İkinci Fransa İmparatorluğu (1852-1870)

İkinci Fransa İmparatorluğu – İkinci İmparatorluk Fransası (1852-1870)

İktisadî devrim devam ettiği sırada sosyal demokrasinin uğradığı başarısızlık, Fransa’yı diktatörlük rejimine sürüklemişti. 2 Aralık 1852’de kurulan ikinci İmparatorluk bir hükümet darbesinden doğdu. 1852 Ocak’ında konsüllük dönemine girilmişti. On yıl için seçilen başkan yürütme gücünü elinde tutuyordu, yasalar üstünde de söz sahibiydi ve ülkeyi Bakanlar Devlet Konseyi ve Yasama Meclisi aracılığıyla yönetmekteydi.
Louis-Napoléon Cumhuriyeti bir süre korumayı çıkarı için elverişli gördü. Bununla birlikte, hükümetin mo- narşik görünüşü giderek kesinleşti. 7 Kasım’da senato kararıyla, soydan geçme imparatorluk unvanının yeniden konması önerildi ve 21-22 Kasım plebisitiyle karar onaylandı. Artık kesinleşen İkinci İmparatorlukla bütün yetki Napoléon IH’teydi.
Bu kişisel rejim, diktatörlüğü daha da güçlendiren bir siyasî ve İdarî merkeziyetçiliğe dayanıyordu.
Bu ara, Avrupa’nın diğer ülkeleri gibi Fransa da üretimi geliştirme yoluna girmişti. İmparator bu hareketi hızlandırmaya uğraştı. Kamu refahının sağlanması için hükümetin özel girişimleri teşvik etmesi, uygun yasaları çıkararak doğrudan doğruya işe karışması gerekliydi. Büyük yenilik, 23 Ocak 1860’ta İngiltere ile bir ticaret antlaşmasının imzalanması oldu. Gizlice imzalanan antlaşma, “gümrükler konusunda gerçek bir hükümet darbesi” olarak yorumlandı. İki ülke arasındaki yasaklayıcı tarifeler kaldırılmış, gümrük vergilerinin çoğu azaltılmıştı. Serbest mübadelenin Fransa’ya sokulması İktisadî bakımdan başarılı, siyasi bakımdansa etkisiz oldu.
Sosyal sınıflar arasındaki uçurumun derinleştiği bu yıllarda, işçiler ikinci imparatorluğun kendileri için hiçbir şey yapmamış olduğunu farke- diyor ve kendilerinden başka kimseye güvenmemeyi öğreniyorlardı. 1864 seçimlerinde ilk defa bir işçi aday gösterildi. İmparatorun sosyal siyaseti başarısızlıkla sonuçlanmıştı. İşçi sınıfının 2 Aralık’ta doğan imparatorluğa karşı muhalefeti, ister istemez cumhuriyetçilerin ve liberallerin muhalefetiyle birleşti.
Otoriter rejim 1859’dan sonra bir dizi tavizle gevşedi. Genellikle muhafazakârların desteğini kaybetmişti. Katolikler İtalya siyasetine karşıydılar; sanayiciler ticaret antlaşmasından hoşnut değillerdi; liberallerin desteğini de, cumhuriyetçilerin desteğini de sağlayamadı.
1870’de plebisitle kabul edilen parlamentor imparatorluk ancak birkaç ay yaşayacaktı.

Yorum yazın