Paris Okulu

Paris Okulu Nedir
Önceleri Paris okulu adı altında, figüratif çalışan belli sayıda ve çoğu Birinci Dünya savaşından sonra Paris’e yaşamak ve çalışmak amacıyla gitmiş olan ressamlar belirtilirdi. Kökenleri çok çeşitli (Chagall Rus, Modigliani İtalyan, Soutine Litvanyalı, Pascin Bulgar, Kisling Polonyalı) olduğu halde, ortak bir lirizm anlayışını benimsemiş olan bu ressamlar, her biri kendine özgü bir üslupla, her zaman için, hatta ve belki de özellikle, mizahla karışık olduğunda (Chagall), son derece melankoli dolu ve sıkıntılı bir özelliği karşılayan resim anlatımıyla oldukça şiddetli bir heyecan beğenisini tablolarına yansıtıyorlardı. Gerçekte Polonyalı L. Gottlieb ve E. Zak; Rus Kikoüıe, Mane-Katz; Ukraynalı Minçin ve Litvanyalı M. Band’ın da bağlı bulunduğu bu Paris okuluyla Fransa’da sanat tarihinde Orta ya da Doğu Avrupa göçmenleri olan ve hemen hepsi de XIX. yy. sonlarında, 1884-1900 yılları arasmda doğmuş olan Yahudi sanatçıların mizaçlarına bağlı tedirgin, kaygılı bir duyarlık ortaya çıktı. Daha sonra, Paris okulu teriminin kapsamı giderek genişledi ve ister Fransız, ister yabancı olsun, Paris’te çalışan ve yapıtı yenilikçi sayılan her sanatçıyı belirtmek için kullanıldı. 1950’ye doğru, sözgelimi Nicolas de Stael, soyutlamacılığın en parlak temsilcilerinden biri sayıldı, söz konusu atomsa, o dönemde yeni bir Paris okulunu temsil eden akımdı. Daha sonra terimin anlamı daha da genişleyerek karmaşıklaştı.

Yorum yazın