Alfabe Öncesi Yazı Biçimleri

Alfabe Öncesi Yazı Biçimleri Hakkında Bilgiler

“Alfabe öncesi” tanımı, yalnızca tarih olarak alfabeden önce kullanılan yazı biçimleriyle sınırlı değildir. 3u terim, aynı zamanda alfabeden sonra kullanılan fakat eski biçimleri sürdüren yazı dizgelerini de kapsamaktadır. Daha sonra ele alacağımız hece temeline dayanan yazılar dışında başlıca alfabe öncesi yazı biçimleri şunlardır:
1) Eski Yakındoğu’da: Çiviyazısı, eski Mısır, Girit (ya da Minos) ve Hitit Hiyeroglifi.
2) Eski Ortadoğu’da: İndüs Vadisi Yazısı.
3) Uzakdoğu’da: Çin ve Uzakdoğu’daki öteki yazılar, Paskalya Adası Yazısı.
4) Kolomb öncesi Amerika’da: Maya ve Aztek yazıları.
Biz bunlardan üçünü inceleyeceğiz: En eski yazı olan Çiviyazısı, en çok “resimyazı” (pictog- raph) özelliği gösteren hiyeroglif ve en uzun süre yaşayan Çin yazısı.
Gerçek bir alfabede her ses tek bir harf ile karşılanırken hiyeroglifte çift ünsüzler için 50-75, tek ünsüzler için ilk başta 24 daha sonraları 30 sesçil simge kullanılıyordu. Bu da yazıyı oldukça karmaşık kılıyordu.
Hiyeroglifin sonraki iki biçimi, Yunanca Hie- ratikos (kutsal) sözcüğünden gelen “Hieratik” ve yine Yunanca Demotikos (halka özgü, halkın) sözcüğünden gelen “demotik” adlarını almıştır. Bu iki yazı türünün hiyerogliften başlıca farkları görünüşleriydi. Her ikisi de hiyeroglifin daha bitişken, bir bakıma el yazısını andıran biçimleriydi. Hieratik ilk Hristiyanlık döneminde rahipler tarafından Mısırlıların dinsel yazılarını papirüs üzerine kopya edilmesinde kullanılırdı. Demotik ise daha çok günlük yaşamda kullanılan bir yazı türüydü.
Hiyeroglifin çözümlenmesi 19. yüzyılın başlarında tamamlandı. Bu çalışmalarda emeği geçen başlıca iki bilim adamı Dr. Thomas Young ve Jean François Champollion’du.


ÇİN YAZISI

Geçmişi 4000 yıl kadar gerilere uzanan Çin yazısı günümüzde kullanılmakta olan en eski yazıdır. Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturan bir ulusun kullandığı bu yazı, eski yapısını büyük ölçüde korumaktadır. Geçirdiği değişiklikler de yalnızca biçimsel niteliktedir.
Çin yazısının kökenleri hâlâ tümüyle ortaya çıkarılamamıştır. Bu yazının bulunabilmiş en eski örnekleri I.ö. 1500 yılından kalma kemik ve kaplumbağa kabukları üzerine kazılmış falcılık yazılarıdır. Çin yazısına ait çoğu resim kökenli 3000 dolaylarında işaret saptanmıştır.
Çinlilerin en eski yazı aracı bambudan yapılma bir tür kalemdi. Kazıma işlemlerinde bronz bıçaklar kullanılırdı. Daha sonra, i.ö. 3. yüzyılda Pi denilen hayvan tüyünden yapılmış fırçaların kullanılmaya başlanması Çin yazısının yazılış özelliklerini önemli ölçüde etkiledi. Koyu vernikle çizilen yeni yazı öğeleri, eski resimyazı Özelliklerini ve yuvarlak hatlarını yitirdi. İ.S. 105 yılında kâğıdın bulunmasıyla işaretler, bugünkü görünümünü aldı.
inceli kalınlı, birbirine bitişik, çoğunlukla dik çizgilerden oluşan Çin yazısı dikey olarak yukarıdan aşağı doğru ve sağdan başlayarak yazılır. Çin’de bu yazıyı yazma işi yüksek değerde, hatta resimden de üstün bir sanat dalı olarak kabul edilir.
Çin yazısının alfabe öncesi yazılardan sayılmasının nedeni her biri tek bir sesi tanımlayan harflerden değil, kavramları ya da nesneleri tanımlayan simgelerden oluşmasıdır. Çağlar boyu bu simgelerin azaltılması ve belirli bir dizgeye bağlanması çabalarına karşın, bugün Çin yazısında hâlâ en az 8000 simge bulunmaktadır. Bu nedenle bu yazıyı öğrenmek kadar öğretmek de oldukça güçtür. Son yıllarda Çin Halk Cumhuriyeti’nde yazının Romen harflerine uyarlanması çalışmaları yürütülmektedir. Ancak, bu çabanın ne ölçüde başarılı olduğu şimdiden söylenemez.
hece düzenine dayanan

