Seramik Yapım Aşamaları ve Teknikleri

Seramik, kil durumundan biçimlendirilmiş ye süslenmiş bir vazo vb. durumuna gelinceye dek oldukça uzun ve karmaşık işlemlerden geçer. Seramiğin hammaddesi olan çamurun hazırlanması, kile biçim verilmesi, ayrıntıların yapılması, boyanması sırlanması ve sonunda fırınlanması, kilin seramik olma sürecinde yapılması gereken işlerdir.

ÇAMURUN HAZIRLANMASI
Seramik yapılacak çamur öteki çamurlardan farklıdır. Bunun için uygun olanı killi topraklı bölgelerde bulunan çamurdur. Buna balçık da diyoruz. Esnek, yapışkan, sert bir özellik taşıyan bu çamur, dere yataklarında ya da killi topraklı bölgelerde toprak biraz kazılınca bulunabilir.
Çamurun bu özelliği, ilkel topluluk insanı tarafından keşfedilerek çeşitli amaçlar için kullanılmasına neden olmuştur, önceleri levhalar halinde güneşte kurutulan çamur, daha sonra dört köşe kalıplarda biçimlendirilerek ateşte pişirilmeye başlanmıştır.
Çamurun böyle ham olarak işlenilme özelliği günümüzde de geçerlidir.
Çamurun işlenebilmesi için fazla kuru olmaması gerekir. Kurutulan çamurun içine yeterince su katınca çamur tekrar uygun kıvamı bulur. Çamurun iyi işlenebilmesi için’ içinde yüzde 25-30 oranında su bulunması gerekir. Su, tüm çamur kütlesinin içine eşit olarak dağılmış olmalıdır. Bu nedenle çamuru sıkıştırma ve yoğurma işi,ayrı bir önem taşımaktadır.
Sıkıştırma işleminde; çamur kütlesi yarıdan kesilerek, alttaki kısım üsttekinin üzerine çarpılır. Bunun için üzerinde çalışacağımız masa, yeterince sağlam olmalıdır. Bu arada çamuru kesmek için kesici bîr tele de gereksinmemiz vardır. Çarpma işlemi bir süre sürdürülür.
Çamur yeterince sıkıştırıldıktan ^onra Sıra yoğurma işlemine gelir. Fazla yorulmamak için 2 kg. ağırlığında bir çamurla işe başlamak en uygunudur. Çamur toprağı üst köşelerinden tutularak kaldırılır ve daha sonra bükerek döndürülür. Bir anlamda hamur yoğurmaya benzeyen bu işlem de, sıkıştırma gibi bir süre yinelenir.
Bu yönteme öküz kafası yöntemi denilir.
Daha çok doğulu çömlekçiler tarafından benimsenen ikinci yönteme, burgaçlı yoğurma denir. Bu yoğurma biçiminde çamur her iki elle tutularak kaldırılır. Ancak, kaldırılıp çevrilirken sağdan sola bükülür. Her iki yöntemde de çamuru yaklaşık 10 dakika yoğurmak gerekir. Bu sırada)çamurun gerekli kıvamı alıp almadığını anlamak için, ara sıra çamur elde biçimlendi- rilmeye çalışılır. Eğer çamur fazla ıslaksa yapışkandır. Hemen çatlayıp kınlıyorsa daha çamurumuz kurudur. Eğer kolaylıkla biçimlendirebi- liyorsak hazır demektir.
Seramik ürünlerin yapımında değişik çamurlar ve karışımlar kullanılır. Genellikle yoğrulabilir nitelikte bir çamur kum, şamot, feldispat, kaolin ya da değişik kil türlerinin karışımından oluşur. Basit çömlek çamurları böyle hazırlanırken, porselen yapımında kullanılan çamur, beyaz kaolin, feldispat, ve dövülmüş granit karıştırılarak hazırlanır. Çamur satan dükkânlarda renkli çamurlar da bulunmaktadır. Eşyayı biçimlendirdikten sonra boyama gereksinimi duymayan kişiler, bu renkli çamurları karıştırarak, ya da birkaç rengi bir arada kullanarak çalışabilirler.

ÇAMURUN BİÇİMLENDİRİLMESİ
Çamur yeterince sıkıştırılıp, yoğurulduktan sonra gerekli kıvama gelir. Bu duruma gelmiş bir çamurla çalışmaya başlanabilir. Günümüzde çamuru biçimlendirmenin birçok yolları vardır.

