Yunan Seramik Sanatı Tarihi

Yunan Seramik Sanatı Tarihi

Girit ve Yunan seramiklerinin yapımı da i.ö. 4000 yılına kadar uzamaktadır. Bu dönemde ön Asya’da olduğu gibi kullanım için yapılan toprak kaplar, çömleklerle birlikte, tapınç için kullanılan dinsel figürleri yansıtan heykelcikler de ilk seramik ürünleridir.
İ.ö. 3000 yılına doğru çömlekçi çarkının kullanılmaya başlamasıyla bu ilk neolitik ürünlerin yanı sıra daha gelişkin yapıtlar ortaya çıkmaya başlamıştır. İ.ö. 3000 yılı Girit seramikleri,beyaz ya da açık sarı bir zemin üzerine, parlak siyah boyayla örtülmüş dış yüzeylerinde alevli bir ateşte pişirilmelerinden dolayı benekler, dalgalar oluşmuştur. Böylece benekli seramikler ortaya çıkmıştır.
Yunanistan’ın çeşitli bölgelerinde de bu dönemde boyalı seramikler yapılmıştır. Bunlar genellikle dinsel tapınç heykelcikleri, vazolar, çanak çömleklerdir. Oldukça düzgün yapılan Sesklo vazoları, sarımtrak beyazlıkta zemin üzerine kırmızı boyayla geometrik şekillerle süsleniyordu.
Aynı dönemde Kiklad adalarında, Yunan seramiklerine benzer seramiklerin yanı sıra, dış yüzeyi perdahlanmış parlak kırmızı vazolar ortaya çıkmıştı. Kiklad seramiği diye anılan bu vazolar sarmal motifiyle, balık, insan, gemi resimleriyle süslenmiştir. Oyularak ya da kabartma yöntemiyle süslenmiş türleri de vardır.
İ.Ö. 2000 yılı Girit seramikleri genel olarak İ.ö. 3000 yılının özelliğini taşımaktadır. Ancak bu dönemde çömlekçi çarkı daha yaygın olarak kullanıldığı için, biçimler daha kusursuz olarak ortaya çıkmaktadır. Kazılar sonucu bulunan bu devir vazoları, gerek biçim gerekse renk ve desen bakımından çok değerli sanat ürünleridir. Bu vazolarda geometrik motiflerin yanı sıra bitki, çiçek, dal motifleri de kullanılmıştır.
İ.ö. 1600 yıllarında kil vazolar, siyah ya da kahyerengi zemin üzerine bitki, hayvan, deniz yaratıkları gibi nakışlarla süsleniyordu. Bu dönemden başlayarak gerileme gösteren Aka seramikleri İ.ö. VIII. yüzyılda yine gelişme göstermiştir. Bu dönemde, geometrik desenlerin yerini insan, hayvan motifleri, cenaze törenleri, spor karşılaşmaları, savaş sahneleri almıştır. Yine bu dönem vazolarında doğu etkileri görülmektedir. Açık zemin üzerine parlak kırmızı siyah süslemeler, mitolojik sahneler yapılmış olan Korint vazoları,bu dönemin en tipik örnekleridir.
Arkaik devirde Ege ve Yunan seramikleri de gelişme göstermiştir. Vazo biçimlerinin gelişmesinin yanı sıra geometrik desenlerin yerini insan motifleri hatta kompozisyonlar almıştır. Kompozisyonlar, mitolojik sahneleri, av, spor karşılaşmalarını ve savaş sahnelerini içermektedir.
İ.ö. VII. yüzyılda seri halinde yapılan Korint vazoları sanatsal değerlerini yitirmişlerdir. Yine bu dönemde siyah figürlü vazoların yanı sıra kırmızı dış yüzey üzerine, fırında pişirildikten sonra

parlak siyah olan bir boyayla, siluet halinde figürlerin yapıldığı vazolar da görülmektedir. Bu vazolarda figürlerin iç ayrıntıları kazılmış çizgilerle belirtilmektedir.
İ.ö. 530’a doğru bu siyah figürlü vazoların yerini, kırmızı figürlü vazolar almıştır. İ.ö. V. yüzyıl ortalarına doğru da beyaz ve altın yaldızlı vazolar ortaya çıkmıştır.
Bu vazoları örnek alarak, İ.ö. IV. yüzyılda Aşağı İtalya’da bir vazo endüstrisi kurulmuştur, öncelikle, Attika vazolarının etkisi altında kalınarak yapılan bu vazolar, daha sonra özgünleş- miştir. Bu vazolar tiyatro sahneleriyle, günlük yaşamdan kesitlerle süsleniyorlardı.
Gerek Anadolu’nun çeşitli yerlerinde bulunan ve gerekse Ege’de bulunan Kapadokya seramikleri arasındaki benzerlik, bunların Doğu Anadolu üzerinden ön Asya’ya yayıldığı ve aynı kaynaktan geldikleri konusundaki kanıyı güçlendirir niteliktedir.
İ.ö. 2000 – 1000 yıllarında dünyanın çeşitli yerlerindeki uygarlıklarda,seramik eşyalara rast- lanmaktadır.
Çinliler bu konuda, oldukça gelişmişlerdi. Seramik vazoların yanı sıra kumtaşı parçaları ve porselen eşyalar yapmışlardı.4
İ.ö. 2000 ve 1000 yıllarında Orta Amerika uygarlıklarında da seramik eşyalar yapılmıştır. Aztek ve Maya uygarlıklarında kilden yapılmış dinsel heykelciklere, kâse, çanak, çömlek, tütsü şamdanları, bebekler ve vazolar gibi günlük kullanım eşyalarına rastlanmaktadır.
İsviçre’de yapılan kazılardan, Avrupa’nın ilk seramiklerinin 4000 yıllarında yapıldığı ortaya çıkmıştır. Bunlar, şerit biçimli süslemeleri olan çanak çömleklerdir.
Ege ve Yunan seramiklerinin üretimi, Roma İmparatorluğunun yıkılmasıyla son bulmuştu. Ancak ortaçağda yeniden ortaya çıkmıştır.
Avrupa’da ilk kez XV. yüzyılda Floransa’da porselen yapımına başlanmıştır. XI. yüzyılda Fransa’da kaplamalar ve vernikli seramik eşyalar yapılıyordu. XVI. yüzyılda çini ve seramikler yeniden ortaya çıkmıştı. XVII. ve XVIIL yüzyıllarda Avrupa’da Hollanda, Almanya ve İspanya’ da kimi kentler çinicilik alanında oldukça gelişmişti. XVII. yüzyılda ince saydam Çin porselenlerinin
Avrupa’ya yayılması,çiniciliğin gerilemesine neden olmuştur. AvrupalI üreticiler bu kez porselen yapımcılığına önem vermişlerdir.
Avrupa’da ilk sert porselen,1770’te Sevres’de yapılmıştır. Bu dönemlerde Fransa ve İngiltere’de de porselen yapımının artması, çiniciliğin buralarda da gerilemesine neden olmuştur.
Avrupa’da ilk yumuşak porselenler, XVI. yüzyılda yine Floransa’da yapılmıştır.

Etiketler:

Yorum yazın