İLK DOSTLUK ANTLAŞMASI (1830-1846)

İLK DOSTLUK ANTLAŞMASI (1830-1846)
XVIII. yüzyıla kadar Fransa’nın sömürgecilik anlayışında hiçbir değişiklik olmadı. Sömürgeler siyasî ve İdarî bakımdan anavatana bağlıydılar. Fransızların Afrika’daki girişimleri birkaç cesur gezginin yaptığı keşif seyahatlerinden öteye gitmiyordu. Fransız misyonerleri ve denizcileri, çalışmalarını Okyanus’ta ve Yeni Kaledonya’da sürdürüyorlar, kâşiflerle işbirliği yapıyorlardı. Fransa’nın denizaşırı ülkelerde sömürgeler edinmesi, Afrika’daki topraklarını genişletmesi, Akdeniz’de üstünlük sağlaması İngiltere’yi kuşkulandırıyordu. 1841’- den sonra İngiltere Fransa’ya karşı ılımlı bu politikaya döndü. Böylece Fransa ve İngiltere arasında bir “dostluk antlaşması” yapıldı. İngiltere böyle bir anlaşmadan İktisadî menfaat umuyordu. Fransa’da da muhalefet ve kamuoyu İngilizlere karşıydı.

Bu koşullar altında dostluk antlaşması daha ilk günlerinde bozulma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Deniz ticaretinde iki ülke arasındaki rekabet ve Akdeniz sorunları yüzünden çıkan birkaç olay bu antlaşmanın sonu oldu. Esir ticaretiyle mücadelede, Tahiti’de, Fas’ta, İspanyol prenslerinin koca seçiminde… İki ülke her yerde, her konuda mücadele halindeydi.
Fransa ve liberal Avrupa, yirmi yıldan beri, Avusturya ile İngiltere arasındaki anlaşmazlıktan yararlanmıştı. Avrupa halklarının ümitlerinin yeniden doğduğu bu dönemde, Guizot ile Metternich arasında meydana gelebilecek bir yakınlaşma onların davası için zararlı olurdu. Acaba sonunda hangisi daha etkili olacaktı, hane-. dana bağlılık mı, yoksa karşı anlayış mı?

Yorum yazın