SARARAK BİÇİMLENDİRME ÇUBUKLA ÇALIŞMA
Çubuk biçiminde yuvarlatılmış çamur kullanılarak,her türlü seramik eşya yapılabilir. Çeşitli büyüklükte ve biçimde kapların yapımında bu yöntemden yararlanılabilir. Bu yöntem oldukça yaygındır.
Çubukla sararak biçimlendirme yönteminde, ince çamur çubuklar, üst üste sarılarak eşya yapılır. Yöntem kolaydır. Bunun için, çamur açılıp bastırılarak yaklaşık 10 mm. kalınlığında bir dip parçası hazırlanır. Kalıp kullanarak ya da bir bıçakla dip parçasının kenarları düzeltilir. Daha sonra çamurdan aynı büyüklükte parçalar kesilir. Uçları sivriltilir ve eller masa yüzeyine koşut olacak biçimde çamur parçaları yuvarlanır. Eşit kalınlık elde etmek için eller ortadan kenarlara doğru hareket ettirilir. 10 milimetrelik bir kalınlık elde edildiği zaman, çubuk dip parçana eklenir. Elle bastırarak içten ve dıştan dibe kaynaştırılır. Daha sonra öteki çubuklar da hazırlanarak üst üste eklenir. Bu işlemi yaparken çubukların birbirine iyi eklenmesine, biçimin düzgünlüğünün sağlanmasına özen gösterilmelidir.
Böylece çubuklar üst üste eklenerek yapacağımız kabın biçimi belirlenir. Kabın üzerindeki girinti çıkıntılar, parmak izleri düzeltilir. İstenirse olduğu gibi bırakılır. Ya da çamur yüzeyine bıçakla çizgiler çizilebilir.
Bu yöntemle büyük küp, çömlek, çanak, şişe, bardak, kavanoz, küllük, yumurta lapları yapılabilir. Bu eşyalara yuvarlak, oval, dörtgen, kare vb. biçimler verilebilir.

KALIPLA ÇALIŞMA
Çamura biçim vermenin belki de en kolay yollarından biri kalıpla çalışmaktır. Bunun için çok çeşitli kalıplar kullanılabilir. Gerek evde yapılan alçı kalıplar, tahta çerçeveler, gerekse hazır alabileceğimiz kalıplar bu iş için uygun olur.
Bu biçimlendirme tekniği çamuru, kolay yapılan bir kalıp içine bastırarak çamurun kabın biçimini almasına dayanır. Bunun için öncelikle kalıbın bulunması gerekir. Hazır kalıp bulunmadığı durumlarda kalıbımızı kendimiz yapabiliriz. İlkönce yapılacak eşyanın dip biçimini belirleyecek olan kalıp hazırlanır. Bunu alçıdan yapabiliriz. Daha sonra bu dip kalıbı cam, vb. gibi düzgün bir yüzeye yerleştirilir. Bunun da dışına bir çerçeve konur. Çerçeve için daha önceden kullandığımız tahta kalıplardan alçı dökülerek kalıp elde edilir.
İster kendimiz yapalım, isterse hazır olan bir kalıpla çalışalım, çamurun kalıp içine yerleştirilmesi özen ister. Çamur, kalıbın biçimini alabilmesi için yeterince yumuşak olmalıdır. Masanın üzerinde çamur açılarak düzlenir. Yaklaşık 10 mm. kalınlığında yassı levha halinde açılan çamur, istenilen biçimde kesilir. Bu çamur yavaşça kalıba yerleştirilir. Ellerimizle hafifçe bastırarak çamurun kalıbın içine iyice yerleşmesini sağlarız. Çamur kalıbın içine iyice yerleşince üstten taşan fazla kısımlar telle kesilir. Kesilen yüzey bir süngerle ya da parmaklarımızla düzeltilebilir.
Çamur kalıbın biçimini aldıktan sonra bir süre beklenir. Yeterince bekledikten, çamur biraz kuruduktan sonra kalıptan dikkatle çıkarılır. Çamur çok yumuşakken çıkarılmamalıdır. Kalıptan çıkardıktan sonra yüzeyi oyma, kesme ya da kabartma yöntemleriyle süslenebilir. Kulp, dip, ayak ve benzeri takıntılar bu aşamada takılır.
Çamuru kalıba yerleştirmeden önce hazırladığımız yassı kil levhalar üzerinde de süslemeler yapılabilir. Çamur levha üzerine yaprak, deniz kabuğu, yüzeyi pürtüktü ya da tırtıklı herhangi bir eşya bastırılarak levha süslenebilir.

