Atom Bombası ve Japonya’nın Teslim Olması

Atom Bombası ve Japonya’nın Teslim Olması

Savaş Avrupa’da sonuçlanmakla birlikte Uzakdoğu’da tüm şiddetiyle sürüyor, Japonlar büyük bir direnç gösteriyorlardı. Amerikalılar, ocakta Manilla’ya, martta ise Corregidor ve Mindanao adalarına arka arkaya yaptıkları çıkarmalarla Fi- lipinler’i ele geçirmeyi başardılar. Mayısta,AvustralyalIlar,Bomeo’ya ayak bastılar.
Japonlar, Mariana Adalarını yitirdikten sonra, içlerinde fwo Jima, Okinava, Tayvan ve Shang- hay’ın da bulunduğu yeni bir savunma hattı oluşturdular. Buralardaki askeri birliklere, sonuna dek direnme emri verildi. Ayrıca, “Kamikaze” adı ile tanınan Japon intihar uçaklarının kullanılması kararlaştırıldı.
Amerikalıların iwo Jima saldırısı, hava bombardımanı ile 16 Şubat 1945 günü başladı. 19 Şubatta çıkarma yapıldı. Adadaki Japon topçuları, Amerikan deniz piyadesine ağır kayıplar verdirdi. Çıkarma sürdürüldü. Suribachi Dağı, 23 Şubatta ele geçirildi. Bu dağın üstüne dikilen Amerikan bayrağının fotoğrafı, savaşın en ünlü simgelerinden biri oldu. Adanın tümünün alınması 16 Martta tamamlandı. Amerikalılar 6800’ü ölü v olmak üzere, 25 bin kişi yitirdiler. Adadaki savunma gücünü oluşturan 21 bin Japondan yalnızca 216’sı tutsak edilebildi.
Nisan ayında başlanan Okinawa’ya saldırı ise haziranda sonuçlandı. Asya’da bağlaşıkların başarılan birbirini izledi. Japonlar,Çinhindi’ndeki tüm Fransız gamizonlanna 9 Martta saldırdıkları sırada, Birmanya’yı yitirdiler. Bağlaşıklar, 3 Mayısta Rangoon’a girdiler. Japon Başkomutanlığı, dağınık güçlerini Kanton, Şanghay ve Tien Çin üzerinde toplamaya çalıştı.
Bu arada Japonya’da, barış için zemin hazırlanmasını isteyenlerin sayısı giderek artıyordu. Pek çok Japon siyasal önderiyle aydınlar, ne yapılsa savaşın kazanılamayacağını anlamışlardı. -1944 Temmuzunda Başbakan Hideki Tojo’nun savaş yanlısı hükümeti düştü. Yerini alan da savaşı sürdürmeyi istediğinden, ancak Okinawa’nın ele geçirilmesine dek dayanabildi. İmparator Hi- rohito tarafından yönetilen yeni hükümet, Japonlar yönünden çok ağır koşulları içine alsa bile, düşmanlığa son vermek amacı ile uygun ortam aramaya başladı. Ancak Amerikalılar henüz tüm Japon ordusu ile karşılaşmadıkları ve saldırıları püskürtmek için 8 bin uçağı bir araya getirdiklerinden, hükümetin asker bakanlan teslime kesinlikle karşı çıktılar.
Japonları yenilgiye uğratabilecekleri konusunda kuşkuya düşen Amerika ve İngiliz hükümetleri, Uzakdoğu savaşına katılmasını sağlamak amacı ile Sovyetler Birliği’ni zorlamaya yöneldiler. Yalta Konferansı’nda alınan karar uyarınca, Sovyetler Birliği 9 Ağustos 1945’te Japonya’ya savaş açtı. Sovyetler’i, Moğolistan izledi. Moğol birlikleriyle işbirliği yapan Sovyet ordusu, Japon savunmasını yararak ilerledi. Sovyet saldırısı karşısında Japonlar Mançurya’da ağır bir yenilgiye uğradılar. Daha sonra Kuzeydoğu Çin, Kuzey Kore, Güney Sahalin ve Kurile’deki son Japon direnci de kırıldı.

