Sanatın Altın Çağı Rönesans

Sanatın Altın Çağı Rönesans
Rönesans sanatçısı, esin kaynağı olarak doğaya, insana ve antik çağa eğildi. Doğruca insanı ve çevresini ele aldı. Klasik biçimleri kullanarak yepyeni bir öze ulaştı. Bu dönemin bilim adamları, ozanları, ressamları ve yontucuları kendilerine iş veren ve geçimlerini sağlayan, çoğu zaman da yapıtlarını uzmanca değerlendirebilen koruyucular buldular. Bu koruyuculara “meşen” adı verilir.
İtalya’da siyasal durum kısa bir süre için düşünce ve sanat etkinliklerinin yeşermesi bakımından çok elverişliydi. Hiçbir yasal hakka dayanmaksızın, siyasal güç kazanmış bulunan soylular, sanat ve yazını destekleyerek kendilerini haklı göstermeye çalışıyorlardı. Bu mesenlerin en önde gelenleri arasında, Milano’daki Sforza ailesiyle, Floransa’daki Mediciler sayılabilir. Çoğunlukla soylu ailelerden gelmeyen bu sanat koruyucuları, soylu erdemler ve soylu bir yaşam biçimi edinip, kendilerini halka kabul ettirmeye çalışıyorlardı. Örneğin, Francesko Sforza bir nalbantın oğluydu ve sonradan Milano dukalığını ele geçirdi. Dükün hizmetinde çalışan sanatçılar arasında Rönesans’ ın dev isimleri, Leonardo da Vinci ile Bramante de bulunuyordu. Bu mesenler saraylar yaptırıyorlar, ressam ve yontuculara bu sarayları süsleme görevi veriyorlardı. 1492 de ölen Muhteşem Lo- renzo’nun sarayı, Floransa Rönesansının doruk noktasını yansıtıyordu.
Lorenzo, çağın en büyük, ressam, mimar, yontucu, yazar ve bilim adamlarını çevresinde toplamıştı. Eski el yazmalarının toplanmasına ve İtal- yancaya çevrilmesine ön ayak olanlar mesenlerce desteklenmekteydi. Bu çağın önemli yapıtlarından birisi de Rönesans insanını tanımlayan II Car- tegiano’dur. Conte Baldassare Castiglione tarafından yazılan bu kitapta görgü kuralları üzerinde duruluyordu.
Rönesans kültürünün gelişmesinde Papalığın rolü de yadsınamayacak ölçüde büyüktür. Papa V. Nicholas çağın ünlü hümanistlerini sekreter olarak çalıştırdı ve onları Eski Yunan metinlerinin çevirisiyle görevlendirdi. V. Nicholas Vatikan kitaplığını kurdu. Papa II. Pius, seçkin bir bilim adamı ve tarihçiydi. IV. Sikstus, Şistine Kilisesini yaptırdı ve duvarlarını çağın en ünlü ressamlarına süslettirdi. Mesenlik tarihinin en önde gelen kişilerinden biri olan II. Julius, St. Piyer Kilisesini yeniden yaptırdı. Bu papa, Bramante, Michalengelo (Mikelanj), Raffaello gibi Rönesans’ın en büyük sanatçılarını çevresine topladı.
Bu döneme Yüksek Rönesans adı verilmesinin nedeni, sanat ve kültür alanında görülen bu şaşkınlık ve zenginlikti.

Yorum yazın