KALIP ÜZERİNE BİÇİMLENDİRME
Herhangi bir dikdörtgen tahta, silindir kap vb. gibi bir kalıbın çevresine hazırlanan düzgün çamur levhaların sarılması da çamuru biçimlendirme yöntemlerinden biridir. Bunun için çamur düzgün bir şekilde levha haline getirilir. Daha sonra kenarlarındaki fazlalıklar kesilerek düzgün bir biçim alması sağlanır.
Bu yöntemde kalıp teneke çay kutuları, kar^ tondan yapılmış silindirik biçimler, kavanoz, bardak, tahta kare ya da dikdörtgen parçalar kullanılabilir.
Çamurun çok yumuşak olup yapışmaması, çok sert olup kırılmaması için kıvamını çok iyi ayarlamak gerekir. Ayrıca kalıpların üzerine gazete kâğıdı sarmak da yapışmayı önler.
Çamuru kalıbın üzerine sardıktan sonra, bir süre bekletip çıkarmak gerekir. Gereğinden uzun zaman kalıp üzerinde kalan çamur,yapışarak çatlar.
Çamuru kalıba sarmadan önce ekleme yerine çizikler yapılır ve yumuşak çamur sürülür. Kalıba sarıldıktan sonra bu bölüm elle sıkıştırılarak yapışması sağlanır. Daha sonra hazırlanan kenar bölümleri başka bir yerde açılan dip çamurunun üzerine yerleştirilir. Fazla kısımlar kesilerek çıkarılır. Yumuşak çamur sürülerek ve elle bastırılarak, dip parçasının kenarlara kaynaşması sağlanır.
Biçimlendirilmiş çamur yeterince kalıpta durduktan sonra çıkarılır.
Üzerine bıçakla, pürtüklü cisimler bastırarak ya da çamurdan mintk toplar, şeritler ve benzeri çeşitli biçimler yapıştırılarak süslenir.

ÇAMUR LEVHADAN KAP YAPILMASI
Eğer kaplar üçgen, dörtgen, kare olacaksa bu işi çamur levhalarla yapabiliriz. Bunun için çamur, düzenli bir biçimde açılarak levhalar haline getirilir. Levhalar telle, yapılacak biçimin gerektirdiği sayıda ve büyüklükte kesilirler. Levhaların birbirlerine eklenecekleri kenarlar çizilerek çentikler yapılır ve buralara yumuşak çamur sürülür. Levhalar böylece hazırlandıktan sonra birer birer birbirine elle bastırılarak ve düzeltilerek eklenir. Biçim yumuşakken kıvrılıp düşmemesi için dik kenarların ardına tahta parçaları konarak dik bir şekilde kurumaları sağlanır. Biçim bozuklukları ve fazlalıklar telle kesilerek düzeltilir. Daha sonra dış yüzeylerine önceki yöntemlerde olduğu gibi oyma, kabartma ya da bastırarak süslemeler yapılabilir.

PARMAKLA BİÇİMLENDİRME
Çamuru elle biçimlendirebilmek için, öncelikle biraz el alışkanlığı kazanmak gerekir. Bu iş için kullanacağımız çamur da gerekli kıvamda olmalıdır.
Burnun için orta büyüklükte, yaklaşık bir yumurta büyüklüğünde, bir parçayla işe başlanabilir. Bu çamur parçası elde yuvarlanarak düzgün bir yuvarlak top haline getirilir. Çamurun elimizde kuruyup çatlamaması için, bu yuvarlama süresinin fazla uzun olmaması gerekir. Ayrıca ara sıra ellerimizi ıslatmak da çamurun kurumasını önler.
Düzgün bir yuvarlak haline getirdiğimiz çamuru parmaklarımızla biçimlendirmek için, önce sol ele alman çamurun ortasına,sağ başparmağımız ile bir çukur yapılır. Bu ilk aşamadan sonra çamuru elimizde düzenli ve sürekli çevirerek sağ elimizin başparmağı çamurun iç tarafında öteki parmaklarımız dış yüzeyinde kabın kenarları oluşturulur. Kabın elimizde sürekli çevrilmesi, kabın kenar yüzeylerinin aynı kalınlıkta olmasını sağlar. Ancak, kabın ağız kısmını daha sonra inceltmek üzere önceleri biraz kalın bırakmakta yarar vardır. Bu, kabın çatlamasını önler.
Bu yöntemle önceleri minik yumurta kapları, kürdanlıklar, minicik vazolar yapabiliriz. Daha sonra elimiz bu işe beceri kazandıktan sonra, çamurla biraz daha büyük kaplar üzerinde de çalışabiliriz. Ancak büyük kaplar üzerinde çalışmak küçükler gibi kolay değildir. Bu nedenle daha dikkatli çalışmak gerekir.
Elle çalışılan küçük kaplara oldukça güzel biçimler verilebilir. Kapların ağızları parmaklarda sıkılarak, bıçakla üzerleri çizilerek, yüzeylerine tırtıkh eşya ya da minik çamurlar yapıştırılarak süslenebilirler. Bu tür küçük kaplar, bir çakılla ya da benzeri bir gereçle perdahlanabilirler.
Elimizle çamura başka biçimler de verebiliriz. Bunların başında yayvan kaplar gelir. Bunun için çamur düzenli bir biçimde açılır. Yaklaşık 5 mm. kalınlığındaki levhadan, yapmak istediğimiz biçim büyüklüğünde bir parça kesilir. Eğer bundan, yayvan bir tabak ya da saksı altı yapmak istiyorsak, kenarlarını kaldırarak parmaklarımızla yavaş yavaş biçimlendirebiliriz. Kenarlarını hafifçe kaldırıp bir tabak görünümü verebileceğimiz gibi, bu kenarları süslü marullu bir şekilde kıvırarak daha da gösterişli bir hale getirebiliriz.
Masa üzerinde çalışırken, çamurumuzun masaya yapışmaması için bir gazete kağıdı ya da kumaş parçası sermek gerekir.

