Almanya’nın Polonya’ya Saldırması

Almanya’nın Polonya’ya Saldırması

Polonya’ya Alman saldırısı, 1 Eylül 1939 şafağında başladı. Alman uçakları, Polonya havaalanlarını bombaladılar ve havalanmalarına fırsat vermeden tüm uçakları oldukları yerde yok ettiler. Daha sonra demiryolları ve büyük ulaşım yollan kullanılmaz duruma getirildi. Polonya ordusunun kıpırdanma olanağı ortadan kaldırılmıştı. 5 Eylül günü Alman ordusu sınırları rahatça geçti. Başkent Varşova, 27 Eylül’de teslim oldu. Son Polonya direnişi de 6 Ekimde kırıldı.
İki ayrı koldan Polonya’ya saldıran Alman ordusu, bir buçuk milyonu aşkın bir güçten oluşmuştu. Ayrıca çeşitli tipte 1370 uçak, ordunun ilerlemesini kolaylaştırmış ve desteklemişti. Almanlar savaş boyunca 694 bin tutsak aldılar. Ayrıca 100 bin kişi, çevre ülkelere kaçmayı başardı. Polonya ordusu 320 bin ölü verdi. Almanya’nın kaybı 14 bin ölü ve 30 bin yaralıydı.
Alman Hükümeti, aralarındaki antlaşmayı hatırlatarak, Sovyetler Birliği’nin de savaşa katılmasını istedi. Sovyetler, 17 Eylül günü iki ordu grubunu Polonya topraklarına soktular. 217 bin Polonya askeri Ruslara tutsak düştü. İki ülke Polonya’yı aralarında paylaştıktan sonra, Moskova’da bir dostluk antlaşması da imzaladılar.
Fırsatlardan yararlanmak isteyen Sovyetler Birliği, Baltık devletlerinden Estonya, Letonya ve Litvanya’ya başvurarak onları karşılıklı yardım antlaşmasına zorladı. Daha sonra Finlandiya’dan bazı isteklerde bulundu. İsteklerini elde edemeyince saldırıya geçti. Finlilerin çok üstün Sovyet Ordusu karşısındaki akıl almaz başarıları tüm dünyanın dikkatini çekti. 30 Kasım 1939’dan 12Mart 1940’a dek süren çatışmalar sonunda Moskova’da bir antlaşma yapıldı. Ordu gücünü artıramadığı için Sovyetlere boyun eğmek zorunda kalan Finlandiya, topraklarından önemli bir bölümünü bırakmaya zorlandı.
Almanya’nın Norveç ve Danimarka’ya saldırısı 9 Nisan 1940 günü başladı. Çıkartma yapıldıktan sonra Danimarka Dışişleri Bakanlığına giden Alman Büyükelçisi, ülkenin hemen teslim olmasını, bu uyarıya aykırı davranılırsa uçakların ülkeyi bombalayacağını, bu amaçla yola çıktıklarını bildirdi. Danimarka Hükümeti, sabah saat 7.20’de teslim olduğunu açıkladı.
Alman Ordusu’nun Norveç topraklarında ilerlemesini engellemek için İngiltere ve Fransa tarafından asker çıkarıldıysa da başarılı olunamadı. Norveç kuvvetleri, 9 Haziran günü yenilgiyi kabul ettiler. Aynı gece çatışma sona erdi.
Almanya hızını alamamıştı. Hollanda’nın 400 bin kişilik ordusunu yenilgiye uğratmak için beş gün yetti. 10 Mayıs 1940 sabahı Alman paraşütçüleri Rotterdam ve Lahey yakınlarına indiler, önemli köprü ve havaalanları ele geçirildi. Alman kara ordusu da aynı sırada sınırlara saldırdılar. Fransız ordusu yardıma koştu ama, iki gün sonra geri çekilmek zorunda kaldı. Hollanda Kraliçesi ve hükümet üyeleri İngiltere’ye sığındılar. 14 Mayıs günü geç saatlerde Hollanda teslim oldu.
Alman Ordusu, Hollanda’ya saldırıya giriştiği 10 Mayıs günü ayrıca Belçika üzerine de yürüdü. İlk gün paraşütçüler kilit noktaları ele geçirdiler. Belçikalılar 11 Mayısta gerilemeye başladılar. Fransız ve İngiliz kuvvetlerinin yardımları sonuç vermedi. Belçika Kralı Leopold III, 28 Mayıs günü teslim olduklarını açıkladı.
