Japonya’da Meiji Dönemi (1853-1889)

Japonya’da Meiji Dönemi (1853-1889)
1854’ten itibaren limanlar birer birer Batılılara açıldı. Ne var ki, bu Batı’ya dönüş siyaseti tutucular arasında tepki yarattı. Şogun aleyhtarı devrimciler bu hoşnutsuzluktan yararlandılar. 1859’da ilk olay patlak verdi. Diplomatlar öldürüldü. Güneş klanları şogunu tanımadıklarını ilân ettiler. Zor durumda kalan şogun tavizler verdi. 14 Ekim 1867’de Tokugava soyunun son şogunu Keiki iktidarı imparatora devrettiğini ilân etti. 700 yıl süren ikili iktidar sona ermişti.
İmparator Komey ölmüş, yerine oğlu Meyci Tenno (1866-1912) geçmişti. Meyci tarihin tanıdığı en büyük devlet adamlarından biri oldu. Ülkeyi anarşiden kurtarmak için hemen harekete geçti. Şogunluk yanlılarını ezdi. 1868 yılı, Meyci’nin aydınlık iktidar döneminin başlangıcıdır. Şogun isyanı sona ermişti, şogunluk rejiminin yıkıntıları üzerine otokratik imparatorluğun temeli atılıyordu.
Klanlar meclisi hâlâ yabancı düşmanlığını sürdürüyordu, fakat Japonya artık, güçlü dünya devletleri safına girme kararındaydı. Geçmişe bağlı kalmış derebeylik Japonya’sının merkeziyetçi bir devlete geçişiyle başlayan devrim, Batılılaşma uygulamasıyla bütünleniyordu. Hedefi, Avrupa’ya güçlü bir rakip olabilmek için Avrupalılaşmak, ama her zaman Japon kalmaktı.
Mikado devrimleri gerçekleştirmek için en yetenekli kişileri seçti. Bu dizi siyasi ve sosyal reform yaptı. Derebeylik kaldırıldı. Toprak köylüye dağıtıldı. İsyanlar 1878’e kadar sürdü. Yeni otokrat iktidar, radikallere karşı çıkarak tutucuları ve bir anayasa yaparak liberalleri kendi safına almayı başardı.
Ülke, iktisadi alanda da reformlarıyla gelişme yoluna girmişti; elektrik ve demiryolu, ticaret filosu, fabrikalar, özellikle dokuma sanayii ülkeyi zenginleştiren teknik atılımlardı. Kara ve deniz ordusu Alman örneğine göre yeniden düzenlendi. 1894’te Kore’ye saldırı yeni bir Uzakdoğu sorunu yarattı.

Yorum yazın