OYARAK VE KESEREK BİÇİMLENDİRME

Oyarak ya da keserek biçimlendirme, en basit çalışma yöntemleri arasına girer. Bunun için çamur uygun kıvamdayken dikdörtgen, kare, yuvarlak ya da oval bir biçim verilir. İnce telle, çamur ortadan ikiye ayrılır. Elde edilen yassı dikdörtgen, yarım daire vb. nin iç kısımları yavaş yavaş tel aletle oyulur. Ağızları değişik biçimlerde kesilebilir. Dış yüzeylerine önceki yöntemlerdeki gibi süslemeler uygulanır. Bu yöntemle minik, güzel küllükler, çerez tabakları, kalemlikler yapılabilir.


ÇARKTA ÇEKME

Çamurun çömlekçi çarkında çekilerek biçimlendirilmesi yeni bir olgu değildir. Bu çalışma yöntemi İ. ö. 300 yıllarına kadar uzar. Ancak o zamandan günümüze değin bu alanda da birçok ilerlemeler olmuştur. İlk dönemlerde kullanılan çarklar günümüzdekilere benzemiyordu. Bir kişi tablaya bağlı ayrı bir yerdeki çarkı çevirirken bir başkası da tablada çamura biçim verirdi.

Günümüzde ayak çarkı ve elektrikli çark olmak üzere iki tür çark kullanılmaktadır. Ayak çarkının çalışması, çarka eklenen volana bağlı olan pedala basılarak ya da ayakla vurularak gerçekleşmektedir. Ayakla basıldıkça dönen çarkın tablası üzerinde ellerin de yardımıyla çömlek biçimlendirilir. Sol ayakla pedala vurarak ya da basılarak çalışan bu alet, elektrikli çarktan daha ağır çalışır. Ayrıca ayak çarkında, oturarak çalışmak gerekmektedir.
Elektrikli çark, teknolojik ilerlemenin sonucunda bulunan ve üretim hızını artıran bir araçtır. Elektrik çarkları ayak çarklarına göre^daha pratiktir. Küçük yapılı olmalarına karşın, büyük ağırlıkları olan çamurları taşıyabilirler.»Düzenli çalışırlar. Gerektiğinde hızları artırılabilir Elektrikli çarkta çalışmak, ayak çarkında çalışmaktan daha az yorucudur.

