Gümülcine Tarihi

Gümülcine Tarihi

Gümülcine tarihî bir türk şehridir. En eski çağlarda Phoros, helenistik devirde Porsülae adiyle anılan bu’ şehir Türkler tarafından alınınca adı Gömenci’ye çevrildi. Fatih Sultan Mehmed devri arazi defterlerine adı Gümülcine olarak geçti.
Trak kabüelerinden Odrys’lerin eski bir şehri olan Gümülcine, bu kabilenin kurduğu fe odal krallığın yıkılması üzerine M.ö. V. yy.da Perslerin, M.ö. IV. yy.da da Makedonya kralı Philippos II’nin eline geçti. Galat saldırısında (M.ö. 280) yıkıldı Makedonya krallığının Roma imparatorluğuna katılması üzerine (M.ö. 168) Gümülcine de, bu imparatorluğa bağlandı. Roma ve Bizans devrinde adı Komarkhia idi. Gümülcine, 1361’de Türklerin eline geçti. Murad I’in (Hüdavendigâr), Evrenos Bey kumandasında gönderdiği akıncı kuvvetleri Dimetoka’dan başka Gümülcine’yi de aldı. 1371’de, Rumeli beylerbeyliğinin uç merkezi İpsala’dan Gü- mülcine’ye kaydırıldı, batıya yöneltilen akınların idare merkezi, Serez’in uç merkezi olması üzerine Gümülcine, Paşa sancağına bağlı bir kadılık oldu (1385). XIV. yy. sonlarında Nevrekop ve Zihne ile üç zeamete ayrılan Gümülcine’de 588 köy; 82 mezraa, 7 çiftlik ve 1 Tanrıdağı Yürük cemaati vardı. Gümülcine’ye, alınışından hemen sonra türkler yerleştirildi. Gümülcine bölgesinin türkleştigi, Edirne’de Muradiye imareti vakıf kaynaklarında geçen Ardıçlı, Uzuntepe, Çalılı, Kütüklü, Dursun, Akpmar gibi türkçe köy adlarından da anlaşılır.
1471 Yılında Alâiye kalesinin Gedik Ahmed Paşa tarafından alınması üzerine, Gümülcine, Alâiye beyi Kılıç Arslan Beye dirlik olarak verildi. Şehir, on yedinci yüzyılın sonlarına doğru arpalık olarak ilmiye sınıfına ıkta edilmekte idi.
Gümülcine’nin osmaiılı tarihinde en çok önem kazandığı devirler, Avrupa’daki osmaıî- lı sınırlarının daralmağa başladığı zamanlara rastlar. 1828 Osmanlı-Rus savaşından sonra Edirne beş sancaktan kurulu bir vilâyet haline getirilince, Gümülcine, bu vilâyetin Filibe sancağına bir kaza merkezi o- larak bağlandı. Gümülcine, 1879 yılında yeniden düzenlenen Edirne vilâyetine bağlı birinci sınıf bir osmanlı sancağı haline getirildi. Bu yeni sancak, tskeçe, Darıdere, Sultanyeri ve Ali Çelebi gibi dört kazadan meydana geliyordu.
Balkan savaşı sırasında (1912) osmanlı kuvvetlerinin yenilmesi üzerine, Gümülcine de Osmanlı devletinin elinden çıktı.
Edirne’nin geri alınmasından sonra Hurşid Paşanın bulgar işgalindeki osmanlı topraklarına gönderdiği akıncı kuvvetleri, Kuşçubaşı Eşref ve Süleyman Askerî Beylerin kumandası altında Ortaköy, Koşukavak, Mestanlı ve Kırcaali’yi aldılar, 31 ağustos 1913’- te Gümülcine’ye girdiler. Burada, Garbî Trakya Geçici hükümeti adlı bir hükümet kuruldu ve başına da müderris Salih, Efendi getirildi: Böyle bir hükümetin varlığı Sofya ve İstanbul’da tedirginlik yarattı. Batı Trakya’yı alan Kuşçubaşı Eşref ve Süleyman Askerî Beyler geri çağırıldı. 1913 Yılı sonbaharında bağımsızlığını ilân eden Batı Trakya hükümeti, 25 eylül 1913 tarihinde yunan hükümetinden Bulgarlar karşısında destek görmeğe başladı. Yunanlılar, Bulgarların Ege denizi kıyılarına inmelerini istemedikleri için, Gümülcine hükümetine Dedea- ğaç’ı teslim ettiler ve para ile silâh vaadinde de bulundular. Bu yeni devletin merkezi Gümülciııe, bayrağı da ay-yıldızli, beyaz, yeşil, siyah renkli idi. Gümülcine hükümeti bu arada yeni devletin damgasını taşıyan posta pulları bastırmıştı. Fakat bu çaba ve direnişlerin hiç biri Gümülcine’nin Türkler elinde kalmasını sağlayamadı. Gümülcine, Birinci Dünya savaşı sonunda (1919 yılında) Fransızlar tarafından Bulgaristan’dan alınıp Yunanistan’a verildi ve Yunanlıların kurduğu Komotini vilâyetinin merkezi oldu. İkinci Dünya savaşında alman ordularının eline geçti. Harpten sonra, yeni yunan Trakya’sında, Rodop İdarî bölgesinin merkezi olarak kaldı,

Yorum yazın