Emperyalist Rekabetler

Emperyalist Rekabetler

Bismarck iktidardan çekildiğinde, Almanya artık şansölyenin uğrunda çalıştığı Almanya değildi. Ama dünya da değişmişti. Afrika’da, Doğu’- da, Uzakdoğu’da, her yerde emperyalist güçler dengesine ihtiyacı vardı. 1890-1897 Fransız-Rus Antlaşması, sonra 1904 Fransız-İngiliz uzlaşması işte bu dünya çapındaki rekabetlerin- sonucunda doğdu.

FRANSIZ-RUS İTTİFAKI (1890-1897)
Bismarck’tan sonra Almanya, Rusya’yla anlaşması yenilemeyince iki ülkenin arası açıldı. Bu arada da Ruslar’ın Fransız düşmanlığı geçmekteydi.
Üçlü anlaşma 1891 ’de yenilendiğinde Rusya ve Fransa dostluk gösterileri yaptılar. Siyasi ve askeri anlaşma imzalandı. 1912’de donanıma da buna dahil edildi. İngiltere endişe duyar olmuştu.


AVRUPA’DA ANLAŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ (1891-1903)

Wilhelm’in dostluk gösterilerini Fransa yanlış anladı. Savaş zor önlendi. Fransız-Rus Antlaşmasından sonra, Almanya’nın tutumu gene tutarsızdı.
Müdahaleden kaçınma siyaseti Avrupa’da, özellikle Doğu sorunları konusunda yavaş yavaş kendini kabul ettiriyordu. İngiltere, daha Berlin Kongresi ertesinde bu tutumu seçti. Almanya, bir süre tereddüt ettikten- sonra, Osmanlı Devleti’ni desteklemeğe, imparatorluğun yenileşmesine ve kendi kendini ıslahına Alman maliyeciler ve askeri uzmanlarıyla katkıda bulunmaya karar verdi. Fransa ise, sermayelerine yatırım alanı bulmak ve Rusya’nın siyasetine uymaktan başka bir şey düşünmüyordu. Doğu sorunlarının iki büyük rakibi, Avusturya ve Rusya arasındaki mücadele ise önemini yitirir gibiydi. Zaten Rusya’nın asıl menfaatları artık Yakındoğu’da değil, Orta Asya, Pamir ve Uzakdoğu’daydı. Bu arada Doğu Avrupa’da Avusturya güçleniyor, kendine Ege Denizi’ne doğru bir yol arıyordu. Bu sırada Osmanlı Devleti ne haldeydi? Berlin Antlaşmasından sonra önemli eyaletler birer birer imparatorluktan ayrılmaya başladı: Avusturya, Bosna- Hersek’i (1878); Fransa, Tunus’u (1881): İngiltere, Mısır’ı aldı, (1882). Özel bir idareye sahip olan fakat Berlin Antalşması’na göre Osmanlı İmparatorluğu’na bırakılan Doğu Rumeli eyaleti de Bulgaristan’a bağlandı (1885).
Yunanlıların Girit’te giriştiği katliamdan sonra Osmanlı ordusu Yunanlıları yenmiş ama Girit’e muhtariyet vermek zorunda kalmıştı. Makedonya’da reformlara rağmen üstüste isyanlar çıkmış, Yunan ve Sırp çeteleri de işe karışmıştı. Bu ihtilaller sırasında Abdülhamid II, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin baskısıyla Kanunu Esasî’yi yeniden yürürlüğe koydu (1908) ve İkinci Meşrutiyet ilan edildi.

İNGİLTERE VE FRANSA ARASINDA SUDAN ANLAŞMAZLIĞI (1895-1899)
Afrika’da İngilizler’le Fransızlar arasındaki sürtüşmeler, özellikle Mısır ve Doğu Sudan konularından doğuyordu. Fransızlar Mısır’ın İngiliz hâkimiyetine girmesine karşı çıkıyor ve Salisbury hükümeti Sudan’ın doğusunu ele geçirerek Yukarı Nil havzasını denetim altına almak istiyordu. Capetown ile Kahire’yi birleştiren bir ulaşım yoluna sahip olmak amacındaydı. Fransa Yukarı Nil vadisindeki çıkarlarını korumakta kararlıydı. 1895’te durum iyice gerginleşti. Ama Fransa Fas ve Mısır siyaseti sebebiyle savaştan kaçındı.