ÇARKTA ÇALIŞMA
Çarkta çömlek çekmek için, yapacağımız eşyaya göre koparacağımız çamur parçası, çark tablasının üzerine yerleştirilir. Çark saatin işleyiş yönüne ters olarak çalıştırılır. Çarkta çekerek biçimlendirme,/ dönen çamur parçasının her tarafına eşit oranda baskı uygulayarak çamurun biçimlenmesi ilkesine dayanmaktadır. Eğer bu sağlanamazsa, yani tüm baskı çamurun merkezine yöneltilemezse, çamur çarkın merkezinde tutulamaz ve dönüş düzensizle.şerek biçim bozu (UF.
Çarkta çalışmaya başlamadan önce çamurun iyi yoğurulmuş olmasına dikkat edilmelidir. Çamur iyice sıkıştırılıp, yoğurularak içindeki havanın çıkması sağlanmalıdır.
Çarkta çömlek çekerken, çamur üzerine çamur bulamacı ya da yalnızca su sürülür. Ancak fazla su kullanmak çamurun niteliğini bozar. Fazla uzun süre çarkta çalışmak ya da fazla yumuşak çamurla çalışmak iyi sonuç vermez. Bu nedenle,çarkta çömlek çekme sırasında belirli bir hız tutturulmalıdır. Ancak bu da alışkanlık ve beceri isteyen bir şeydir.
Çarkta çekmek için yapılacak eşyayla orantılı miktarda çamur konur. Çamur önce tartılır. Kaç tane çalışılacaksa o kadar çamur ay irilip tartılarak, kurumaması için bir naylonun içine konur.
Çark çalıştırıldıktan sonra eller ıslatılarak çarkta dönmekte olan çamurun çevresine sarılır. Çamur, ellerin arasında yavaş yavaş sıkılır. Yapmak istediğimiz eşyanın biçimi ortaya çıkıncaya dek çekme işlemi sürdürülmelidir. Bu yöntemle yayvan tabaklar, silindirik kaplar, kâseler, kavanozlar, büyük çorba kâseleri, meyve kapları, vazolar yapılabilir.
Çarktaki çamur kütlesi istediğimiz biçimi alınca bu kez, sağ e|in başparmağı ile çamur merkezden delinerek dibe kadar inilir. Daha sonra eller kenarlara çekilerek, kabın çukuru genişletilip dip kısmı biçimlendirilir.
Eşyanın dip kısmı biçimlendirildikten sonra çamuru sağ elin parmaklarıyla dışarıya, sol elin parmaklarıyla da içeriye doğru iterek kenarlar yükseltilir ve biçim verilir. Kap istenilen biçimde ve büyüklükte oluncaya dek bu işlem sürdürülür.
Kabımız biçimlendikten sonra, niteliğine göre ağız yapmak, kulp takmak gerekebilir. Ya da hiçbir ek yapılmadan öylece kullanılabilir. Bu durumda ağız kısmının kalınlaştırılması gerekir. Eğer bir kavanoz yapılıyorsa, eşya biçimlendikten sonra kapak üstüne çalışılır.
Kabımıza ağız yapma işlemi kap, çarkta çekildikten hemen sonra olur. Kalın bırakılan üst kenar, başparmakla yukarı çekilerek ağızın yukarı dönmesi sağlanır. Parmakla ıslatılarak kenara ağız biçimi verilir.
Kulpları hazırlamanın birkaç yolu vardır. Kabımıza takacağımız kulpları elimizle de hazırlayabiliriz. Ancak çarkta çekilenler daha düzgün olurlar.
Çarkta kulp çekmek için uzun dikdörtgen bir çamur parçası kesilir. Bu parça, sağ elin parmaklarıyla ve başparmaklarıyla bastırılarak düzgün bir şekilde çekilir. Genişliğinin eşit olmasına dikkat edilir. Hazırlanan kulpların biraz kuruması sağlanır. Daha sonra kap üzerindeki ekleme yerine çentikler yapılır ve çamur bulamacı sürülür. Kulp, geniş ucundan buraya yerleştirilip elle bastırılarak kaba kaynaştırılır. Kulpun alt tarafı da aynı yöntemle eklenir.

Kapak da, çarkta çekilerek hazırlanır. Ancak bunun için daha küçük bir çamur parçası kullanılır. Kapak istenilen biçimi alıncaya dek çekmeye devam edilir. Kenarları kalın bırakılır. Kapak sağ elin parmakları arasında tutularak orta kısımdaki sap kısmı yapılır.
Kapağın dış kenarları yuvarlatılırken, kavanozun ağzına uygun genişlikte olmasına özen gösterilmelidir. Bunun için çarkta çekerken, ara sıra kapağın çapı ölçülür. Kapağın üst kısmı da, kavanoza ters kapatılıp çarkta çekilerek biçimlendirilir. Daha sonra her ikisi de ayrı ayrı kurumaya bırakılır.
Çarkta çekilen çömleklerin yavaş kuruması gerekir. Hızlı kuruma çatlamalarına neden olabilir. Rüzgârdan ve hava akımlarından korunacağı, nemli bir yere konursa daha iyi sonuç verir.
Çarkta çalışmak için ince bir doğal sünger, bükülmüş bir kesme teli, bir kapta su, bir tahta çubuğun ucuna bağlanan sünger parçası, kapların dibini temizlemek için tahta alet, yine temizleme ve düzeltmeler için madeni bir alet gerekmektedir.

