Atatürk ve Suriye Cephesi

Atatürk ve Suriye Cephesi Hakkında Bilgiler

Mustafa Kemal, artık cepheden cepheye geçmeye başlamıştı. Edirne’ye çekilen 16. Kolordu komutanlığından, bir süre sonra Doğu cephesine gönderildi. Rütbesi de mirlivalığa (tuğgeneral) yükseltildi, 2. Ordu’da görevliyken, Rus birliklerinin Muş ve Bitlis’ten çıkartılmalarında önemli rol oynadı (6-7 Ağustos 1916). İkinci Ordu komutanlığına, sonra da Halep’te Alman generali Falken- hayn’ın komutasındaki Yıldırım Orduları Grubu’nda, 7. Ordu’nun komutanlığına atandı. Ama çok geçmeden, General Falkenhayn’la aralarında görüş ayrılıkları çıktı (Falkenhayn, bölgede Almanya’nın çıkarlarını ön planda tutuyordu). Bir süre sonra Mustafa Kemal, komuta ettiği 7. Ordu’nun, Filistin cephesindeki güçlü İngiliz ordusuna karşı çok elverişsiz koşullarda saldırıya geçmesi istenince, arkadaşı Albay İsmet’le (İnönü) birlikte, General Falkenhayn’ın Suriye cephesindeki tutumunu siyasal ve askerî açılardan eleştiren bir rapor hazırladı (20 Eylül 1917). İki komutan bu raporda, bölgede yönetimin güven ve saygınlığım yitirdiğini, iktisadın durma noktasına geldiğini, ordu komutanlıklarının yabancı subaylara verilmesinin yarattığı sakıncaları dile getiriyor ve güçlü bir ordunun kurulması,yerel yönetimin güvenilir bir ortam hazırlaması, birleştirici bir tavır takınması gerektiğim belirterek, bu önlemler alınmazsa saltanatın yıkılmasının kaçınılmaz olduğunu ileri sürüyorlardı. Ama başkomutanlık rapordaki görüşlere katılmadığım bildirince, Mustafa Kemal.ordu komutanlığını bırakarak İstanbul’a döndü (9 Ekim 1917). Çok geçmeden, raporda öngörülen durumlar gerçekleşti; Kudüs ve Filistin İngilizlerin eline geçti.
O sırada Mustafa Kemal’in eline yeni bir fırsat geçti: Almanya ve Avusturya’ya resmî bir ziyaret yapan Veliaht Vahdettin’e eşlik ederek ülkenin siyasal ve askerî durumunu, Almanya’nın bu savaştan yenik çıkacağını anlattı. İmparator Wilhelm, Mareşal Hindenburg ve General Ludendorf la görüşmek fırsatını buldu.
Almanya dönüşü, böbreklerini tedavi ettirmek için Viyana ve Karls- bad’a geçti. O sırada General Falkenhayn’ın yerine Mareşal Liman von Sanders, Yıldırım Orduları Grubu komutanlığına getirildi. Vahdettin’in de Mehmet V’in ölümüyle tahta çıkması üstüne (5 Temmuz 1918), Mustafa Kemal yeni padişahın isteğiyle Filistin’deki 7. Ordu’ nun komutanlığına atandı. İngilizler bölgedeki Arap şeyhleriyle işbirliği yaparak, Osmanlıların elindeki kentleri birer birer ele geçirmeye başlamışlardı. Bir yandan İngilizlere, öte yandan Arap şeyhlerine karşı amansız savaşlar veren Mustafa Kemal, sonunda Halep’in kuzeyine çekilmeyi uygun gördü. İttifak Devletleri safında savaşa katılan Osmanlı Devleti, savaş İttifak Devletleri aleyhine sonuçlanınca Mondros Mütarekesi’ni imzalamak zorunda kaldı (30 Ekim 1-918) ve bu haber bütün ordulara duyuruldu. Alman orduları Osmanlı topraklarından ayrıldı; Mustafa Kemalde, Yıldırım Orduları Grubu komutanlığına getirildi (31 Ekim 1918). Mondros Mütarekesi hükümlerinin ağır olduğunu, devletin saygınlığını ortadan kaldıracağını, ülke topraklarının itilaf Devletleri tarafından paylaşılabi’eceği anlamını içerdiğini genelkurmay başkanlığına ve Sadrazam İzzet Paşa’ya anlatmaya çalıştıysa da, Osmanlı yönetimi çok kısa bir süre sonra Yıldırım Orduları Grubu’nu ve 7. Ordu karargâhını dağıtmaya, Mustafa Kemal’i de Harbiye Nezareti emrine almaya karar verdi (7 Kasım 1918).

Yorum yazın