Alemdar Olayı – Alemdar vakası

Alemdar Olayı – Alemdar vakası
28 yaşındaki Mustafa IV, 20. Osmanlı padişahı olarak tahta çıkarıldı. Kısa bir süre sonra Çelebi Mustafa Paşa sadrazamlığa getirildi. Ülke, otoritesizlikten büyük sarsıntılar geçiriyordu. Fırsattan yararlanan Ruslar, Eflak ve Boğdan’ı ele geçirdiler. İstanbul yeni bir isyana hazırdı. Yeniçeriler yüz bulmuşlar, yeni istekler için başkaldırır olmuşlardı. Asker kışlasından çıkmak için fırsat kolluyordu.

Yenilikçilerden bir kısmı Rusçuk’ta Alemdar Mustafa Paşa’ya sığınmıştı.
Alemdar Mustafa Paşa bir ara işe karışacak olduysa da, her an Tuna’yı aşmaya hazır Rus tehlikesi karşısında eli kolu bağlı bekliyordu. Kısa bir süre sonra Paşa kendisine bağlı küçük ordusunu görülmemiş bir disiplin altına aldı, usta subayların elinde eğitip hazırladı. On bin kişilik düzenli ordu ile başkent üzerine yürüme karan alındı. Alemdar’ın Selim III’ü yeniden tahta çıkarmak amacıyla başkente geliş haberi, devlet ilerigelenlerinde telaş ve korku uyandırdı. Dvan toplandı ve Alemdar Mustafa Paşa’yı desteklemeye karar verildi. İstanbul’da Kabakçı Mustafa yeniden sahneye çıkmıştı. Öncüler Kabakçı’yı öldürdü.

Mustafa IV Alemdar’ın her istediğini yapacağını bildirdi. Ancak ilk iş olarak Selim III’ü katlettirdi.
1808’de, Mustafa IV, Alemdar hareketiyle tahttan uzaklaştırıldı ve yerini Mahmud II aldı, Alemdar Mustafa Paşa da sadrazam oldu. Tarihe Mahmud-u Adli lakabıyla geçen bu aydın ve adaletli padişah 31 yıl hükümdarlık etmişti (ölm. 1839). Düzen yeniden kuruldu, ülkeye güven geldi. Orduya çeki düzen verme zorunluğu nedeniyle, Nizamıcedit yerine, benzeri bir yenileşme hareketine girişildi ve Sekbanıcedit adı verilen yeni askeri birlikler kuruldu. Bu sırada sarayda enderunlarla Rusçuk yaranı arasında sürtüşme gelişiyordu.
5 Kasım 1808 günü halkın bir heyecanını fırsat bilen yeniçeri ayaklandı. Bâbıali basıldı. Alemdar’m başını isteyenlere saray müdahale etmedi. Sadrazam cephaneyi ateşleyip, saldırganlarla birlikte öldü.

Ayaklanma, sadrazamın ölümüyle de son bulmadı. Elde edilen bu başarıdan sonra yeniçeriler, padişahın değişmesini, Mahmud II’nin öldürülerek, Mustafa IV’ün tekrar tahta çıkmasını istediler. Bu dilekleri yerine gelmedi. Çünkü Mustafa IV, Mahmud II’nin emriyle boğdurulmuştu.

Mahmud II Sekbanı Cedit’in desteği ve soğukkanlılıkla duruma hâkim oldu. Mahmud II Ruslarla Bükreş Antlaşması’nı imzaladığı sırada
(1812) Arabistan’da Vahhabî ayaklanmaları başladı. Padişah, isyanın bastırılmasını Kavalalı Mehmed Ali Paşa’ya vermişti. İsyanı, Mehmed Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa bastırdı (1813).

Mekke ve Medine’yi kurtardı. Mora isyanı sırasında yeniçerilerin gösterdiği başarısızlık padişah için iyi bir fırsat teşkil ediyordu. Buradan hareket ederek, bir plan hazırlandı ve ocağın dağıtılması, yerine eşkinci adlı yeni bir askerî birliğin kurulması kararlaştırıldı. Durumu haber alan yeniçeriler, her zaman yaptıkları gibi, yine ayaklandılar. Ama bu sefer, topçu ocağı, halk, esnaf, medreseli öğrenciler ve özellikle ulema sınıfı padişahı tutuyordu. Etmeydanı’nda isyan bayrağını açıp kazan kaldıran yeniçerilere karşılık, halk ve padişahı tutan diğer güçler şeyhülislâmın davetiyle sancakışerif etrafında toplandılar. Kışlaları çevrilip içerdeki isyancılar kıstırıldı, kaçabilenler de yakalanıp kılıçtan geçirildi. Yeniçeri Ocağı’nın lağvı için ferman çıkarıldı. Bu fermanla memleketin başından büyük bir dert kaldırıldığı için, olay Osmanlı tarihine “Vakayı Hayriye” olarak geçti. Böylece 465 yıl yaşamış olan yeniçeri kuruluşu son buluyordu (16 Haziran 1826).

Mahmud II, bu olaydan sonra, Asakiri Mansurei Muhammediye adlı yeni bir askerî örgüt kurdu. Yunan bağımsızlık hareketi, Karayorgi olayı, Cezayir’in elden çıkması, Mısır’da Mehmed Ali Paşa’nın başkaldırması olayları birbirini kovaladı. Padişah yine de reformlarına devam etti. İlk nüfus sayımı yapıldı (1831), “Takvimi Vekayi” adlı resmi gazete çıkarıldı, devlet kuruluşları modernleştirildi, Harbiye, Tıbbiye ve Bahriye açıldı, ilköğretim mecburî kılındı.

Tutucu kesimin bütün direnişlerine rağmen, yenileşme yolunda gösterdiği bu çabalar ve alınan olumlu sonuçlar Mahmud II’yi Osmanlı padişahlarının en önemlilerinden biri olarak değerlendirmişti.

Sultan Mecid zamanında ilân edilen “Tanzimatı Hayriye” fermanının projeleri de Mahmud II’nin son zamanlarında hazırlanmış, ama padişahın çevresindeki tutucu paşaların muhalefetinden ötürü geri bırakılmıştı.

Etiketler: , , , , ,

Yorum yazın