ÇAMURUN FIRINLANMASI
Elle, kalıpla ya da çarkta çekerek biçimlendirilen çömlek fırınlanmaya hazırdır. Bu aşamada, yani biçimlendirildikten sonra kabın yüzeyine kabartma, kazıma, baskı yöntemleriyle süslemeler yapılabilir. Sırlanma ve boyanma işlemleri kap fırınlahdıktan sonra uygulanır.
Biçimlendirilerek ve süslenerek hazırlanan kaplar bir hafta kadar kurumaya bırakılır. Daha sonra su geçirmez hale gelmesi için fırınlanır
Yaklaşık olarak seramikler, 980 C derecede fırınlanırlar. Bu iş için kullanılan endüstriyel fırınların yanı sıra seramik sanatçılarının ve bu konuya ilgi duyan kişilerin evlerinde kullandıkları küçük elektrikli ev fırınları da vardır.
Bisküvi fırınlama denilen fırınlamaya geçmeden önce hazırlanan kapların iyice kurumaları, fazlalıklarının ve düzensiz yanlarının düzeltilmesi gerekir. Bu iş bir zımparayla yapılabilir. Seramik eşyalar fırına dengeli bir biçimde üst üste ya da iç içe yerleştirilmelidir.
Bisküvi fırınlamada, fırın içindeki ısıyı göstermek üzere koniler, koni altlığı, fırınlamada çömleklere altlık olmak üzere üç ayak, fırın raflarını ayarlamak için silindirler, fırın raflarına sürmek için kâse içinde badana gibi araç ve gereçlere gereksinim vardır.
Fırının ısısını denetlemek için üçgen konilerden yararlanılır. Bunlar değişik ısılarda yumuşayıp kıvrılma özellikleri olan araçlardır. Onların aldığı biçime göre fırının ısısı belirlenir. Üç ayrı «koni, üç ayrı ısı derecesini belirtir. Bu koniler belirli sıcaklıklardan etkilenirler, örneğin bir tanesi, 980*C derece sıcaklıkta yumuşayarak düşer. Böylece bisküvi fırınlama için gerekli olan 98(fC derece ısının sağlandığı anlaşılır. Bisküvi fırınlama sırasında şöyle bir fırınlama çizelgesinden yararlanılır.

EVDE FIRINLAMA YÖNTEMLERİ
Elektrikli fırının kullanılma olanağının olmadığı yerlerde çömlekler odun ateşiyle yakılan ocak- ; larda fırınlanırlar. Bunun için de üç ayrı yöntem , uygulanır.
— Çukurda fırınlama: Yaklaşık yarım metre ; derinliğinde kazılan çukurun dibi ve kenarları tuğlalarla kaplanır. Çömlekler çukura yerleştirilerek üzerine çubuklar konur ve bunların üzerine bir ateş yakılır. Ateş yandıkça küller çukurun içine düşerek çömleklerin üzerini kapatır. Çöm-
, lekler tümüyle kızgın küllerle örtüldüğü zaman fırınlama işlemi tamamlanmış olur.
— Açıkta fırınlama: Bu yöntemde yere döşenen kuru odunların üzerine çömlekler aralıklı olarak yerleştirilirler. Aralarına ve üzerlerine yeniden odunlar döşenir. Kuru odunlar Ve tahta parçaları en üste konur. Bu ateşin çevresine ateşi
koruyacak tuğlalar yerleştirilir. Odunlar yakılır. Ocakta büyük kor yığını oluşuncaya dek ateşin yanık kalmasına dikkat edilir. Ateşe sürekli odun atılır. Daha sonra kor yığını soğumaya bırakılır.
— Talaşla fırınlama: Bunun için yan taraflarından havalandırma delikleri açılan kapaklı teneke kutular kullanılabilir. Kutunun dibine bir kat talaş konur. Çömlekler bunun üzerine aralıklı olarak yerleştirildikten sonra üzerleri talaşla örtülür. Kutu iyice doldurulduktan sonra talaşlar üstten tutuşturulur. Talaşlar aşağıya doğru yanarak çömlekleri pişirirler.


