amiral Galthorpe, bir ültimatom vererek, anlaşmanın hemen imzalanmasını istedi, imzalanmazsa görüşmelerin sürdürülemeyeceğini bildirdi. Bunun üzerine Osmanlı delegeleri Mondros Mütarekenamesi’ni imzalamak zorunda kaldı. 31 Ekim 1918’de de tüm cephelerde ateşkes uygulanmasına başlandı. Mondros Mütarekenamesi’nin öngördüğü hükümler, Osmanlı Devleti’nin bağımsız ve egemen bir devlet olarak varlığına son veriyordu. Mütarekena-menin 7. maddesine göre İtilaf Devletleri, güvenliklerinin tehdit edildiğini düşündüklerinde, düedikleri yeri işgal edebileceklerdi (Osmanlı ülkesi bu maddeye dayanılarak işgal edilmiştir). Öte yandan, Osmanlı Devleti’nin mütareke imzalandığı sırada, işgal altında bulunmayan yerlerdeki askerleri terhis edilecek, işgal altında bulunan yerlerdeki askerleriyse savaş tutsağı işlemi görecekti. Mondros Mütarekenamesi’nin öteki maddeleriyse şu hükümleri taşıyordu: Boğazlardan geçiş serbest olacak ve buradaki istihkâmlar İtilaf Devletleri’nce işgal edilecek (madde 1); mayınlanmış yerler Osman Devleti’nce gösterilecek ve bunların temizlenmesi için Osmanlı Devleti yardım edecekti (madde 2-3).
Osmanlı Devleti’nin elinde bulunan bütün savaş tutsaklarının koşulsuz olarak geri verileceği de hükme bağlanmıştı (madde 4). Tüm Osmanlı savaş gemileri teslim edilecekti (madde 6). Toros Tünelleri’nin işgal olunacağı da kabul edilmişti (madde 10.) Haberleşme, demiryolları ve iaşe işleri İtilaf Devletleri’nin denetimine geçecekti (madde 12,15, 21). Ayrıca İtilaf Devletleri, bütün limanlardan, tersanelerden, kömür ve akaryakıt kaynaklarından yararlanabileceklerdi (madde 8, 9, 14). Osmanlı Devleti’nin egemenlik haklarının alınması demek olan bu mütarekenamenin hükümleri, İtilaf Devletleri’nce, anlaşma koşullarının çerçevesini aşan bir sertlikle uygulanmaya başlandı. Mütarekeden sonra, İttihat ve Terakki Partisi ileri gelenleri ülkeyi terk ettiler. İtilaf Devletleri, İstanbul’a girdiler. İtalyanlar, Antalya’yı; Yunanlılar, İzmir’i; Fransızlar, Adana, Maraş ve Antep’i işgal ettiler. Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr Anlaşması’ nı tanımayan Mustafa Kemal Paşa ve Türk ulusu. Kurtuluş Savaşı’nı kazanarak, 24 Temmuz 1923’te imzaladığı Lozan Barış Anlaşması’yla yeni Türk devletini kurdu (Bkz. ATATÜRK. KURTULUŞ SAVAŞI, LOZAN BARIŞ ANLAŞMASI, OSMANLI İMPARATORLUĞU, TÜRKİYE).

Yorum yazın