Çin Halk Cumhuriyeti Tarihi

Çin Halk Cumhuriyeti Tarihi ve Yapısı Hakkında Bilgiler

Çin: Halk Cumhuriyeti

Çin Halk Cumhuriyeti, Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) öncülüğünde toplanan anayasal meclisin buyruğuyla 1 Ekim 1949’da kuruldu. Yeni hükümetin acil görevi yenilgiye uğrayarak Formoza (Tayvan) adasına çekilmek zorunda kalan Çankayşek’in miras bıraktığı savaş sonrasının çökmüş ekonomisini düzene koymaktı. Keskin sınıf mücadelesinin ortadan kalktığı ve Çin toplumundaki çeşitli unsurlardan oluşan bir koalisyonun belirlediği devrimci bir politika kabul edildi. Ekonomik canlanmayı güvence altına almak için çalışmalara başlandı.

1950’lerin Temel Reformları

Kitle desteği, yeni hükümetin aşırı enflasyonu yenmek için önemli adımlar atmasına yardımcı oldu . Nüfusun % 80’inden fazlasını etkileyen toprak reformu 1953’ün başlarında tamamlandı. Sonuç olarak hükümet, fazla tarımsal üretim üstündeki denetimini sağladı. Bu reform, aynı zamanda, eski yöneticilerin egemen olduğu aile sistemine dayanan toplumsal kurumların zayıflatılması için gerekli köylü desteğini de kazandı . Bu durum, eski sistemin yerine yeni komünist kurumların kuruluşunu daha da kolaylaştırdı. Baştan başa bir sosyal yapı değişikliği gerçekleştirildi. Bu köklü reformlara verilebilecek en iyi örnek kadın erkek eşitliği getiren 1950 Evlilik yasasıdır.

1953-1957 arasında, ticaret ve sanayi millileştirilir ve tarımsal kurumlar dönüşüme uğratılırken Çin sosyalizme geçiş dönemini yaşıyordu. Bu değişiklikler karşı konulmaksızın başarılmadı; ancak 1957 tasfiye kampanyasının gösterdiği gibi, genişletilmiş parti makinasının gücü kendisini eleştirenlere baskın çıktı. Bu arada dış politikada Çin, beş yıllık planda (1953-1958) sanayileşme açısından büyük yardımı olan SSCB ile ittifaka girerken, Kore Savaşı’nda (1950-1953) baş düşmanı olan Formoza’yı destekleyen ve «denetleme» politikasını güden ABD’ye şiddetle karşıydı. Çin «gönüllüleri» yığın halinde Kore savaşma katıldı.

Kollektif çiftlikleri komünlere dönüştürerek ve sanayileşmeye büyük önem vererek üretimi hızla genişletme umudunda olan Çin, 1958’de, ekonomik kalkınma stratejisini vurgulayan ve daha önceki beş yılda uygulanan Sovyet stratejisini reddeden Büyük Sıçrayışı (Great Leap Forward) başlattı. Bunun sonucu olarak Çin ile SSCB arasında ideolojik anlaşmazlık gündeme geldi. Bu da, 1930 yılında Sovyet teknisyenlerinin ve projelerinin geri çekilmesi sonucunu doğurdu. Ancak Büyük Sıçrayış, muhalefet, kötü hava koşulları ve sorunların yanlış hesaplanmasından ötürü boşa çıktı . Sonuç ekonomik kriz ve Maocu ilkelerden geriye dönüştü.

Kültür Devrimi

Geriye dönüş geçiciydi. 1963’de ekonomik düzelme sağlandığında, 1959 yılında devlet başkanlığı görevini Liu Şaoçi’ye <1898- ) bırakan Mao Zedung (1893-1976), çabalarını Çin'de sosyalizmin gerçekleşmesi konusunda yeniden güçlendirdi . SSCB ve Çin arasındaki ideolojik çatışma Çin Komünist Partisi içinde tartışılmaya başlanmıştı ve özellikle ekonomik alanda Mao'cu çabalar açıkça eleştiriliyordu. Mao 'Zedung bozulan ideolojik durumu ve kişisel konumunun zayıflamasını tersine çevirecek bir kampanyayı başlattı. Kültür Devrimi adı verilen bu kampanya bir yandan Çin Komünist Partisi’ni temizlemeyi, öte yandan da sosyalizmle uyuşmayan geleneksel kültür öğelerini ortadan kaldırmayı amaçlıyordu. Kimi zaman parti üyeleri Parti'den çıkarılıyorlar ve devletin yapısına devrimci komite-lerce zorla el konuyordu. Mao'nun başarısının anahtarı, silahlı kuvvetlerin bağlılığının yanısıra, özellikle genç kesimden olanların desteğini seferber etmedeki başarısıydı . Kültür Devrimi sırasında Mao Zedung kitle örgütlerinin ve ÇKP’ nin yeniden inşası, devlet sisteminin yeniden düzenlenmesi, eğitim .sisteminin yeniden kuruluşu ve Çin kültürünün değerlendirilmesi üzerinde durdu. Kültür Devrimi’nin aşırılıklarının dış olaylara yansıması bir süre için Çin’in uluslararası konumunu sarstı. 45 Sovyet tümeni Çın sınırına toplandı ve 1969 yılında sınır boyunda çatışmalar oldu . Çin'in dış politikasını, Uçüncu Dünya ülkeleriyle ittifak, orta ölçüde kalkınmış ülkelerle ilişki, Japonya ve ABD ile ticaret, diplomasi alanında ilişkiler ve SSCB ile uyuşmayan bir tutum belirledi. Birleşmiş Milletler’e Giriş

1971’de Birleşmiş Milletler’e kabul edilişi (35 aleyhte ve 17 çekimser oya karşılık 76 oyla Çin’in teşkilata kabul edildiği bu toplantıda Formoza üyelikten çıkarıldı) ve 1972’de ABD Başkanı Richard Nixon’ın Çin’i ziyaret edişi, Çin’in dış politikadaki başarısını gösterir.

1973 Eylül’ünde ise Pompidou Çin’e gitti. Bunu, Japonya ile barışma (Eylül 1974) ve Malezya ile diplomatik ilişkilerinin kurulması (Mayıs 1974) izledi. 1975 yılı Ocak ayında Çin’de yapılan Ulusal Halk Kongre-si’nde yeni bir anayasa ve 1966’dan beri ilk kez tam anlamıyla yönetilen bir devlet yapısı oluşturuldu. Mao 1976’da öldü ve yerine Hua-Kuo-feng geçti. Bunun arkasından Çin’de huzursuzluklar sürdü. Mao’ nun karısı ve bazı seçkin politikacılar tutuklandılar ve hainlikle suçlandılar.

Yorum yazın