31 Mart vakası

31 Mart vakası nedir – 31 Mart vakası özeti – 31 Mart vakası nedenleri

31 Mart vakasıİkinci Meşrutiyet’in ilan edilmesinden hemen sonra Derviş Vahdeti başkanlığında kurulan İttihad-ı Muham-mediye Cemiyeti’nin, İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne karşı çıkardığı ayaklanma (31 Mart [13 Nisan 1909]). İkinci Meşrutiyet’in ilanı dinci kesimi memnun etmemişti. Din öğrencileri toplantılar yaparak, şeriattan uzaklaşıldığını ileri sürüyorlar, Hıristiyan egemenliği ve etkisine girmekten söz ediyorlardı. Bu arada Selanik’ten getirilen avcı taburları orduya alınarak askerler arasında ikilik yaratılmıştı. Bu hoşnutsuzluğu eyleme dönüştürmeyi düşünen Kıbrıslı Derviş Vahdeti de, başyazarı olduğu Volkan gazetesinde yazılar yazarak İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin aleyhinde düşünceler yaymakta ve kurduğu İttihad-ı Muhammediye Cemiyeti kanalı ile halkı ittihatçdara karşı kışkırtmaktaydı. Cemiyetin açılış günü ittihatçı gazeteler taşlandı. Bu taşkınlıklardan yararlanan Abdülhamit II yanlısı avcı taburları Taşkışla’yı basıp buradaki subayları bir odaya kapatarak ayaklanmayı başlattılar. Daha sonra Sultanahmet Meydanı’n-da toplanan asiler havaya ateş ederek “şeriat isteriz” diye haykırıp halkı kışkırttılar. Asıl ayaklanmayı yöneten Derviş Vahdeti, Arnavut Hamdi Çavuş, Bölük Emini Mehmet ve Kamacı Arif adlarındaki kişileri de kışkırtıcı olarak askerin araşma sokmuştu. Daha sonra yanlarına softaları ve çapulcuları da alan asiler, Meclis’in önüne gelerek, aralarında sadrazam Hüseyin Hilmi Paşa ile Meclis başkanı Ahmet Rıza’nın da bulunduğu milletvekillerinden bazılarının görevden ayrılmalarını, İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne bağlı subayların ordudan çıkarılmalarını, bunların yerlerine alaydan yetişen kendi taraftarlarının konmasını istediler. Bu arada gelişigüzel sıkılan kurşunlardan bazıları Adliye nazın Nazım Paşa ile milletvekili Şekip Paşa’nın ölmesine ve birçok kişinin yaralanmasına yol açtı. Yıldız Sarayı’nı topa tutmak isteyen “Asar-ı tevfik” gemisi süvarisi Ali Kabuli Bey’i Abdülhamit n’nin gözü önünde öldürdüler. Olaylar kanh bir durum alınca, Abdülhamit H, telgrafla Rumeli’deki ordudan yardım istemek zorunda kaldı. Rumeli’deki ordu, Hareket Ordusu adıyla anılan kuvvetleri oluşturdu ve başına Mahmut Şevket Paşa getirildi. Ordunun kurmay başkanı Mustafa Kemal’di. Kısa bir sürede İstanbul’a gelen Hareket Ordusu, avcı taburlarını etkisiz bir duruma getirdi. Ayaklanmanın başta Derviş Vahdeti olmak üzere elebaşları yargılanıp idama mahkûm edildiler.

Yorum yazın