Antik Çin Medeniyeti Tarihi

Antik Çin Medeniyeti Tarihi (M.Ö.III bin – M.Ö. 100)

Çin uygarlığı Huangho (Sarı nehir) nehrinin meydana getirdiği büyük çamurlu ovada doğdu. Bu uygarlık doğudan batıya ve özellikle kuzeyden güneye doğru dev bir kolonileştirme eseri olarak yavaş yavaş gelişmişti. Doğal şartların ve etnik kökenlerin çok farklı oluşu, sürüp giden bölgecilik eylemlerinin başlıca sebebiydi.

Çin tarihinde sık sık merkezden ayrılma eğilimlerinin ortaya çıktığı görülmüştür. Geçmişi hakkında pek az şey bilinen Hindistan’ın aksine, Çin, önemli bir belgeler yükünü ve geleneklerini günümüze kadar getirmiştir.
Çin halkının kökeni bilinmiyor. Çin’in tarih öncesi, efsaneler içinde kaybolmuştur. Efsanevî “beş imparator”un sonuncusu Yu’dur. Hsia sülalesini kurmuş, Çin M.Ö. 2000’lerde tarih sahnesine çıkmıştır. Hiyeroglife benzer bir yazının icadı, tahılın bulunuşu, ırmakların kontrolü bu zamana rastlar. Beş yüz yıl süren sülâlenin yerine, M.ö. XVIII. yy’da tahta çıkan Şanglar ise altı yüz sene iktidarda kaldı. Bu çok parlak bir dönemdir. M.ö. XI. yy’da gelen Çev sülalesi çok iz bırakmadı. Bu sülalenin son zamanlarında ülkeyi anarşi sardı ve feodalite ortaya çıktı. M.ö. VIII. yy’da bunların her biri artık bağımsı bir krallıktır.
VI. yy dahil bu prensliklerin kavgası sürüp gitti. Ama düşünce yine büyük eserler verdi: Din, ahlâk, felsefe gelişti. Bunun en iyi ifadesi Kcnfuçius’- tur (M.Ö. 551-479). V. yy’da yine birlik yok. Ama Çin medeniyeti güneye doğru genişlemektedir. Taoizmin kurucusu Çuang-çö (M.Ö. 380-320’ye doğru) bu ortamda yaşadı. Orta Avrupa feodalitesi gibi şövalyelik ruhu doğdu. M.Ö. IV. yy savaşçı krallar çağı denen karanlık bir dönem yaşadı.

Sonunda, bu savaşçı prenslerden biri, elli yıllık aralıksız bir savaştan sonra, öteki prensleri yenmeyi, bağmışız krallıkları ortadan kaldırarak imparatorluğu yeniden kurmayı başardı. Bu prens, Çin sülâlesinin kurucusu Şe-Huang-Di’dir (M.Ö. 246). Çin sülâlesi ile yeni bir dönertı açılıyordu. Yeni imparator, birliğin de kurucusu oldu. Feodalitenin imparatorluk için gerçek bir tehlike olduğunu, kendi denemleriyle bile Şe-Huang-Di, çeşitli siyasî grupları ve değişik kökenli halkları bir araya getirip, bir millet yaratmak için geniş bir uygulamaya girişti; gerçek bir siyasî ve idari örgüt kurdu. Ünlü Çin Seddi’ni yaptırdı.

Büyük İmparator’un ölümünden sadece on yıl sonra (M.Ö. 210) maceracı bir komutan, Lieo Peng, Çin sülâlesine son vererek iktidarı ele geçirdi. Böylece dört yüz yıl yaşayacak olan Han sülâlesi dönemi açılmış oldu. Bu dönemde hiçbir hükümdar, şe- Huang-Di’nin dengi olamadı.

Yeni imparator dümdüz bir askerdi. Kültürle ilgilenmedi, Konfuçyus disiplinini hor gördü. Fakat başarılı bir komutandı. Hun akınını durdurmayı başardı. Lieo Peng’den sonra tahta, daha aydın prensler geldi. En ünlüleri Vu-Ti’dir. Vu-Ti Konfuçius’un öğrencisiydi.
Vu-Ti ve kendisinden sonraki imparator zamanında Türkistan’a kadar Yukarı Asya ve Kore ele geçirildi. Güney sının Çin Hindi’nde Hue’ye kadar uzanıyordu (M.ö. 100).

Yorum yazın