Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Atatürk 1923’te Ankara’da bir Hitit’ müzesi kurulmasını ister. Milli Eğitim Bakanlığfnca Kurşunlu Han ile Mahmut Paşa Bedesteni satın alınarak, gerekli orîarımlar yapılır ve Ankara Arkeoloji Müzesi olarak ziyarete açılır. Mahmut Paşa Bedesteni 1464-1471 yılları arasında yaptırılmıştır. Bedestenin oıtası on kubbeyle örtülü, dört fil ayağıyla desteklenir. Ortadaki bu büyük salonu dört yanında dükkânlar çevreliyordu. Bedesten yanındaki Kurşunlu Han ise üç katlıydı. Müzenin depoları zemin katindadır, ikinci katta 27 oda olup, onarım atölyeleri, fotoğrafhane olarak kullanılır. Üçüncü katta 31 oda vardır. Burada müze personelinin odaları, kitaplık ve konferans salonu yer alır.

Ankara Arkeoloji Müzesi’nin adı, kazılarda bulunan eserlerin çeşitliliği gözö-nüne alınarak, 1967’de yeniden düzenlenerek Anadolu Medeniyetleri Müzesi olarak değiştirildi.

Müzede bulunan eeerier Aiacahöyük^ Horoztepe, Kültepe, Alişar, Boğazköy, Beycesultan, Gordion, Adilcevaz, Tcp-rakkale, Pazarlı, Sinop gibi ülkenin çok değişik kazılarında ortaya çıkarılmışlardır. Eserleri sekiz gurupta toplamak mümkündür:

Kaba Taş Devri: Tarihönces’nin en ilkeli döneminde insanlar aletlerini, yontulma^ iniş taş. ağaç vo hayvan kerniklerincjı^B elde ediyorlardı. Bu döneme ait kalın’ıi^ Türkiye’de Ankara çevresi, Maraş ve Hatay yöresi, Trakya, İsparta ve Antalya yöresinde bulunmuşlardır. En önemli merkez Antalya’nın 27 km kuzeybatısında Karain Mağarasıdır. Balta, bıçak, süs eşyası, iskelet gibi buluntular vitrinler içinde sergilenmektedir.

Yontma Taş Devri: insanların su kenarında yaşadığı, hayvanları ehlileştirip tarımın ilk şekillerini ortaya çıkardığı dönemdir. Anadolu’da İÖ 7. bine kadar ulaşan bu devre ait buluntular Çatalhö-yük ve Hacılar’dan gelir. Taş ve deniz kabuklarından yapılmış süsler, kadın heykelcikleri, duvar resimleri, günlük kullanım eşyaları, bıçak ve kazmalar görülmektedir.

Bakır Çağı: insanların silahlarını bakır ve taştan yaptıkları bir devirdir. Mezarlarda süs ve ev eşyasına rastlanır Hacılar, Canhasan, Alişar, Tilkitepe kazılarında bulunmuş eserler sergilenmektedir.

Tunç Devri: Anadolu’da İÖ 3000 yıllarından başlayarak bakır, kurşun, kalay, altın, gümüş ve tunç kullanılır.Budöneme ait en güzel örnekler Alacahöyük ve Horoztepe’de bulunan kral mezarlarıdır. Yapı yönünden basit olan bu mezarlarda ölü armağanı olarak heykelcikler, güneş kursları, altın ve gümüş vazolar, süs eşyaları, silahlar, boğa ve geyik heykelcikleri bulunmuştur.

Asur Ticaret Kolonileri Çağı: İÖ 2000 yıllarında Anadolu, Asurluların yönetiminde çok zengindi. Mezopotamya ile Anadolu arasında ticaret ilişkileri başlamış. yazı da gelişip yayılmıştır. Yabancı ticaret kervanlarının getirdikleri malzeme sayesinde el sanatları gelişir. Alişar, Boğazköy ve Kültepe kazılarında bulunmuş eserler, yazılı belğeler bunu doğrulamaktadır. Bu döneme ait silindir mühürler üzerinde yapılan süslemelerde yabancı etkileri görülür. Vitrinlerde pişmiş toprak, altın, fayans ve fildişinden yapılmış insan ve hayvan heykelcikleri, hayvan biçiminde ritonlar (içki kabı), hayvan biçiminde parfüm kutuları dikkati çeker.

Eski Hitit Çağı ve Hitit imparatorluk Dönemi: Asurlu tüccarlar Anadolu’dan ayrıldıktan sonra Hititler egemenlik kurarlar. Büyük bir devlet kurmak için devamlı savaş yaptıklarından, taş işçiliğinin en güzel örneklerini gördüğümüz kaleleri ortaya çıkarmışlardır. Tapınaklar, yazılı tabletler, madenden yapılmış eserler Anadolu Medeniyetleri içinde bu dönem insanlarına ayrı bir yer kazandırmaktadır. Kabartmalarla süslü boyalı kaplar, altın, fildişi, taş ve tunçtan yapılan heykelcikler, silindir ve damga mühürler çok zengin koleksiyon oluşturur. Geç Hitit Çağı adı verilen lö 1200 yılından sonra Hitit devleti çöküp, parçalanmaya başlar. Bu dönemi yansıtan eserler Aslantepe, Karkamış, Maraş ve Kara-tepe kazılarında bulunmuştur.

Frıg Çağı: Anadolu’da Hititlerden sonra egemenlik kuran Frigler, bol miktarda eser bırakmışlardır. Gordion, Alişar, Kül-tepe, Pazarlı, Alacchöyük gibi kazılardan bronz kazan, kâse, kepçe, fibula (çengelli iğne), ahşap mobilya parçaları, altın süs eşyası, fildişi kabartmalar ve çanak-çömlek ortaya çıkarılmıştır. Gordion yakınlarında açılan krai mezarlarında ise değerli sanat eserleri bulunmuştur. Urartu Çağı: Mimarlık ve mader, işçiliğinde çok ileri olan Urartular, İÖ 1000 tarihlerinde Doğu Anadolu’da güçlü bir devlet kurmuşlardı. Altın, gümüş, tunç, fildişi süs eşyası, tunç büyük kazanlar, çanak-çörnlek ve kabartmalı levhalar sergilenmektedir. Van, Erzincan, Patnos, Adilcevaz ve Çavuştepe kazılarında ortaya çıkarılmış eserler müzeyi zenginleştirir

Yorum yazın