YAZILAR
Görüldüğü gibi tümüyle resimyazı ya da düşünyazı niteliğini taşıyan yazılar bütünsel ve tam bir yazı dizgesini oluşturmaktan uzaktadırlar. Böylesi yetkin bir yazı dizgesi için sesçil (fonetik) simgeler gerekmektedir. Sesçil yazıda ötekilerinin tersine yazı ve konuşma dili birbiriyle daha yakın ilişki içindedir; çünkü, önce de belirttiğimiz gibi böylesi bir yazıda her yazı öğesi tek bir sesi karşılamaktadır.
Sesçil yazının iki biçimi vardır: Hece temeline dayanan yazı ve alfabetik yazı. Hece yazısı, bir sözcüğün bölünebileceği en küçük birimin hece olduğu varsayımına dayanır. Bu tür yazılarda her işaret bir heceyi simgeler. Hece temeline dayanan yazıların çeşitli çağlarda ve dünyanın çeşitli bölgelerinde, özellikle eski Ortadoğu’da ve Japonya’ da ortaya çıktığını görüyoruz. Bu yazının en eski örnekleri Fenikelilerin kurduğu Byblos kenti kalıntılarında, Girit ve Kıbrıs adalarında ve İran’da bulunmuştur.

Hece Düzenine Dayanan Yazılar
Görüldüğü gibi tümüyle resimyazı ya da düşünyazı niteliğini taşıyan yazılar bütünsel ve tam bir yazı dizgesini oluşturmaktan uzaktadırlar. Böylesi yetkin bir yazı dizgesi için sesçil (fonetik) simgeler gerekmektedir. Sesçil yazıda ötekilerinin tersine yazı ve konuşma dili birbiriyle daha yakın ilişki içindedir; çünkü, önce de belirttiğimiz gibi böylesi bir yazıda her yazı öğesi tek bir sesi karşılamaktadır.
Sesçil yazının iki biçimi vardır: Hece temeline dayanan yazı ve alfabetik yazı. Hece yazısı, bir sözcüğün bölünebileceği en küçük birimin hece olduğu varsayımına dayanır. Bu tür yazılarda her işaret bir heceyi simgeler. Hece temeline dayanan yazıların çeşitli çağlarda ve dünyanın çeşitli bölgelerinde, özellikle eski Ortadoğu’da ve Japonya’ da ortaya çıktığını görüyoruz. Bu yazının en eski örnekleri Fenikelilerin kurduğu Byblos kenti kalıntılarında, Girit ve Kıbrıs adalarında ve İran’da bulunmuştur.
öteki alfabe öncesi yazılara oranla daha az karmaşık olmakla birlikte hece yazısı da, özellikle hecelerinde birden fazla ünsüz bulunan diller için kolay uyum sağlanabilir bir yazı dizgesi değildir. Bunun başlıca nedeni, her hece ayrı bir işaretle belirtildiğinden, yazıyı oluşturan simgelerin sayıca çok olmasıdır. Görüldüğü gibi en uygun sesçil yazı, alfabetik yazıdır.

Yorum yazın