SIRLAMA

Çamurdan yapılan çömleklerin sırlanması da yeni bir olgu değildir. İlkel olarak kaba çamurdan yapılan ve ojdün ateşinde pişirilen çömlekler içlerine konaıi sıvıları sızdırıyorlardı. Bunun üzerine çömlekçilik teknikleri geliştirilerek kaplar sırlanmaya başlamıştır. Bu, yaklaşık İ.O. 300 yıllarına kadar uzanmaktadır. İlk kez ön Asya’da sırlanmaya çbk benzeyen bir yöntem uygulanmıştır. özel bir kum, soda ve bakır oksit bileşiminden elde edilen karışıma su eklenerek çamur kıvamında biri madde hazırlanırdı. Bu özel bir çamurdu ve kapların yüzeyine sürülüyordu. Bu karı- ! şımın uygulandığı eşyalar fırınlandıktan sonra ,mavi, koyu mavi renkler alırlardı. Daha sonraları mor, elma yeşili ve sarı renkli kaplar da yapılmıştır.
Fırınlanmış çanak ve çömleklerin sırlanmasını ise ilk kez; Asurlular ve Babilliler bulmıiştur. Bunlar önce binaların içlerini kapladıkları taş,
‘ tuğla gibi levhaların, daha sonra da çanak çömlek gibi kapların yüzeylerini şırla kaplamışlardır, ilk kez bulunan mavi sırdan sonra, Romalılar da yeşil sırla; kaplamayı öğrenmişlerdir. Sonraları sırlama daha da geliştirilerek renksiz, kurşun- | lu sırlar bulunmuştur.
ASTARLI VAZOLARIN SIRLANMASI
Biçimlendirilmiş vazoların süslenmesinin bir yolu da, kapların yüzeylerinin astarlanmasıdır. Astar, renkli toprak karışımlarından oluşur. Kırmızı, beyaz ve siyah astarla vazoların yüzeyleri süslenebilir. Süsleme ıslak ya da kuru yüzeye uygulanabilir. Krema yoğunluğunda hazırlanmış astar, çömlek ya da levhaların yüzeyine akıtılarak, fırçayla sürülerek, sıkılarak uygulanabilir.
Renkli topraklarla astarlanan bu vazolara, daha çok renksiz kurşunlu sırlar uygulanmaktadır.
Porselen beyazlığını andıran kalaylı sır, IX. ve X. yüzyıllarda ortaya çıkmıştır. Böyle beyaz zemin oluşturan sır, çömleklerin vazoların üzerine başka renklerle desenler ve süslemeler yapılmasına olanak veriyordu. Girit ve Yunan seramikleri arasında rastlanan dalgalı ve benekli seramikler, pişirme sırasında fırındaki küllerin çamurla karışarak oluşturduğu bir çeşit sırlı ürünlerdir. Bu tür sırlanmanın ilkönce Çin’de\yapıldığı sanılmaktadır. Eriyen küllerin kaplarda sır oluşturduğu ortaya çıkınca, feldispatlı ve granitli kayalar öğütülüp tozları çamur kapların yüzeyine sürülerek pişirilmeye başlandı. Kapların yüzeyine sürülen bu toz, pişirme sırasında eriyerek beyaz bir sır oluşturuyordu.
Çinliler, 1200 derecenin üzerinde çamurun fırınlanmasıyla ortaya çıkan niteliği daha da geliştirmek için çalıştılar. Bu tür sırlamada, çamur ve sır, yüksek sıcaklıkta eriyerek birbirine karışıyordu. Kırmızı ve tonlarındaki sırların da ilkin Çin’de bulunduğu sanılmaktadır.
XIV. yüzyılda Almanya’da bir başka sır bulunmuştu. Bu, silisyum oranı fazla olan seramik çamurunun, fırında pişirilirken üzerine tuz serpilmesiyle elde edilmiştir. Tuz 1200° – 1350° sıcaklıkta buharlaşıyor ve çömleğin üzerinde camsı bir tabaka oluşüyordu.
Seramikçiliğin gelişmesine koşut olarak, sırların renk ve çeşitleri de gelişmiştir. Tuzlu sırlar dayanıklı ve serttir. Asitlere karşı dayanıklıdırlar. Ancak her yerde kullanılmamaktadirlar. Çünkü fırına atılan tuzlar zehirli gazların oluşmasına neden olmaktadır.


