Babür İmparatorluğu Hakkında Bilgi

Timur’un beşinci göbekten torunu Zahirüddin Muhammed Babür (1483—1530) tarafından Hindistan’ da kurulan Türk devleti (1526-1764) .

BABÜR ŞAH VE İMPARATORLUĞUN KURULUŞU

Babür İmparatorluğu Hakkında BilgiCengiz’in soyundan Kutluğ Nigâr Hanım ile Fergana emîri Ömer Şeyh Mirza’nın oğlu Babür, babası bir kaza sonucu ölünce tahta geçti (1494). Timur İmparatorluğu, Babür’ün büyük babası Ebu Said’in Uzun Haşan tarafından 1469’da öldürülmesinden sonra parçalandığı için, iç çekişmeler ve saltanat kavgaları nedeniyle daha da zayıflamıştı. Bu nedenle, Babür tahta çıktığında, akrabalarıyla, özellikle de amcası Ahmet ve dayısı Mahmut Han ile savaşmak zorunda kaldı. Babür’ün asıl saltanatı Timur İmparatorluğu’nun başkenti olan Semerkand’ı almasıyla başladı (1497). O tarihten sonra, birkaç kez yönetiminden çıkan Semerkand’ı yeniden ele geçirebilmek için savaşan Babür, bir ara, Özbek ham Muhammed Şeybani’nin kuvvetlerine yenildi ve dayısı Mahmut Han’m yanma sığındı. 1504’te gerek dayısından, gerek müttefiklerden yardım alarak yeniden harekete geçtiyse de, bir kez daha yenilmekten kurtulamayarak geri çekildi; atalarının ülkesinde barınamayacağını anlayınca, yanındaki kuvvetlerle birlikte Kâbil kentini alarak kendisine başkent yaptı. Önce Afganistan’da tutunmayı denediyse de, buradaki halk son derece karmaşık olduğu için Hindistan seferlerine başladı. 1505 yılında çıktığı sefer sırasında, Sind kıyılarına kadar ilerledi ve Afgan boylarıyla savaştı. Bir süre sonra, Özbeklerin geri çekilmesi üstüne, Horasan’a doğru hareket ederek Hindukuş dağım üzün bir savaşımdan sonra ele geçirmeyi başardı (1506). Daha sonraki yıllarda Babür, Şey- banî ile İran’da kendi soyunun egemenliğini kurmaya çalışan Şah İsmaü arasındaki savaşlarda Şah İsmail’i destekledi. Şeybanî ölünce (1510), Türkistan’a girdi ve sünni olmasına karşın şiî Safevîlerin koruyuculuğuna sığındı. Ama, bu tutumu Özbekler tarafından hoş karşılanmayınca Ceyhun ırmağının güneyine çekilmek zorunda kaldı (1512). Bu arada, Batı’da gelişen Osmanlı Devleti’ne karşı Anadolu’yu şiîleştirme siyaseti güden Şah İsmail, Çaldıran Meydan savaşında Yavuz Sultan Selim’e yenilince, Babür’ün Türkistan’a yerleşmek tasarısı gerçekleşmedi ve yeniden Kabil’e dönmek zorunda kaldı. Hindistan’da zaman zaman çıkan karışıklıklar ve Delhi sultanı İbrahim Ludi’den hoşnut olmayanların başvurusu üstüne Hindistan’ın iç işlerine karışma olanağı buldu; önce Kanar ve Sind yörelerinde güvenliği sağladı; AfganlIları kendisine bağlamak amacıyla akrabalık kurmakta yarar gördü; bütün istila planlarını hazırladıktan sonra da (1522), büyük Hindistan seferine başladı: 1524’te Lahor’u aldı; İbrahim Ludi’yi yenerek Delhi Sultanhğı’na son verdi (1526); Delhi ve Agra’yı da alarak Babür İmparatorluğu’nu kurdu (4 Nisan 1526).

BABÜR ŞAHTAN SONRAKİ GELİŞMELER

1526 yılında oğlu Hümayun’u Afgan emirlerinin üstüne göndererek onları yenilgiye uğratan Babür, 1527’de de Racastan’da Rana Saga’yı askerlik konusundaki yetenekleri sayesinde yenmeyi başardı ve Hindistan’da egemenliğini Bengal’e kadar genişletti. 1530’da ölmesi üstüne yerine geçen oğlu Hümayun, öncelikle Afganlıların ayaklanmasını bastırdı; sonra Gucerat’a egemen oldu. Devlet işleri ve ülke sorunları düzenli bir biçimde yürütülürken, 1535 yılında kardeşleriyle arasmda anlaşmazlıklar başgösterdi. Bu arada Afgan ham Şir Han.Gucerat’ı ele geçirerek, Bengal Devleti üstüne yürüdü. Hümayun, Bengal hükümdarı Mahmut Şah’a yardım etmek için Şir Han’a karşı bir sefer düzenledi; ama, Şir Han’ın güçlü ordusu karşısında kardeşleriyle birleşemeyince, Lahor’u bırakarak Bedahşan’a çekildi. Şir Han’ın daha sonra da onun yerine geçen Seüm Şah’ın ölümünden sonra, Delhi’yi yeniden ele geçirdi.
Hümayun ölünce, Babür İmparatorluğu’nun başma Bayram Han geçti (1556). Bayram Han’m kısa süreli yönetiminden sonra tahta çıkan (1560) Ekber Şah döneminde, Hindistan yeniden Babür İmparatorluğu’nun egemenliği altına girdi. Bu arada gerek siyaset, gerek din alanlarında yeni düşünce ve görüşlere öncülük eden hükümdar, Hindistan’ m cizye vergisini bağışlayarak hailem sevgisini kazandı (1564). Aynı tarihte, ayaklanan Ali Kulu Özbek Han’ın suçunu da bağışladı. 1570’te Racputlar Ekber Şah’ın hükümdarlığını tanıdılar. Bu arada Gucerat seferine çıkan Ekber Şah, Gucerat topraklarını imparatorluk sınırları içine kattı; 1573’te Fetihpur kentini başkent yaptı; bir yıl sonra Bengal ve Bihar seferine çıkarak, bu yöreleri de topraklarına kattı. 1576-1578 yılları arasında Pencap’ın dağlık kesimindeki Bülucistan.vb. yöreleri ele geçirdi. Aynı yıllarda Hint müslümanlarının dinsel önderliğine getirildi ve 1589’da, Portekizülerin Hindistan kıyılarını ele geçirmek için harekete geçtiklerini öğrenince hazırlıklara başladı. Bu arada çıkan birçok ayaklanmayı bastırdı ve gerek Özbeklerle, gerek Osmanlılarla ilişki. kurdu; Nizamşah devletini sınırlarına kattı.
1605’te Ekber Şah’m ölümünden sonra yerine geçen oğlu Cihangir devlet yönetiminde özellikle karısı Nur Cihan’m etkisinde kaldı ve kendini içkiye, eğlenceye verdi. Döneminde, îranlılar Kandehar’ı, İngilizler, Portekizliler ve Hollandalılar Hindistan kıyılarını ele geçirdiler; Özbekler ayaklandılar. Cihangir’in ölümünden sonra yerine geçen (1627) Şah Cihan, başarılı yönetimiyle Özbekler’in Kabil’e saldırılarını püskürttü; İranlılara ve Osmanlılara karşı iyi bir siyaset izledi. Ölümünden sonra yerine geçenler, çeşitli saldırılara karşı koymayı başaramadılar ve Babür İmparatorluğu, İranlıların ingilizlerin saldırılarıyla parçalandı.

Yorum yazın