Mayalarda Ticaret ve Ulaşım

Mayalarda Ticaret ve Ulaşım

Mayalarda ticaret büyük önem taşırdı. Maya dilinde “Ppolm” denilen tüccarlar, vergi dışı bırakılacak kadar önemli bir yer tutarlardı. Guatemala dağlık bölgelerine gidip gelen Yukatan tacirleri, yeşim taşı, değerli yanardağ taşları ve sadece Orta Amerika dağlık bölgelerinde az sayıda yaşayan güzel kuetzal kuşunun tüylerinden getirirlerdi. Maya ülkesinin dağlık bölgelerinde pamuklu dokuma, bal, tuz üretilirdi. Ticaret, yalnız Mayalara özgü değildi. Yukatan’da, Yarımadanın batısındaki Ksı Kalonko kasabası, Toltek ve Aztek’ler gibi Meksika kabilelerinin ticaret merkezi idi.
Kent-devletler arasında sık sık çekişmeler çıktığı için, tacirlerin yaşamı sürekli tehlikede idi. Çoğu zaman, kendi ordu ya da donanmalarının gözetimi altında iş yapmak durumunda kalırlardı.
Ticaret yapılan bölgeler, Karay ip adaları, Yukatan kıyıları ve Panama’nın güneyine kadar uzanırdı. Tacirler, küreklerini kölelerin çektiği 12 m. uzunluğunda, üzeri açık kanolarla yolculuk yaparlardı. Tulum gibi kıyı kentlerinde yaşayan halk, çiftçilikten başka balıkçılıkla da uğraşır, kurutulmuş balık, deniz kaplumbağası yumurtası, sedef kabukları satarlardı.
önemli kentler, geniş yollarla birbirlerine bağlanmıştı. Bu yollar, çevrelerinden yüksek kalacak biçimde (60 – 250 sm taştan yapılmış üzerleri kireçli çimentoyla döşenmişti. Halkın kendi yaptığı bu dümdüz yollar kilometreler boyunca uzanırdı. Yol kenarlarına, yaya gezgincilerin yorulduklarında dinlenmeleri için evler ve hanlar yapılmıştı. Mayalar, bu yolları araba tekerleklerinin ya da hayvan tırnaklarının kat edeceğini hiç düşünmemişlerdi. Çünkü tüm ulaşım yayan olarak yapılırdı. Tekerlek kavramı hiç gelişmemiş, yük hayvanlarından da hiç yararlanılmamıştı.
Yük hayvanları olmadığı için, dış pazarlara gidecek tüm malları Kızılderililer sırtlarında taşırlardı. Kat edilecek yol, kimi zaman elli-altmış km’yi bulurdu. Yolculuğu genellikle bütün aile bir arada yapar, ailenin en küçük çocuğu bile bir şey taşırdı.
Pazar yerleri kentlerin geniş meydanlarına kunılurdu. Bunların en önemlilerinden biri, Çiçen Itza’daki Savaşçılar Tapınağı’nın bin sütunlu avlusu idi. Bu alan, yaklaşık 210 dönüm büyüklüğündeydi. Burada büyük insan kalabalığı, yığınlarla sebze, meyve, et, balık, çanak, çömlek, çeşitli aletler, hayvanlar, kuşlar, kuştüyleri için pazarlık ederler, bunları alırlar, satarlar ya da değiş- tokuş ederlerdi. Pazarlara getirilen mallar arasında insanlar da vardı. Çünkü, Mayalarda köle ticareti önemli bir yer tutardı. Köleler, genellikle şanssız savaş tutsakları ya da yakın kentlerde daha önce yaşamakta olan insanlardan oluşuyordu.
Günümüz uygarlığıyla karşılaştırıldığında, Mayalarda para sistemi yoktu denilebilir. Az bulunan ve değeri yüksek olan kakao tanecikleri çoğu zaman para yerine kullanılırdı. Mayaların arasında sahte değiştirim maddeleri yapan kalpazanlar da bulunurdu. Bunlar, bir müşteriyi ya da
taciri kandırmak için, kimi zaman içi boş kakao tanelerini toprakla doldururlardı. Tüccarlar, dolandırılmamak için her taneyi ısırarak ya da sıkarak gerçek olup olmadığına bakarlardı. Rahip Landa’nın verdiği bilgilere göre o dönemde, bir kölenin değeri yüz kakao tanesi dolayında idi.

Yorum yazın