Bükreş Antlaşması 1913

Bükreş Antlaşması 1913

Wilson ilkeleri tartışılıp dururken, savaş sürüp gidiyordu. 1918 yılının ilk aylarında Almanlar önce batı cephesinde yaptıkları saldırı ile güvenlerini arttırdılar, egemenliklerini doğuya kadar genişleterek durumlarını güçlendirdiler. Sovyetlerle yaptıkları antlaşmadan sonra, mart ayında Ukrayna’yı kendi denetimleri altında örgütlediler, mayıs ayında ise Romanya ile antlaştılar.
Bükreş Antlaşması; Almanya, Avusturya-Macaristan, Osmanlı İmparatorluğu, Bulgaristan ve Romanya arasında 7 Mayıs 1918’de imzalandı. Bu antlaşmaya, “Petrol Barışı” da denildi.
Birinci Dünya Savaşı’nın bir aşamasını sonuçlandıran antlaşma, Ruslarla yapılan Brest-Litovsk antlaşmasının arkasından gerçekleşti. Rus cephesinin çökmesini izleyen dönemde, Romanya cephesinin de çökmesi kaçınılmazdı. Almanya ve dostları için Romanya ile barışın, ekonomik yönden özel bir önemi vardı. Petrol, buğday, ipek ve benzeri gereksinmeler bu devletten karşılanabilecekti. Romanya’yı savaştan en az zararla çıkartmayı uman Bratianu Hükümeti, 7 Şubat 1918 ültimatomu üzerine görevinden ayrıldı. Bratianu’nun yerine geçen General Alexandru Averescu, aynı barışın kaçınılmaz bir zorunluluk olduğuna inandı. Berlin Harp Akademisi’ndeyken sınıf arkadaşı olan August von Mackensen ile özel bir görüşme yaparak, Romanya’yı daha iyi koşullara kavuşturabileceğini düşünüyordu. Ama Alman ve Macar baskısı üzerine, 5 Mart 1918’de Buftea’da imzalanan ön antlaşmayla düşmanlarına boyun eğdi. Bu antlaşmadan sonra Averescu görevini bıraktı ve yerine Alman dostu olan Marghiloman geçti. Marghiloman yönetimdeyken, 7 Mayıs 1918’de imzalanan barış antlaşması, 5 Mart tarihli antlaşmayı da kapsamı içine alıyordu. Bu antlaşmaya şu politikacılar imza attılar: Almanya adına von Kühl Mann, Avusturya- Macaristan adına baron Stephan Burian, Bulgaristan adına Dr. Radoslavof, Osmanlı İmparatorluğu adına Nesim Bey, Romanya adına Marghiloman.
Yapılan bu barışla Dobruca’nın güneyi, Çarnavoda-Köstence demiryoluna dek Bulgaristan’a verildi. Kuzey Dobruca ise Almanya ve dostu dört ülkenin yönetimine geçti. Bu arada Avuşturya-Macaristan yararına bir sınır düzeltmesi yapıldı. Bunlara karşılık Romanya’ya, Besarabya’yı elde etme hakkı tanındı. Ama bu antlaşma onaylanmadı.
Rusya cephesinin çökmesi, Almanların güçlerinde tasarruf yapmalarına olanak sağladı ve 700 bin kişilik bir ordu toplamını başka cephelere kaydırdı. Bu çöküş, İngiltere ve dostları için de çok güçlükler ortaya çıkarttı. Birleşik Amerika birlikleri, Temmuz ayına dek savaşa katılmadılar. İngilizler ve Fransızlar, birliklerindeki asker sayısının azlığı yüzünden ağır bir bunalım geçirdiler. Bu da onları, savunmaya çekilmek zorunda bıraktı. Almanlar ise, Birleşik Amerika’nın savaşa katılmasından, güçlerini tüketmek üzere bulunan Avusturya-Macaristan ile Bulgaristan ve Osmanlı İmparatorluğu’nun tümüyle yıpranmasından önce kesin sonuca ulaşmayı düşünüyordu. Bu nedenle, Hindenburg, her ne olursa olsun baskın biçimindeki girişimlerle Fransız cephesini yarıp geçmek için güçlerini bir araya topluyordu.
