Sururi Ailesi

Sururi ailesi. asıl soyadları eruluç, tiyatro sanatçıları yetiştirmiş aile.

Aile adını, Midhat Paşa’nın sorgulanması sırasında başmüddeiumumi, yargılanması sırasında da reis olan Sururi Âli Paşa’dan (ö. 1888) almıştır. Sururi Ali Paşa’nın oğlu Nazif Sururi Bey de şiir ve yazılarıyla adını duyurmuş, II. Meşrutiyettin ¡¡anından (1908) sonra İbradı’ya sürgün edilmişti.

Nazif Sururi Bey’in en büyük oğlu Yusuf Sururi (d. 1894, İstanbul – ö. 1970, İstanbul) bir süre Avrupa’da eğitim gördükten sonra, 1914’te I. Dünya Savaşı çıkınca Türkiye’ye döndü ve orduya katıldı. Savaştan sonra Türkiye’de operet hareketinin başlamasında rol oynayan sanatçılardan biri oldu. İstanbul’da birçok operette rol aldı. Operetler ve revüler yazdı, bazı oyunları da çevirdi ya da uyarladı. Gül Hanım (1928), Kalamış Pansiyonu (1931), Emir (1932), İkramiye (1932; Celâl Esat Arseven’le birlikte), Kadınlardan Bıktım (1934), Gönül Belası (1939), Yutmazoğlu (1954) gibi operetleri daha çok Süreyya Opereti(*) ve Halk Opereti’nde sahnelendi.

Yusuf Sururi’nin kardeşi Celâl Sururi (d. 1903, İstanbul – ö. 1971, İstanbul) 1931’de gezici bir topluluğun turnesinde. Muhlis Sabahattin Ezgi’nin Mon Bey operetiyle Akhisar’da sahneye çıktı. Süreyya, Halk, Muammer Karaca operetlerinde çalıştı. Toto Karaca, Muzaffer Hepgüler ve kardeşleriyle birlikte İstanbul Opereti ni (1960’tan sonra İstanbul Tiyatrosu) kurdu. 1950’lerde sinemada da etkinlik gösterdi.

Türkiye’nin ilk tenorlarından olan Lütful-lah Sururi (d. 1904, İstanbul – ö. 1967, İstanbul), Sururi’lerin tiyatroyla ilgilenen üçüncü kardeşleriydi. 1929’da Deniz Ticaret Okulu’na devam ederken Muhlis Sabahattin Ezgi’nin Çaresaz operetinde sahneye çıktı. Ö dönemde kurulan çeşitli operet topluluklarında yer aldı ve Halk Opereti’ nin bütün oyunlarında başrolü üstlendi. Burada sahnelenen Leblebici Horhor (1935) ve Tarla Kuşu (1936) gibi operetlerde parlak başarılar elde etti. 1946’dan sonra sahneye çıkmadı, tiyatronun daha çok yönetim işleriyle uğraştı.

Lütfullah Şururi’nin karısı Suzan Lütfullah (d. 1909, İstanbul – ö. 12 Ocak 1933, İstanbul) ilk Türk kadın operet sanatçıların-dandı. 1925’te Vedat Örfi Bengü’nün Kadıköy Şehbal Tiyatrosu’nda sahnelenen Balo Kaçaklan operetinde oynadı. Daha sonra Süreyya Opereti’ne katıldı ve birçok oyunda baş kadın oyuncu olarak sahneye çıktı. Lütfullah Sururi ile Suzan Lütfullah’ın kızları Gülriz Sururi(*), ünlü bir tiyatro sanatçısı oldu.

Sururi’lerin en küçük kardeşleri Ali Sururi (d. 1913, İstanbul) sahneye ilk kez 1935’te İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda, Sidney Kings-ley’nin Beyaz Gömlekliler oyunuyla çıktı. Daha sonra kardeşleriyle birlikte kurdukları Halk ve İstanbul operetlerinde çalıştı. Sinemayla da ilgilendi ve birçok filmde irili ufaklı rollerde göründü.

Ali Şururi’nin kansı Alev Sururi (d. 1933, İstanbul) sahneye ilk kez 1945’te Atillâ Revüsü’nde çıktı. Muammer Karaca’yla çalıştıktan sonra İstanbul Tiyatrosu’na katıldı.

Yorum yazın