Ankara Antlaşması Önemi ve Sonuçları

Ankara Antlaşması Önemi ve Sonuçları

Ankara Antlaşması, Türkiye’nin Avrupa Ekonomik Topluluğuna (AET) ortak üye olarak katılmasını öngören 12 Eylül 1963 tarihli anlaşma. Türkiye AET’ye katılmak için 31 Temmuz 1959’da ilk girişimde bulunmuş ve AET Bakanlar Konseyi Türkiye’nin bu başvurusunu 11 Eylül 1959’da inceleyerek Türkiye ile görüşmeleri Topluluk Komisyonumun yürütmesine karar vermişti. Eylül 1959’ da başlayan görüşmeler 25 Haziran 1963’te Ankara’da ortaklığı yaratan anlaşmanın imzalanmasıyla sonuçlandı. Ortaklık Anlaşması TBMM ile Ortaklık Anlaşması’na üye.L.üksemburg; Federal Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa ve İtalya parlamentolarınca da onaylanarak yasal ve işlevsel olarak 1 Aralık 1964’ten geçerli olarak yürürlüğe girdi. Anlaşmada belirlenen amaç, ortaklık içindeki ülkeler arasında gümrük birliğinin sağlanması ve ekonomi alanındaki siyasetlerini uyumlu duruma getirilmesidir. Anlaşmaya göre ortaklığın gerçekleşmesi ve Türkiye’nin tam üye olarak topluluğa katılabilmesi için üç aşama öngörülmüştür: Hazırlık aşaması, gümrük birliğine geçiş dönemi, son dönem. Hazırlık aşaması: Türkiye’nin AET ortaklığından doğacak sorumlulukları yerine getirebilmesi için saptanan en az beş, en fazla dokuz yıl sürecek birinci aşama. Bu aşamada Türkiye ekonomisinin güçlendirilmesi için bazı parasal ve ticari kolaylıklar sağlanmıştır. Topluluk bu aşamaya katkı olması için Avrupa Yatırım Bankası aracılığıyla 175 milyon dolarlık proje kredisi vermiştir. Bunun yanında tütün, üzüm,incir ve fındık gibi Türkiye’nin başlıca dışsatım ürünlerine düşük gümrük uygulamayı da kabul etmiştir. Hazırlık aşaması 23 Kasım 1972’de sona ermiş, aynı tarihte Türkiye ile AET arasında bir Katma Protokol imzalanarak 1 Ocak 1973’ten başlayarak geçerli olacak. Gümrük birliğine geçiş aşaması’nin koşulları belirlenmiştir. 12 yıl, birtakım istisnalarla 22 yıl süreceği düşünülen bu geçiş döneminde Türkiye’nin AET ile ekonomik kaynaşması yavaşyavaşgerçekleştirilecektir. Gümrük birliği tüm mal alışverişlerinde gümrük veticaret sınırlamalarını aşamalı olarak kaldıracaktır. Yalnız tarım ürünleri için Türkiye’ye AET’ nin ortak tarım tutumu çerçevesinde özel yöntemler uygulanacaktır. Geçiş dönemini düzenleyen katma protokol gereği emek dışsatımı (AET ülkelerine işçi gönderme) ve parasal yardım alanında hem üye ülkelerden hem de Avrupa Yatırım Bankası’ndan krediler alınmıştır. Söz konusu geçiş dönemi, Katma Protokolü’ ne göre bu aşamada ayrıca; sermaye akımının kolaylaştırılması, ekonomi, rekabetözgürlüğü,ulaştırma ticaret siyasetlerinde eşgüdüm, vergilemede eşit uygulama, ortaklarla ilgili işlemlerin yadlaştırılması da öngörülmektedir. Katma

Protokoldeki önemli bir konu da Gene/ Korunma Hükmü’dür. Bu hüküm Türkiye-AET ortaklığının işleyişinde karşılaşılacak ciddi zorluklar ve aykırı davranışlarda taraflara ekonomilerini korumaları için çeşitli korunma olanakları tanımıştır. 1995’te bitecek geçiş dönemi sonunda Türkiye AET’ye tam üye olacaktır.

Yorum yazın