Amedci

Amedci

AMETÇİ (Âmedci)

Tanzimat’tan önce, doğrudan doğruya Reisülküttap’a bağlı bir memurdu. Ametçi, Dışişleri Bakanı demek olan Reisülküttap’ın sadrazam adına yazdığı yazıları temize çeker, daha önemsiz konulardaki yazıları da kendisi yazardı. Reisülküttap yabancı elçilerle görüşürken, ametçi de yanında bulunur, konuşma zaptını tutardı.

Yeni verilen timarlarla zeametler için alınan harçları tahsil etmek de ametçinin göreviydi. Bu harçlar alınınca, ilgili evrak üzerine farsça “geldi” demek olan “âmed” kelimesi yazılırdı. BabIâli’nin bu işle ilgili kalemine Amedî, doğrudan doğruya bu işle görevli kimseye de “âmedçi” denmesi bundandır. Bu kelime, sonradan halk dilinde “ametçi” haline gelmiştir.

Bu görevin resmen “âmedcilik” adı altında başlaması, XVIII. yüzyılın ilk yarısına rastlar. Tanzlmattan sonra, “âmedcilik” daha da önem kazanmış, bu makam Âmedi-‘i Divan-ı Hümayun adıyla anılmaya başlanmıştır.

İkinci Meşrutiyet’in ilânından sonra, İttihat ve Terakki Hükümeti birçok memuriyetin adını değiştirmiştir. Bu arada, Âmedi-i Divan-ı Hümayun da, Meclis-i Vükelâ ve Maruzat Kalemi Başkâtipliği adını almıştır. Ancak, 1912’den sonra bir değişiklik daha yapılarak, makam gene eski adıyla anılmaya başlanmıştır. Böylece, Âmedt-i Divan-ı Hümayun adı 1922 yılına kadar sürmüştür.

Yorum yazın