Almanların Fransa üzerine saldırısı ise 5 Haziran günü başladı. General Rommel’in yönettiği tank tümenleri, Fransız savunmasını kısa sürede yardı. Birlikler, 9 Haziran’da Seine Nehri’ne ulaştılar.
Bu arada İtalya, Fransa ve İngiltere’ye savaş açtı. Fransız Hükümeti, Paris’i “Açık Kent” ilan ederek önce Tours’a, sonra da Bordeaux’a çekildi. Böylece Almanya’nın önünde herhangi bir engel kalmamıştı. 14 Haziran 1940 günü rahatça Paris’e girdiler. Aynı gün Almanların bir ordu grubu, Fransızların ünlü Maginot hattına saldırdılar. Fransızların çok güvendikleri bu savunma hattı kısa zamanda iki yerden yarıldı.
Fransa Başbakanı, hükümeti Kuzey Afrika’ya taşıyıp savaşı oradan sürdürmeyi düşünüyordu. İngiltere’de Başbakanlığa atanan Winston Churc- hill, bu tasarıyı desteklediğini bildirdi. Ancak hükümet üyelerinin çoğunluğu, Almanlarla savaşa son verme önerisi doğrultusunda oy kullandılar. Yeni Fransız Hükümeti’nin başına getirilen Birinci Dünya Savaşı komutanlarından Mareşal Henri Petain, Almanlara savaşı bırakmak istediklerini bildirdi. Yalnız altı hafta süren savaş, 25 Haziran 1940 sabahı son buldu. 42 günde yenik düşen Fransa, artık Almanya’nın egemenliği altına girmişti. Bu savaşlarda Almanya 27 bin, Fransa ise 123 bin kişi yitirmişti. Ayrıca bir buçuk milyon Fransız tutsak düştü. Fransızlara yardıma koşan ingilizlerin kayıpları ise 68 bini buldu.
Bu dönemde, İngiltere ile Almanya arasında hava savaşı yoğunlaştı. Eylül ayının son haftalarına kadar süren bu kanlı savaşta, iki taraf da ağır kayıplara uğradılar. Londra ve Coventry kentleri üst! üste hava saldırısına uğrayarak bombalandı, çok sayıda sivil İngiliz yaşamını yitirdi. Aynı biçimde İngilizler de Alman kentlerine uçaktan bomba yağdırdılar. Eylül sonunda biten bu karşılıklı saldırılar sırasında İngilizlerin 790, Almanların ise 1392 uçağı düştü. Bu dönemde Almanların planladıkları İngiltere çıkarması gerçekleşmedi.
Fransa’nın düşmesinden sonra ülke içinde örgütlenen ve kaçmayı başaranlar, çok geniş çapta bir direnişe giriştiler. İngiltere’ye sığınan General Charles de Gaulle, Hür Fransızların savaşı sürdüreceklerini açıkladı. Fransa’nın sömürgelerinden Çat’ın yöneticisi Feli Eboue, Hür Fransa girişimine katıldığını açıklayınca, de Gaulle Fransız – Ekvator Afrikası’nda ilk dayanak noktası kazanmış oldu. Karargâhını Londra’da kuran de Gaulle İngiltere’den ve Almanya’ya karşı savaşan devletlerden büyük yardım görerek desteklendi, kendini ülkesinin temsilcisi kabul ettirdi.
Bu arada savaş, Afrika’ya ve Balkanlara sıçradı. italyanlar, Libya’dan Mısır’a doğru ilerlerken, Yunanistan’a da saldırdılar. Hitler ise hemen hemen kansız geçen bir yıldırım saldırısı ile Macaristan, Romanya ve Bulgaristan’ı ele geçirdi. Yugoslavya’nın 12 günde düşmesinden sonra Yunanistan’ın İtalyanlara karşı gösterdikleri çetin direniş, Alman Orduları tarafından kırıldı. Almanlar daha sonra Girit’i de ele geçirdiler.

Etiketler:

Yorum yazın