JAPON DİRENCİNİ KIRAN ATOM BOMBASI
Savaşa kesin son vermeyi amaçlayan Amerika, 1940 yılından bu yana üzerinde çalıştığı “Atom Bombası “m beş yıl sonra yapmayı başarmıştı. 16 Temmuz 1945’te New Meksico eyaletindeki Alamogordo kenti yakınında bulunan Holoman Hava Üssü’ndeki denemeler olumlu sonuçlanınca, bu büyük gücü ilk kez Japonya’ya kullanmaya karar verdi. Bombanın atılması emrini, ölen Başkan Roosevelt’in yerine geçen Truman, tüm sorumluluğu üstlenerek açıkladı.
Gerekli gereçler, Indianapolis savaş gemisi ve hava yolu ile Saipan’a gönderildi. Bu amaç için hazırlanan bir uçak filosu adadaydı. Pilot Albay Paul W.Tibbets yönetimindeki bir B-29 uçağı, Japonya’ya ilk atom bombasını atmakla görevlendirildi. Daha sonra Tuğamiral olan yüzbaşı Wil- liams S.Parsons, uçuş sırasında bombanın son hazırlıklarını tamamladı. Bomba, 6 Ağustos 1945 günü yerel Japon saatiyle 8.15’de Hiroşima kenti üzerine bırakıldı. Kentin 600 metre yukarsında patlayan bombanın sonucu korkunç oldu, bir anda 10 kilometre karelik bir alanı yerle bir etti. Kentteki 60 bin kişi can verdi, 100 bin kişi de yaralandı.
İkinci atom bombası, üç gün sonra Nagasaki üzerinde patlatıldı. Bu kez de 37 bin kişi öldü, 40 bin kişi de yaşamları boyunca sakat kaldı.
İlki uranyumlu, İkincisi ise plütonyumlu olan bu iki atom bombası, tutuşarak patlama sonucu çok büyük bir etki yapıyor ve güçlü bir şok dalgası biçimindeki bu etki yayılıyordu. Patlama ile birlikte yayılan sıcaklık, çok kısa bir sürede rastladığı nesnelerin yüzeyinde yoğunlaşıyor, bunun yanı sıra radyoaktif etkisi ise çok uzun sürüyor ve umulmadık biçimde geniş bir alana yayılarak, bitkilere varana dek her türlü canlının yaşamını söndürüyordu. Bu iki patlama, askerlik tarihinde yepyeni bir çağ açıyordu.
Artık Japonya’nın savaşı sürdürme gücü kalmamıştı. İmparator Hirohito hükümete, kayıtsız ve koşulsuz teslimlerini isteyen Potsdam bildirisinin kabul edilmesini önerdi. Hükümet de imparatorluk düzeninin korunması koşulu ile bu öneriye uydu.
Birleşik Amerika Dışişleri Bakanı verdiği yanıtta, imparatorluğun Bağlaşık Güçler Başkomutanı emri altında olacağını, kesin kararın Japon halkı tarafından özgür seçimlerle saptanacağını bildirdi. Yine imparatorun önerisi üzerine, 14 Ağustosta Japon Hükümeti bu koşulları kabul etti, böylece savaşa son verildi.
General Mac Arthur, 14 Ağustosta Bağlaşık Güçler Başkomutanlığı’na getirilmişti. Patlak veren bir tayfun nedeniyle Japonya’ya çıkarma günü 28 Ağustostan 30 Ağustosa ertelendi. İlk çıkarmalar, Tokyo yakınlarındaki bir hava ve bir deniz üssüne oldu. Resmi teslim işlemleri, 2 Eylül 1945 günü Tokyo Körfezi’ne demirli bulunan Missouri savaş gemisinde tamamlandı. Böylece, İkinci Dünya Savaşı kesin şekilde bitti.

Yorum yazın