İngiltere’de Reform Hareketleri

İngiltere’de Reform Hareketleri

PİTT VE TORY LER YÖNETİMİNDE İNGİLTERE (1792-1815)

Fransa’da doğan devrimci fikirler, hanedana ve dine bağlı olan İngiliz halkının düşüncelerine aykırı düşmüş, bu durumdan yararlanan kral ve kilise daha da güçlenmişti. Büyük çoğunluk, devrim taraftarlarına karşı harekete geçen yönetici sınıfla aynı fikirdeydi. 1 Ocak 1801’de İrlanda İngiltere ile birleşiyordu. Kıta ablukası döneminde mücadelenin gittikçe kızışması, savaş yanlısı Tory’lerin tekrar iktidara gelmesine yol açtı.
1815’te İngiltere gelenekçi ticaret anlayışına bağlı kalmakta devam ediyordu; millet, önce kendi kendine yetmek, ancak artan malları ihraç etmek durumundaydı. Sanayi devriminin etkisi yavaş yavaş görüldü. Daha fazla söz hakkı isteyen yeni, sosyal gruplar ortaya çıkardı. İngiltere’yi Avrupa’nın diğer tutucu güçlerinden ayıran,
XVIII. yüzyıl filozoflarının hayran olduğu “ılımlı” monarşisiydi. Milletin temsilcisi parlamento, krallığın yönetiminde en etkin organ haline gelmişti. Ama Avam Kamarası, 16 milyon nüfuslu bir ülkede, 400.000 kişilik zengin bir azınlık tarafından seçiliyordu. Lordlar Kamarası, arazi sahibi yüksek soylu sınıfı temsil ediyordu. Avam Kamarası ise, toprak sahibi senyörler ve yeni zenginlerden kuruluydu.

İNGİLTERE’DE REFORM GİRİŞİMLERİ (1815-1822)

1815- 1822 yıllan arasında İngiltere kendine özgü bir gelişim içindeydi. Büyük toprak sahipleri küçükleri yutuyordu. Diğer üretici devletlerin rekabeti, büyük arazi sahipleri için bir tehlike teşkil ediyordu. Toprak sahibi soyluların teşvikiyle İngiltere koruma siyaseti güdüyordu. Ama 1815’ten sonra, tarım İngiltere’sinin karşısında sanayi Ingiltere’si gittikçe güç kazandı. Bu yeni güç, ileri görüşlü şeflerin önderliğinde reformlara girişecek bir yeni-Tory akımının doğmasına yol açtı. Ingiltere’de özellikle sanayi, ulaşım hızla gelişti.
1825’te İngiltere’de demiryolu devrinin açılışıyla, tarım ve sanayi arasındaki mücadele kızıştı. İktisadî alanda, tüketimin azaldığı dönemlerde üretim fazlası ihracatı zorunlu hale getirmiş, himayecilik gevşeyerek serbest mücadeleye doğru ilk adım atılmıştı. Siyasi gelişim, birkaç büyük ailenin çıkarlarına bağlı gelenekçi Tory ve Whig partilerinin, 1815’te tahmin edemedikleri kadar hızlı oldu. Radikallerin ortaya attığı yeni fikir ve yöntemler de bu gelişmeye katkıda bulundu. Sonunda Tory’lere karşı Whig’ler ile birleşerek, ilk seçim reformunun gerçekleşmesine katkıda bulundular.
İktisadî bunalım genel bir memnuniyetsizlik yaratınca, muhalefet bütün yurttaşlara oy hakkı tanınmasını isteyen propagandayı yeniden başlattı. 1822’den sonra gerçekçi görüşlü üç devlet adamı, Dışişleri Bakanı Canning, Ticaret Bakanı Huskisson ve İçişleri Bakanı Robert Peel İngiltere’de reformlar dönemini başlattılar. Himayecilik yavaş yavaş gevşetildi. Âcil İktisadî sorunlara çare arandı. İthalât ve ihracat üzerindeki kısıtlamalar

azaltıldı. Bu arada sosyal reformlar da gerçekleşiyordu. Başbakan Grey zamanında işçilerindışında oy hakkı yaygınlaştı.

Yorum yazın