Bu tasarımı gerçekleştirmek için, Almanlar 21 Martta Picardie bölgesinde saldırıya geçtiler. Ama bağlaşık devletler 27 Martta Doullens’de komutayı tek elden yönetmeye kesin karar vererek, bu komutanlığa Fransız Foch’u getirdiler. Bu önlemler sonucu, Alman saldırısı başarısızlıkla sonuçlandı. Kemmel üzerine girişilen ikinci saldırıda, Chateau-Thierry’ye kadar ulaşıldı ve Paris yolu açıldı. Foch, Villers-Cotterets ormanlarında ve Champagne dağlarında bu saldırının hızını kesti. Almanlar saldırıyı genişletmek isteyerek 9 Haziranda batıda Metz üzerine ve 15 Temmuzda doğuda Reims üzerine yürümeye başladılar. Bu sonuncu saldırı, ilerleyişin son noktası oldu. Foch, 18 Temmuzda Soissons yönünde Alman sağ kanadına sonu yengiyle biten karşı saldırıya kalkarak Chateau-Thierry’deki Alman güçlerini 3 Ağustosta ortadan kaldırdı.
Foch saldırılarını sürdürdü. 3 Eylülde tüm güçleriyle Meuse Nehrinden denize kadar uzanan cephede Mezieres yönünde genel ve sürekli bir saldırıya kalktı. Bu saldırı, Flandres cephesinde Fransız, İngiliz ve Belçika güçleri tarafından Gand yönünde; Fransız ve İngiliz güçleri tarafından Hindenburg hattı üzerinde Cambrai ve Sa- int-Quentin yönlerinde; Fransız ve Birleşik Amerika güçleri tarafından da Argonne’un iki yönünde ve Sedan yönünde olmak üzere Uç büyük girişim biçiminde gelişti. Foch 10-20 Ekimde, Almanların çekildikleri Hermann ve Hunding hattına son saldırı komutası verdi. Savaşın burada bitmeyeceğini ve Meuse Nehri’nin doğusuna kayacağını sanıyordu. Ama 12 bağlaşık ülke ordusunun aynı noktaya doğru giriştikleri saldırı sonunda Almanlar yenilgiye uğradıklarını kabul ettiler. 4 Kasımda Ren Nehri üzerinde genel bir geri çekilmeye karar verdiler. Alman temsilcileri 7 Kasımda savaşı bırakma isteminde bulundular. Bu konudaki antlaşma, 11 Kasımda Rethondes’ de imzalandı. 14 Kasımda Lorraine’de yapılması kararlaştırılan saldırıya da bu nedenle gerek kalmadı.
Bu arada diğer cephelerde de benzeri başarılar kazanılıyordu. İtalyan cephesinde hazirandaki Avusturya-Macaristan saldırısını püskürten Mareşal Diaz, 24 Ekimde karşı saldırıya geçti. 24 Ekimde Vittorio Veneto yengisi üzerine, 3 Kasımda Avusturya-Macaristan savaşı bırakmak zorunda kaldı. Makedonya’da Franchet d’Esperay, 15 Eylülde Bulgar cephesini yarmak amacıyla genel bir saldırıya geçti. Dobra Polje savaşı, 29 Eylülde Bulgaristan’ın yenilgiyi kabul etmesiyle sonuçlandı. Bu başarıdan yararlanan bağlaşıklar Üsküp üzerine yürüyerek Tuna Nehri’ni geçtiler. Ekim ayında Romanya kurtarıldı. Almanya ve Avusturya-Macaristan da bir kıskaç içine alınmış oldu.
Alman Doğu Afrikası’nda ise General Lettow Vorbeck komutasındaki özel bir müfrezeden başka düşmana karşı koyan hiçbir güç kalmamıştı. Bu müfreze de 13 Kasımda silahlarını bıraktı.

Etiketler:

Yorum yazın