İkinci Dünya Savaşı Suçluları

İkinci Dünya Savaşı Suçluları
Almanya’yı İkinci Dünya Savaşı’na sürükleyenler, Nürnberg kentinde bağlaşık devletler tarafından yargılandılar. Yargılama kararı, Moskova’da yapılan toplantıda alınmış ve bu konuda 30 Ekim 1943 günü bir de bildiri yayınlanmıştı. Suçluları yargılayacak Uluslararası Askeri Mahkeme, 8 Ağustos 1945 günü Londra’da kuruldu. İngiltere, Birleşik Amerika, Fransa ve Sovyetler Birliği tarafından seçilen birer yargıçtan oluşan yargıçlar kuruluna, İngiliz Lawrence başkan seçildi. Suçlamalar, savaş hazırlıklarının ve Avusturya, Çekoslovakya, Polonya ile Sovyetler Birliği’ne karşı yapılan saldırıların sorumluları yanında, toplama kamplarının, Yahudilere karşı girişilen kovuşturma ve kıyımların, ele geçirilen ülkelerde uygulanan kıyımın, Nazi Partisi’nin, SS’lerin,
Geştapo’nun işlediği suçlardaki sorumlulara yöneltildi. Goebbels ve Hitler öldüğünden, duruşmalara hepsi Alman olan 23 sanık katıldı. Robert Ley, duruşmalardan önce canına kıydı. Duruşmalar 20 Kasım 1945 günü başladı, 31 Ağustos 1946 gününe dek sürdü. Kararlar aynı yılın 30 Eylül – 1 Ekim günleri açıklandı. 22 sanığın 12’si ölüm cezasına hüküm giydi. Ancak Goering de 14 Ekim günü canına kıydığından ve Bormann da ele geçmediğinden, 15 Ekim günü yalnızca 10 kişinin cezası uygulandı. Asılarak ölüm cesazı uygulanan hükümlüler şunlardı: Joachim von Rib- bentrop, Mareşal von Keitel, Ernst Kaltenbrun- ner, Rosenberg, Hans Frank, Streicher, \Vilhelm Frick, Sauckel, Alfred Jodl, Seyss-lnquart.
Diğer sanıklardan Rudolph Hess,WaltherFunk ve Roeder yaşam boyu hapse: von Schirach ve Speer 20’şer yıl; amiral Kari Dönitz ve von Neu- rath 15’er yıl hapse hüküm giydiler. Franz von Papen, Schacht ve Fritzche ise suçsuz bulundular.
Hitler tarafından Alman halkını siyasal ve ruhsal yönden etkisi altına almakla görevlendirilen Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı Joseph Paul Goebbels, 1945’te Berlin düşmeden kısa süre önce zehir içerek canına kıydı. Toplama kamplarını kurduran ve milyonlarca Yahudi için ölüm kararı veren Hitler’in ünlü İçişleri Bakanı Heinrich Himmler, 1945’te İngilizlere tutsak düştü, kısa süre sonra da siyanür kapsülü çiğneyerek kendini öldürdü. Alman polis örgütünün şefliğini uzun yıllar yapan, 1940’ta Almanların ele geçirdiği ülkeler Gestapo genel komiserliğine atanan Reinhard Heydrich, 1942 yılında Prag’da Çek yurtseverleri tarafından öldürüldü.
İtalyan diktatörü ve faşizmin kurucusu Benito Amilcare Andrea Mussolini ise, 1945 Nisanında bağlaşık güçlerin ülkesine girmesi sırasında, kaçmak için yollar aradı. Çabaları boşa çıkınca, Alman askeri kılığına girerek İsviçre’ye kaçmaya çalıştı. 28 Nisan günü İtalyan direniş örgütü tarafından yakalanarak öldürüldü, cesedi Milano’da baş aşağı asılarak halka gösterildi.
Diğer İtalyan faşistlerinden yıllarca Adalet ve
Dışişleri Bakanlıkları yapan Dino Grandi, İngilizlerle yakınlaşma sağlamaya çalıştığı için, 1944 yılında partisinin kurduğu bir mahkemede ölüme hüküm giydi. Ancak yurt dışına kaçtığı için idam edilemedi. İtalya nın kurtuluşundan sonra politikadan çekildi. İtalyan Hava Mareşali İtalo Bai- bo, Mussolini’nin sağ koluydu. Halk tarafından fazlaca sevilmesinden hoşlanmayan ve bundan kuşkulanan Mussolini, onu 1939’da Libya’ya vali olarak gönderdi.
1940 yılında İtalyan uçaksavar birliklerinin bir hatası yüzünden, Tobruk üstünde uçağı düştü ve öldü. Mareşal Emilio De Bono, 1942’de Devlet Bakanı atanmıştı. Mussolini’nin düşmesiyle sonuçlanan büyük faşist konseyinin toplantısına katılmıştı. Birkaç ay sonra 1944’te tutuklandı ve idam edildi. O da Mussolini’nin kurbanı olmuştu. Mareşal Rodolfo Graziani, Mussolini’ nin cumhuriyetçi hükümetinde Harbiye Bakanı olarak hizmet etmişti. Savaştan sonra tutuklandı ve yargılandı. Yirmi yıl hapse hüküm giydi. Beş yıl sonra, 1950’de serbest bırakıldı. İtalyan faşizminin kurucularından ve Mussolini’nin Milli Eğitim Bakanlarından felsefeci Giovanni Gentile, direnişçiler tarafından 1944 yılında yakalanarak öldürüldü. Gene faşizmin kurucuları arasında yer alan, partinin genel sekreterliğine getirilen, Mussolini
tarafından Devlet Bakanı olarak atanan Ro-
berto Farinacci’nin de sonu, tıpkı Gentile gibi oldu. İtalyanın kurtuluşu sırasında yakalanarak yargılanmadan kurşuna dizildi. Yedi yıl Milli Eğitim Bakanlığı yapan gazeteci Giuseppe Bottai, mecliste Mussolini’ye karşı bir görüşü desteklediği için, 1944’te hıyanetle suçlandı. Cezayir’e kaçarak canını kurtardı. Kendisinin hazır bulunmadığı mahkemede ölüm cezasına hüküm giydi. Kurtuluştan sonra ülkesine döndü.
Aynı şekilde, Japonya’da da savaş suçluları hakkında mahkemeler kuruldu, suçu görülenler ağır cezalara çarptırıldı. Bu arada, Pearl Harbor baskını yapılması fikrini ortaya atan Genelkurmay Başkanı Amiral İsoroku Yamamoto, bir teftiş gezisi yapacağını öğrenen Amerikalılar tarafından uçağının düşürülmesi sonunda, 1943 Nisanında can verdi. Aynı uçakta, Ingiliz ve Amerikan savaş gemilerine kök söktüren Amiral Yamamoto İsoroku da öldü. Savaş yıllarında Başbakanlık ve Savaş Bakanlığı yapan asker liderlerden General Tojo Hideki, savaş sonunda tutuklanarak yargılandı, ölüm cezasına hüküm giydi. Tokyo’da asıldı.
Almanlar tarafından ele geçirilen ülkelerde işbirlikçi olmakla suçlanan kişiler için de mahkemeler kuruldu, türlü cezalar uygulandı.

Yorum yazın