Sümer Müziği

Sümer Müziği – Sümerler de Müzik

Dicle ve Fırat ırmakları dolaylarındaki eski Mezopotamya kentlerinde, ilk başlarda Sümer, daha sonraları da Babil saray müzikçileri,arp ve uzun saplı lavta çalar, şarkı söylerlerdi. Tapınak müzikçileriyse,güneş tanrısı Şamaş, savaş tanrısı Ningirsu ve öteki tanrılar adına düzenlenen dinsel törenlere katılırlardı. Tanrı övgüleri; tapınaklardaki okullarda eğitilmiş büyük korolar tarafından okunurdu. Rahipler, din’ bilim ve müzikle ilgili kuramlarını kil tabletler üzerine çivi yazısıyla yazarlardı. Ayrıca, yakarılarla tanrı övgülerini de kil tabletlere yazar ve çoğu zaman bunlara eşlik eden müziği metne eklerlerdi. O dönemin müzik alfabesi hiç kuşkusuz bugün Batıda kullanılan müzik yazısından farklıydı. Her özel işaret tek bir notayı değil de, bir nota kümesini simgeliyordu. Yazıya dökülen bu yakarılar, dinsel söylenceler ve kutsal şarkıların,ruhban sınıfı dışındakilerden gizli tutulduğu sanılmaktadır.
Sümerler, arp ve uzun saplı lavta dışında lir adı verilen bir başka telli çalgı daha kullanırlardı. Sol elde tutulup sağ eldeki mızrapla çalınan lirde bir kirişle birleştirilen iki ayrı kol vardı. Eskiçağda genellikle üfleme çalgılar telli çalgılar kadar yaygın değildi. Ama gene de flüt ve obuanın bu dönemde ortaya çıktığı görülmektedir. Genellikle, iki obuayı “V” biçiminde birbirine bağlıyor ve böylece ikisini aynı anda çalabiliyorlardı. Anlaşılan, obualardan biri ezgiyi çalıyor, ötekiyse aynı perdeden tekdüze bir ses çıkarıyordu. Müzikte ezginin yanı sıra tekdüze bir sesin çıkarılması, çift üfleme çalgının hâlâ kullanıldığı Orta Doğu ve Hindistan’da bugün de varlığım sürdüren bir tarzdır.
Sümer çalgılarının çoğu dinsel törenlerde kullanılırdı. örneğin, bilgelik tanrısı Ea’ya boğaların kurban edildiği törenlerde Sümerler kadeh biçiminde büyük bir madeni davul çalarlardı. Bu törenlerde okunan özel tanrı övgülerine,ayrıca çifte obuayla da eşlik edilirdi.

Yorum yazın