KAPLARIN SIRLANMASI

Biçimlendirilen ve bisküvi fırınlaması yapılan kaplara sır uygulanır. Bunun için de değişik yöntemler kullanılır.
Sır, birçok renkte ve dokuda hazır olarak satılmaktadır. Satın alınan sırlar üzerlerindeki tariflere uygun olarak kullanılmalıdır. Toz halinde satılan bu sırlara su eklenir ve elenir. Sırların sulandırılması sırasında kabarcıkları ve pütürleri önlemek için karıştırma özenle yapılmalıdır. Sır hazırlandıktan sonra, iki kez elekten geçirilir. İyi bir sır kıvamı çiğ krema yoğunluğunda olmalıdır. Bu karışım bir saat kadar dinlendirilir. Sonra elekten geçirilir. Bu koyuluk sırların türüne göre değişir. Kapları sırlarken dikkat edeceğimiz konulardan biri de mumlamadır. Kabın sırlanmasını istemediğimiz yerine eritilmiş mum sürülür. Daha sonra kap hazırlanmış sıra batırılır. Sır çömleğin rahatlıkla sığabileceği geniş bir kabın içinde olmalıdır. Kap sırın içine batır ilip yan tutularak çevrilir. Birkaç saniye sonra baş aşağı çevrilerek içindeki sır boşaltılır. Kaptan fazla sırın tümü süzülünceye değin öylece tutulur.
Yalnız dışı sırlanacak kaplar dik olarak sıra daldırılır. Sırlamada uygulanacak bir başka yöntem de sırı akıtmadır. Bü| daha çok geniş kapları sırlarken uygulanır. Sır kabın önce içine akıtılır, çalkalanarak her yanına değmesi sağlanır. Daha sonra biraz kurumaya bırakılır. Bir süre sonra da akıtılarak kabın dış yüzeyi sırlanır.
Böylece sırlanan çömlekler bir süre bekletilerek kurutulur. Daha sonra ıslak bir sünger parçası ile dibe akan fazla sırlar temizlenir. Sırlanmamış kısımlara sır damlatılarak kab, fırınlanmaya hazırlanır.
Fırınlamadan geçmeden sırlanan kaplar da vardır. Buna çiğ sırlama denilmektedir. Bu uygulamada çamur pişmemiş olduğu için yumuşaktır ve bozulabilir. Bu nedenle dış ve iç yüzeylerin sırlanması sırasında kurutmak için ara verilmelidir.


SÜSLEME VE BOYAMA

Çömleklerin üzerine desenler çeşitli yöntemlerle yapılabilir. Bisküvi fırınlamadan geçtikten sonra, daha sırlanmadan yapılan süslemelere sır altı denilir. Sır boyama ise, fırınlanmış ve sırlanmış kaplar üzerine süsleme yapılmasıdır. Yüzey, fırçasıyla, püskürterek vb. yollarla süslenir. Renkli süslemelere olanak vermesi için sır boyama sırasında, vazolarda beyaz zemin oluşturan kalaylı sırlar kullanılır.
Çömleklerin sır altı ya da sır boyama yoluyla süslenmesi sırasında desenler, yüzeye dikkatle uygulanmalıdır. Fırçayla yüzeye şekiller yapılabildiği gibi, değişik renkler yüzeye püskürtülebilir de. PüsKürtme için yüzeye, değişik desenlerin çıkması için kâğıttan kesilmiş, oyulmuş şekillerden de yararlanılabilir. Seramiğin süslenmesi, bu işi yapanın beğenisine yaratıcılığına, becerisine bağlıdır.
Seramik kapların boyanması için çeşitli renklerde sır altı boyaları vardır. Toz halindeki boyalar bir cam parçasının üzerinde spatula ile sırla karıştırılarak ezilir. Böylece hazırlanan boyalar özel fırçalarıyla ya da öteki yöntemlerle çömleklerin yüzeylerine uygulanır. Kapların üzerinden desen oluşturmanın bir yolu da,eritilmiş mumla istenilen deseni çizmek ve kaplamaktır. Sıra batırıldığı sırada etkilenmeyen bu bölümler daha sonra kendi renklerini alırlar,

SIR FIRINLAMASI
Çömlekler sırlandıktan ve süslendikten sonra fırınlamaya hazır hale gelirler. Dipleri sırlı kapların fırının raflarına yapışmaması için üç ayaklar kullanılır. Kapaklı kapların birbirine değen kısımlarının yapışmaması için yüzde yirmi saf kaolin, yüzde seksen alüminyumdan oluşan karışım sürülür. Aynı boyda olan kaplar aynı raflara konur.
Kapları fırına yerleştirmeden önce fırının iyice temizlenmesi gerekir, önceden hazırlanan badana, fırın raflarına sürülerek kapların yapışması önlenir. Kaplar aşağıdan yukarıya doğru dikkatli bir biçimde dizilir. Gözetleme deliğinin önüne önceden sözünü ettiğimiz üçgen koniler yerleştirilir.
Kaplar yerleştirildikten sonra fırın ısısı yavaş yavaş yükseltilir. Bu, yaklaşık iki saati alır. Daha sonra üstteki hava deliği kapatılır. İki saat süreyle orta ısıya çıkartılır. Daha sonra fırının ısısı istenilen dereceye yükselinceye dek, en yüksek dereceye çıkarılır: Fırının sıcaklığı istenilen düzeye çıktığı zaman, o derece için hazırlanmış olan üçgen koni eğrilir ve düşer. Gözetleme deliğinden bunu görünce fırın söndürülür.
Kapları dışarı çıkarmadan ve fırının kapağını açmadan önce fırının sıcaklığının iyice azalmasını beklemek gerekir. Isı 100°C olduğu zaman fırın açılabilir.

Yorum yazın