ALMAN SİYASETİ İLE İNGİLİZ EMPERYALİZMİNİN ÇATIŞMASI (1898-1904)
İmparator üç yıl için Avrupa’da hakem durumundaydı (1898-1901). Ama Almanya bu fırsatı kullanamadı. 1896’da İngiltere kendini unutturma siyasetini seçmişti. Ama Uzakdoğu’da Rus baskısı ve Fransızlar’ın Afrika siyaseti onu endişelendiriyordu. Kıtadaki en elverişli müttefik Almanya’yla anlaşmak mümkün olmadı.
Alman ve İngiliz çıkarları özellikle Yakındoğu’da çatışıyordu ve bu anlaşmazlıklara, ancak iki devlet arasında yapılacak bir anlaşma son verebilirdi. Wilhelm II hükümdarlığının ilk yıllarından beri Osmanlı İmparatorluğu ile iyi geçinmeye kararlı görünmüştü. İstanbul’u ziyaret etmiş, özellikle demiryolu konusunda iktisadi ilişkiler artmıştı. Ama Rusya ve İngiltere bu durumu hoş karşılamadılar, çünkü İngilizler’in Ortadoğu’daki etki bölgeleri böylece Alman tehlikesiyle karşı karşıya geliyordu. Bu durumda Fransa ile İngiltere anlaştılar (1904).

DELCASSE VE ANTANTLAR SİYASETİ (1902-1904)
Rusya ittifakı, Fransa için İngiliz tehdidini önleyemezdi. Alsace- Lorraine konusunda da, Almanya ile itilaf artıyordu. İtalya ile de antlaşma yapılmıştı. İtalya, Fransa ile Almanya arasında doğacak bir savaşta tarafsız kalmayı taahhüt ediyordu.
1902’de Delcasse, İngiltere ile anlaşma zamanının geldiğini düşünüyordu. 1904’te anlaşma imzalandı. İki ülke sömürgelerdeki sürtüşmeleri hallettiler. özellikle Mısır’da İngiltere, Fas’ta Fransa siyasetinde serbest olacaktı.
Şimdi asıl sorun, Almanya’nın bu yeni şartlar karşısındaki tepkisiydi. Fransa’nın İngiltere ve İtalya ile yakınlaşması Almanya için zararlıydı. Ama Reich’ın yöneticileri umutlarını kaybetmemişlerdi.

UZAKDOĞU BUHRANLARI VE SONUÇLARI (1894-1912)
Rus-Japon savaşı, Uzakdoğu’da 1894’ten beri devam eden bir çıkarlar mücadelesinin sonucu olur. Gelişen Japonya’nın karşısında Çin, güçsüz ve müdafaasızdı. Kore sorunu, iki ülke arasında daimi anlaşmazlık konusuydu. 1894’te çıkan savaşta Japonya’nın başarısı, Kore’yi, Formo- za’yı işgali Avrupa’yı endişelendirdi. Almanya, Rusya ve Fransa müdahale ettiler, İngiltere de onu desteklemeyince Japonya kimi yerleri boşalttı. Bu topraklan derhal Avrupalılar işgal etti. Çin için asıl tehdit Ruslar’dı. Reform yanlısı Guang-Hsüy ihanete uğrayıp yerini imparatoriçe Tsi-Hsi’ye bıraktı. Tsi-Hsi, Bokserler’in faaliyetine izin verdi. Bokser gizli cemiyeti, halkı yabancılara karşı kışkırtıyordu. 1900 Haziran’ında Avrupalılar’a karşı katliamlar başgösterdi, kısa süre sonra da Tsi-Hsi, Avrupa devletleri, Japonya ve ABD’ye savaş ilan etti. Avrupa güçlerinin cevabı çabuk ve kesin oldu. Milletlerarası güçler Çin’e girdi. Rusya yardımına karşılık Çin’den Mançurya’yı aldı. Japonya, Rusya’ya savaş açtı (1904) ve kesin bir zafer kazandı.
Bu, yalnız Rusya’nın yenilgisi değil, ezilmiş asya milletlerinin sonunda isyan edişiydi. Japonların zaferi, Fransız Çihhindi’nde, Siyam, Filipinler e Hindistan’da milliyetçi hareketleri destekliyor, coşturuyordu. Çin, Japonya’nın başarısından gerekli dersi almış, reformların gerekliliğini anlamıştı. Zaferinden sonra iktisadi hayatı hızla gelişen Japonya ise emperyalizme yöneliyor. Pasifik hâkimiyeti hayalleri kurmağa başlıyordu. Rus- Japon savaşının etkileri Avrupa’da da görüldü. Rusya’da savaşın hemen ardından isyan patlak verdi. Uzakdoğu’daki yenilgisinden sonra, Çarlık Rusyası’nın bütün emelleri Ortadoğu’ya yöneliyordu, ama 15 yıllık Alman etkinliği bu bölgede şartlan değiştirmişti.

Yorum yazın