Kafkas Cephesinde Rusların Geri Çekilmesi

Kafkas Cephesinde Rusların Geri Çekilmesi

Kafkas Cephesi’nde bir süre savaş olmadı. Ancak Rus Ordusu’nun çekilmesinden sonra, Van’da toplanan Ermeni taburları örgütlerini genişlettiler. Bu güçler, daha önce Rusların elinde bulunan Türk topraklarını ele geçirdiler. Bölgedeki Türklere ağır saldırılar yapıldı, yer yer toplu öldürme yoluna gidildi. Bunun üzerine, Vehip Paşa komutasındaki Üçüncü Ordu, Bitlis’ten Tirebolu’ya kadar uzanan cephede altı koldan saldırıya geçti. 7 Şubat 1918’de Kelkit, 13 Şubatta Trabzon, 12 Mattta Malazgirt, Hınıs ve Erzurum, 16 Martta Köprüköy ve Tortum, 25 Martta Oltu geri alındı. Böylece, 1914 yılındaki Osmanlı- Rus sınırı yeniden oluşturuldu. 8 Nisanda da Van kurtarıldı. Bundan sonra Kars, Ardahan ve Ba- tum’un ele geçirilmesi için, 26 Martta Yakup Şevki Paşa (Subaşı) komutasında hazırlanan dört tümenlik özel grup, Romanya’dan getirilen ve Altıncı Kolordu emrine verilen iki tümenle birlikte 30 Martta Üçüncü Ordu Karargâhının bulunduğu Ezurum’da toplandı. Yakup Şevki Paşa grubu Sarıkamış – Kars ve Ardahan bölgesine, 37′ nci Kafkas Tümeni de Batum’a doğru ilerledi. Ermeniler, Novo-Selim’e çekildiler. Ardahan 3 Nisan günü kurtarıldı. Ancak Batum’un ele geçirilmesi uzun sürdü. Çünkü Gürcüler, Almanların koruyuculuğunu kabul ederek 26 Martta Batum’- da bir anlaşma yaptılar. Daha önce Türkiye’nin hizmetinde bulunan General Von Kress Tiflis’e geldi ve Poti’ye çıkarılan iki Alman alayı bazı istasyonlarla
önemli bölgeleri ele geçirdi. Böylece Almanlar yalnızca Gürcistan bölgesini değil, Ba- kü ile birlikte tüm Güney Kafkasya’yı Gürcistan adına ele geçirmek istediler. Batum ve Çüruksu, 14 Nisanda Türk kuvvetleri tarafından kurtarıldı. 25 Nisanda da Kars, Ermenilerden alındı. Arpaçay’a kadar olan bölge kesinlikle Türklerin oldu. Ermenileri barışa zorlamak amacı ile Vakup Şevki Paşa grubu, Tiflis üzerine yürüdü. 15 Mayısta Gümrü’ye, 26 Mayısta Karakilise’ye girildi. Bu durum karşısında, Nazarbekof komutasındaki Ermeni kolordusu doğuya çekildi. Güneyde İran topraklarına girildi. Ermenilerin isteği üzerine, 4 Haziran 1918’de Batum’da barış yapıldı.
Almanlar ise Kafkasya’da silahlandırdıkları Gürcü ve Tatarları, İran içinden Hindistan’a yönelterek, İngiliz sömürgelerine doğru uzanmak istediler. Bunun üzerine ingilizler, birliklerinin bir kısmını Bakü’de topladılar. Irak ve Filistin cephelerindeki İngiliz güçlerinin bu bölgelerdeki Türk birliklerine karşı saldırıya hazırlanmaları, bunun yanısıra Musul, Şam ve Halep’i tehdit etmeleri karşısında, gerekli önlemler alınamadı. Bunun tersine, Türkistan’ı ele geçirmek isteğiyle, Üçüncü Ordu bir “Kafkas İslam Ordusu”na dönüştürüldü. Bu sonuçsuz serüven, ağustos ayında Tebriz’i alarak Tahran’a ve güneye sarkan İngilizlerin Irak’taki güçlerinin gerisini etkilemek amacına yöneltildi. Hazar Denizi batı kıyılarına, Volga nehrine doğru ilerlendi. Ancak Suriye ve Irak cephelerinde İngilizlerin giriştikleri saldırılar ağır yenilgiyle sonuçlanınca, bu karar ve saldırının yersizliği anlaşıldı, geri çekilmek zorunda kalındı.
Bağdat’ın düşmesinden sonra Irak Cephesindeki Altıncı Ordu’nun bir bölümü Dicle, diğer bölümü Fırat vadilerine yerleşmişti. Büyük kısmı ise Kerkük’teydi. Destek yönünden çok yetersiz olan ordunun savaşabilecek gücü ancak 8 bin kişi kadardı. İngilizlerin cephesindeyse bir İngiliz ve beş Hint tümeniyle bağımsız birkaç alay vardı. Mart ayında saldırıya geçen İngilizler, cephelerdeki Türk ordusunu geri çekilmeye zorladılar, ancak Kerkük grubu karşısında başarısızlığa uğradılar.
ingilizler, 23 Ekimde Musul’u ve buradaki petrol kaynaklarını ele geçirmek amacı ile yeniden savaşa girdiler. Dicle grubunu ağır bir yenilgiye uğrattılar, 3 Kasımda Musul’a girdiler.

Yorum yazın