Eski Yazı Biçimleri

Eski Yazı Biçimleri Hakkında Bilgiler
İlkel insan, tahta, taş, metal üzerine çeşitli simgeler kazıdığı, yazdığı ya da boyadığı zaman, henüz yazı dediğimiz iletişim dizgesini kullanabilmekten çok uzaktı. Ama, bu simgeler zamanla nesneleri tanımlayan özel işaretler biçimini aldı ve insan, bu resimleri kullanarak düşüncelerini başkalarına iletebilmenin yollarını aramaya başladı. Su, insanı yazıya götüren ilk adımdı. Gün geldi, resimlerden oluşan bu simgelerle insan çeşitli olayları, öyküleri betimlemeyi başardı. Böylece etkisinin kapsamı ve boyutları açısından, tarihinin en önemli gelişmesini başlatmış oldu.
Aslında insanlar, yazının ortaya çıkmasından binlerce yıl önce birbirleriyle iletişim kurabilmek için çeşitli yollar bulmuşlardı. Bu tür yöntemlerin geçmişi otuz bin yıl öncesine değin uzanır.
Hatta bunlardan bazıları dünyanın çeşitli yerlerinde hâlâ kullanılmaktadır. Örneğin davul ya da başka bir ilkel çalgı ile işaretleşmek, ateş ya da duman aracılığıyla haberleşmek, kullanılan iletişim yöntemleri arasındaydı. Çömlekler, kanolar, rengeyiği ya da sığırlar üzerine, mülkiyet belirtmek için konulan işaretleri de bir iletişim yöntemiydi. Bunun yanı sıra, bazı olayların, sayıların saptanması, unutulmaması için çeşitli kalınlık ve renklerde ipler üzerine atılan özel düğümlerden de yararlanılırdı. Bunlardan, eski Peruluların kullandığı “kipu”lar ünlüdür. Eski İskandinavya, Rusya ve Britanya’da aynı amaçla çentikli değnekler kullanılırdı.
Ne var ki, kazıbilimcilerin (arkeologlar) tüm çabalarına karşın, gerçek anlamda “yazı”nın ilk kez nerede ve ne zaman görüldüğü saptanamamıştır. Ancak, değişik zamanlarda ve birbirlerinden bağımsız olarak değişik insan toplulukları tarafından yaratıldığı sanılmaktadır. Yazının kökenine ilişkin öteki bir veri de, İ.ö. 3500 yıllından önce bütünsel bir yazı dizgesinin var

Yorum yazın