Enderun nedir

Enderun nedir Topkapı sarayının üçüncü kapısı olan Babüssaade’den sonra gelen üçüncü ve dördüncü bölümlerdir. Akağalar kapısı da denilen Babüssaade’ den geçildikten sonra tam karşıda Arz odası vardır. Padişah, divan üyelerini ve elçileri burada kabul ederdi. Üçüncü bölümde Küçük oda, Büyük oda, Seferli koğuşu, Kiler odası, Hazine odası, Has oda, Akağalar camisi, III. Ahmet kütüphanesi ve Harem’e geçilen kapı bulunmaktadır. Dördüncü bölüm, doğrudan doğuya padişaha ayrılmıştır Buradan
Marmara, Boğaz ve Haliç görülür. Bağdat köşkü, Revan kasrı, Sarık odası, Karamustafa paşa köşkü, Mecidiye kasrı ve lâle bahçesi bu bölümdedir Enderun’da işleri görmek üzere çok düzenli bir örgüt kurulmuştu. Burada saray ve devlet hizmetlerinde çalışacak olanları yetiştirmek üzere Enderun mektebi (okulu) vardı. Bu okula acemi oğlanların zeki ve yetenekli olanlarıyla ülkenin ileri gelenlerinin okumaya hevesli çocukları alınırdı. İkinci bir Enderun mektebi de Galatasaray’da açılmıştı. Enderun mektebinin öğrenim süresi on dört yıldı. Enderun mektebine alman çocuklar, Küçük odada derse ve göreve başlarlardı. Burada okuma yazma ve Kur’an öğrenirler, spor hareketleri ve askerlik talimleri yaparlardı. Küçük ve Büyük odalarda öğrenim gören gençler, bir yandan da padişahın ve sarayın çeşitli hizmetlerinde çalışırlardı. Bu hizmetlerine karşılık kendilerine gündelik verilirdi. Daha sonra geçilen Seferli odasında, öğrenciler normal öğre-. nimleri yanında yeteneklerine göre bir sanatla ilgilenmek zorunda idiler. Silah kullanmak, ata binmek isteyenler de lokmacı ve bamyacı takımlarında silahşor olarak yetişirlerdi. Sanat ve bilime ilgi duyan öğrenciler için zamanın değerli sanatçıları ve bilginleri öğretmen olarak görevlendirilirdi. Bu odadaki gençlerin en kıdemsizi bile subay sayılırdı. Başlarında «saray kethüdası* denilen albay ile on iki subay vardı. Kiler koğuşu ve Hazine koğuşunda öğrenimlerini tamamlayanlar, ağalık derecesine yükselirlerdi. Kilerliler, padişahın yiyeceği ile ilgili işlerde bulunurlardı. Hazine dairesindekilerin komutanı olan «lıa- zinedarbaşı», sancakbeyi derecesinde bir generaldi. Yanında beş yüksek rütbeli subay vardı. Hazine dairesinin en önemli görevi, dört büyük salonu kaplayan Enderun hâzinelerini korumaktı. Burada milyonlarca parça mücevher, sandıklar dolusu altın-ve gümüş para, çok değerli kürkler, halılar, kumaşlar, tarihi değeri olan her türlü eşya ve kitaplar, hediyeler saklanırdı. Hazinedarbaşı, saray hizmetinden ayrılırsa, beylerbeyi o lurdu Bu daireye, padişahtan başka tek başına kimse giremezdi. Hâzineye 20 -30 kişinin birden girmesi kanundu. Hazi- ne-i hümayun denilen bu imparatorluk hâzinesi, bir tutanakla yeni padişaha teslim edilirdi. Tarihî değeri olan hiç bir eşya hâzineden çıkarılamazdı. Altın ve gümüş para ise savaşlar için harcanır, padişahın has ve ganimet gelirleriyle yeniden doldurulurdu. Has odada Hırka-i Saadet ve Emanatı Mukaddese (Kutsal emanetler) bulunurdu. Has oda en yüksek sınıftı. Subayları hasodabası, silahdar, çuhadar, rikâbdar idi. Bunlara arz ağalan denirdi. Doğrudan padişahla görüşebilirlerdi.
Enderun’da sıkı bir disiplin vardı, Sancakbeyi derecesinde olanlar, haftada bir geceyi saray dışında geçirebilirlerdi. Öteki yüksek rütbeli subaylar, haftada yalnız bir gün şehre inebilirler, fakat gece dışarıda kalamazlardı. Küçük rütbeliller, ağalarının gözetiminde; şehre inebilirlerdi. Ancak sancakbeyi derece-sinde olanlar evlenebilirdi, ötekilerden evlenmek isteyenler, rütbelerine uygun bir görevle saraydan dışarı çıkarılırdı Böyle davranmaktaki amaç, disiplin ve terbiyenin bozulmaması ve,saraydan dışarıya haber çıkmamasıydı. Ünlü sanatçılar ve müderrisler dışında saraydaki görevlilerin yaşı otuzu geçmezdi, Enderunlular, yaşları otuzu bulmadan dışarıda bîr göreve atanırlardı.
Enderun okulu, çok sıkı ve uygulamalı eğitim • ve öğretimiyle benzeri olma-yan bir saray üniversitesi idi. Buradan binlerce komutan, devlet adamı, sanatçı ve yazar yetişmiştir
II, Mahmut zamanına kadar süren Enderun örgütü, 1833’te kaldırıldı ve yenisi kuruldu. Bu da 1908’de değiştirildi,

Yorum yazın